Fren tertibatı arıza yapan belediye otobüsü garaja çekiliyor; bir ay yatıp servis dışı kalıyor
BU köşede İETT ve özel halk otobüsleri filosunun atıl kapasiteyle kullanılmasına ilişkin eleştirilere yer vermiştik. Kentiçi ulaşımda otobüsü seçenler, bu eleştirileri doğrulayan olaylarla karşılaşıyor. Geçen Perşembe sabahı Kadıköy'e gitmek üzere Göztepe'den İETT otobüsüne binen bir dost anlattı:
"OTOBÜS Kadıköy'e ulaşıncaya kadar şoförün her frene basışında balatalardan kulakları tırmalayan sesler geldi. Frenler o kadar zayıflamıştı ki şoför otobüsü duraklarla durdurmakta zorluk çekiyordu. Bazı durakların ancak metrelerce ilerisinde durabildik. Balataların bu denli zayıflamış olmasının şoförü de rahatsız ettiği, her fren yapışında kaşlarının çatılmasından ve homurdanmasından belliydi.
GÜRÜLTÜ bir yana, zayıf frenler yolcuların güvenliği açısından da sakıncalıydı. Doğrusu biz yolcular da tedirgin olduk, korktuk. Kadıköy'e ulaştığımızda şoföre tersliğin nedenini sordum. 'Bu balatalar orijinal değil. Fren tertibatı ile uyum sağlamıyor. O yüzden sık sık bozuluyor' yanıtını verdi. Bir daha yolcu almayıp otobüsü garaja götüreceğini, balata değişiminin 3-4 hafta sürebileceğini söyledi."
OTOBÜS, İETT'nin "çevre dostu" olmasıyla övündüğü çiçek desenleriyle süslü yeşil renkli İkarus'lardanmış. Yani öyle çok eski model, döküntü araçlardan biri değilmiş. Ama orijinal balata yerine piyasadan ucuza alınan uydurma balata takılınca otobüs ne yapsın; fren tertibatı kısa zamanda laçka oluyor. Balata değişecek diye otobüs bir ay garajda yatırılıyor. İhmalden "garajdaki zaman kaybı"na kadar uzanan zincirleme bir dizi "irrasyonel tutum" söz konusu.
BÜTÜN bunlar hesaba alınınca "otobüs filosunun rasyonel kullanılmadığı, hatırı sayılır atıl kapasitenin doğduğu" eleştirilerindeki haklılık payı da büyüyor.