|
|
Niye korktunuz?
Şurası bir gerçek ki, G.Saray gerek taktik, gerekse bireysel olarak bordo-mavili takımdan çok daha üstün. Yıllardır birlikte oynama alışkanlıkları, saha içi yardımlaşmalarının üst düzeyde olmasında en önemli etken. Sahanın her yerinde alan daraltarak, çok adamla pres anlayışları ile rakipten top kaparak, hızlı ve çabuk karşı atağa geçebiliyorlar. Peki böyle özellikleri olan bir takıma karşı, üstelik kendi sahanızda mücadeleci, özverili, inançlı olarak maça başlamanız gerekmez miydi?
Sistem olmayınca böyle
Dün bir kez daha gördük ki, Trabzon korkunun ve kendine güvensizliğin takımı haline gelmiş. Topu ayağına alan herkeste aşırı bir telâş var. Bu yüzden maç süresince iki pası birarada yapamadılar. Her zaman söylediğim gibi, eğer bir takımda belirli bir oyun sistemi yoksa, böylesi büyük karşılaşmalarda gerekli sonucu alması çok zor. Savunmadan Osman ve Macit'in ileriye gelişigüzel vurmaları yüzünden, rakip atılan her topla atağa kalkıyor. Fakat ne yazık ki kimse çıkıp da bu oyuncuları uyarmıyor. Osman ilk toplara zamanlama hataları nedeniyle, özellikle ilk yarıda hava toplarının birçoğunu rakiplerine verdi.
Orta alan gerek savunma görevlerinde, gerekse hücum girişimlerinde rakip karşısında çok yetersiz kaldı. Gökdeniz ve Erhan gibi G.Antep kupa maçının iki önemli oyuncusu top kazanma ve kullanma yönünden en etkisiz maçlarından birine imza attılar. Son dakikadaki beraberlik golü ise sadece teselli oldu.
Sonuç ne olursa olsun, Türkiye'de bir devrimi gerçekleştirebilmiş olan bir takımın böylesi büyük bir karşılaşmada daha coşkulu, temposu yüksek bir futbola imza atmasını beklerdim.
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|