|
|
Katilin tarifini yaptı
Eylemde Somuncuoğlu'nun tuz kamyonunu kullandık. Gözaltına alınan 70 kişi arasında Devlet Bakanı Salih Mirzaoğlu da vardı. O zamanki soyadı Ceylan'dı. Ali Güngör de olay yerindeydi. Gerçek katil, İstanbul'da yaşıyor. Türkeş'in ölümünden sonra 18 Mayıs 1997'deki MHP kongresinin silah sıkarak ertelenmesine yol açan kişidir.
Sağlık Bakanı Osman Durmuş ile MHP İçel Milletvekili Ali Güngör'ün adının karıştığı, Dr. Necdet Güçlü'nün öldürülmesi olayı yeni bir boyut kazandı. MHP'li Güngör'le birlikte cinayetten yargılanan ve bir yıl hapis cezası alan ANAP Ankara İl Başkanı Cengiz Atak, 30 yıl sonra SABAH'a önemli itiraflarda bulundu. Bu itiraflar, Sağlık Bakanı Osman Durmuş'tan sonra Devlet Bakanı Ramazan Mirzaoğlu'nun bu eyleme katılmaktan dolayı ilk gözaltına alınanlar arasında olduğunu ortaya çıkardı. Atak'a göre, Güçlü'nün katili ise hala yakalanamadı. Güçlü'yü öldüren merminin bu cinayet davasından yargılanıp ceza alanların silahından çıkmadığını öne süren Atak, Güçlü'nün gerçek katilini şöyle tarif etti: "İstanbul'da yaşıyor. Şimdi siyasetin dışında. Kamuoyu kısmen tanır. Türkeş'in ölümünden sonra yapılan ve silahların patladığı olaylı kongrede silah sıkıp kongrenin ertelenmesine kim sebep olduysa doktor Necdet Güçlü'yü öldüren de odur"
ASLAN'IN VURULMASI
Atak, 1970 yılının ilk aylarında Güçlü'nün öldürülmesine kadar uzanan olayların nasıl başladığını şöyle açıkladı:
"Arkadaşımız Beyhan Aslan'ı (şimdi ANAP Grup Başkanvekili) solcular ayağından vurmuşlardı. Tepki olarak Site öğrenci yurdunu basıp işgal ettik. Tüm solcuları buradan attık, gelenleri de almadık. Solcular da buna tepki olarak üniversiteleri işgal etmeye başladılar. Arkadaşımız Süleyman Oral'ın bundan haberi olmadığı için okula gitmiş, solcular bunu içeri alıp kaçırmışlar. Türk Ocağı'nda otururken kaçırma olayını haber aldık. Hemen Sadi Somuncuoğlu'nun tuz kamyonuna atlayıp Tıp Fakültesi'nin Morfoloji bölümünü basmaya gittik."
TAKAS İÇİN ÖLÇER
Atak, baskın sırasında yaşananları ise şöyle anlattı:
"Okula baskın yapacağımızı tahmin ediyorlardı herhalde. Girer girmez ateş etmeye başladılar. İçeri girmeyi başardık ama Süleyman'ı bulamadık. Biz de takas ederiz diye Selim Ölçer'i kaçırdık. Türk Ocağı'nın havalandırma boşluğuna sakladık. Selim üşüdüğünü söyleyince battaniye getirmek için üst kata çıktığımda beni polisler yakaladı. Bizim arkadaşlar daha sonra Selim'i serbest bırakmışlar. Selim'in yakını olan Yusuf Azizoğlu, Türkeş'e telefon etmiş, Türkeş de talimat verince bırakmışlar."
Atak, Türk Ocağı'nda yakalanıp karakola götürülen 70 kişi arasında Sadi Somuncuoğlu ve Ramazan Mirzaoğlu'nun da olduğunu söyledi. Atak, şöyle devam etti:
" Sadi Bey o zaman Türk Ocağı müdürüydü. Sorgulamadan sonra onları serbest bıraktılar. Ramazan daha sonra soyadını değiştirip Mirzaoğlu adını aldı. Şimdi Bakan"
CİNAYET ANI
Atak, Güçlü'nün öldürülmesi anını ise şöyle anlattı: "Biz Selim Ölçer'i tuz kamyonuna atıp Türk Ocağı'na götürürken Osman Durmuş, İbrahim Doğan ve Ali Güngör olay yerinde kalmışlardı. Bizden sonra çatışma devam etmiş. Karşılıklı silahlar atılmış. Necdet Güçlü de o çatışma sırasında bir serseri kurşunla ölüyor. Bizim arkadaşlardan sadece İbrahim Doğan ve Osman Durmuş'un silahlı olduğu belirleniyor. Ali Güngör'de ise silah yok. Onların silahları ise 9 mm. çapında. Onlar da Teğmen Fehmi Altınbilek ve Mustafa İlerisoy'dan çalınmış silahlardı. Ölüme sebebiyet veren mermi ise 7.65 mm. Güçlü'yü öldüren bu arkadaşlar değildi. Doktorun ölümüne yolaçan mermi 3. şahısın silahından çıkmıştı. Ama bir türlü ortaya çıkarılamadı. Diğer arkadaşlar haksız yere cinayet suçlamasıyla yargılandılar."
KİM NEREDE?
* Osman Durmuş: MHP milletvekili, Sağlık Bakanı. Cinayetin işlendiği sırada olay yerindeydi, silahlıydı.
* Ramazan Mirzaoğlu (Ceylan): MHP milletvekili, Devlet Bakanı. Olay yerinde değildi ancak baskının planlandığı Türk Ocağı'nda bulunuyordu.
* Sadi Somuncuoğlu: MHP milletvekili, Devlet eski Bakanı. O dönemde Türk Ocağı müdürüydü. Karakola götürülürken baskının planlayıcıları arasında gösterildi.
* Ali Güngör: MHP milletvekili. Cinayetten yargılandı, 2 yıl hapis cezası aldı ancak Yargıtay bozdu, cezayı 12 yıla çıkardı.
n İbrahim Doğan: Mecliste doktor. Cinayetten yargılandı, 12 yıl hapis cezası aldı.
* Beyhan Aslan: ANAP Grup Başkanvekili, Denizli milletvekili. Ayağından vuruldu, olaylar bunun üzerine patlak verdi.
* Cengiz Atak: MTA eski Genel Müdürü, ANAP Ankara İl Başkanı. Sonu ölümle biten kavgaya iştirak suçundan yargılandı, 1 yıl hapis cezası aldı.
* Süleyman Oral: Ankara Onkoloji hastanesinde doktor. Solcular kaçırdı.
* Selim Ölçer: TTB eski Başkanı Numune'de doktor. Ülkücüler kaçırdı.
İşaret Yıldırım'ı gösteriyor
12 Mart dönemi öncesi işlenen en önemli siyasi cinayetlerden biri olan Dr. Necdet Güçlü olayındaki sır perdesi aralanıyor. MHP İçel Milletvekili Ali Güngör'ün "Doktoru 3. şahıs vurdu, adını biliyorum ama söyleyemem" şeklindeki açıklaması üzerine şüpheler Ülkü Ocakları Kurucu Başkanı Aytekin Yıldırım üzerinde yoğunlaştı. Olay yerinde olmasına rağmen adı dava dosyasına girmeyen Yıldırım, arkadaşlarının "sır" tutması nedeniyle 30 yıl boyunca adını bu dava dışında tutmayı başardı.
Olay anı
Cinayetin dava dosyasına yansıdığı gibi değil çok farklı geliştiğini, verilen hapis cezalarına rağmen Osman Durmuş, Ali Güngör, Cengiz Atak, İbrahim Doğan gibi dava sanıklarının gerçek katilin kimliğini "sır" gibi gizlediklerini ortaya koydu. İddialara göre cinayet şöyle işlendi:
Doktor Necdet Güçlü'nün öldürüldüğü gün, kaldıkları İçel Öğrenci Yurdu'ndan Türk Ocağı'na gelen Ali Güngör ve Aytekin Yıldırım, bazı ülkücülerin Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Morfoloji bölümünü bastığını öğrenince, Numune Hastanesi'nin önündeki Numune taksi durağından Hacı Korkmaz'ın kullandığı taksiye binerek okula yöneldiler. Güngör ve Yıldırım okula ulaştıklarında, İbrahim Doğan'ın solcu öğrenciler tarafından kovalandığı görünce, arabanın yönünü değiştirerek Doğan'ı hemen taksiye aldılar. Taksiyle olay yerinden uzaklaşmaya çalışılırken, Yıldırım, belinden çıkardığı 7.65 mm çapındaki silahını solcu öğrencilere doğru yönelterek ateşledi. Ancak bu tek atış, olay yerinde tesadüfen bulunan doktor Necdet Güçlü'nün ölümüne yolaçtı.
30 YIL SAKLANDI
Olaydan sonra İbrahim Doğan ve Ali Güngör yakalandı. Aytekin Yıldırım ise kaçtı. Olaydan sonra 70 kişi yakalandı ilk sorgulamalarından sonra sadece 7'si hakkında dava açıldı. En yüksek hapis cezasını, bugün mecliste doktor olarak görev yapan Doğan aldı. Ne Doğan ne Güngör, Dr. Güçlü'yü öldüren Yıldırım'ın adını açıkladı. 30 yıl boyunca bunu, sır gibi sakladılar.
Olaya tanık olan taksi şoförü Hacı Korkmaz ise mahkemede, "taksiden ateş edildi ama kimin ateş ettiğini bilmiyorum" dedi. Şoför sanıklarla yüzleştirilmediği için gerçek bilgiye ulaşılamadı.
Korkmaz daha sonra kalp krizi geçirerek öldü. Olayın iki tanığı kalmıştı: birisi MHP İçel Milletvekili Ali Güngör, diğeri meclis doktoru İbrahim Doğan. İkisi de Güçlü'yü kendilerinin öldürmediğini söylediler ama tanık oldukları cinayeti kimin işlediğini açıklamadılar. Ta ki, af tartışmalarının yaşandığı geçen haftaya kadar. MHP'li Güngör, katıldığı bir TV programında, Güçlü'yü 3 şahsın öldürdüğünü söyledi.
ATAK: "ÖLDÜREN 3. ŞAHIS"
MHP'li Ali Güngör'den sonra aynı davadan yargılanan ANAP Ankara İl Başkanı Cengiz Atak da gerçek katilin davada yargılananlar arasında olmadığını söylemekle yetindi. Atak, "O davadan yargılanan tüm arkadaşlar masumdu. Doktorun ölümüne yol açan mermi, 3. şahsın tabancasından çıkmıştı." dedi. Atak, "Yıldırım'ın öldürdüğü söyleniyor" iddiası için de "Bu arkadaşımız da olay yerindeydi, onu biliyorum. Ama vurup vurmadığı konusunda bir şey diyemem" dedi.
Şamil TAYYAR
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|