Nerede olursa olsun kadınların birbiriyle uyum içinde çalışması kadar gıpta ettiğim çok az şey vardır. Cumartesi akşamı Kumkapı'daki Ermeni Patrikhanesi'nde Patrik Mesrop Mutafyan'nın iftar yemeğine Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Vasken Barın'la birlikte gittik...
Özenle hazırlanmış masaların üzeri birbirinden nefis yemeklerle donatılmıştı. Ermenilerin meşhur topik'inden tutun lezzeti dillere destan fasulye pilakisini kimin yaptığını sordum. Vasken: "Bizde" dedi "20 kadın kolu vardır. Onlar aralarında iş birliği yapar; nitekim bu gece 300 konuk için bu hanımlar bütün yemekleri kendi elleriyle yaptılar."
Yıllarca önce Miami'de Özal onuruna verilen davette, bırakın yemek yapmayı, silahları olsa birbirini vurmaya hazır iki Türk kadın kolunun başkanı iki tarafımda oturuyordu. Biri sol, diğeri sağ kulağıma birbiri hakkında öyle şeyler söylediler ki yerimi değiştirmek zorunda kalmıştım.
44 yaşındaki Patrik Mutafyan'nın kişiliği, bildiği 7 dili çok iyi kullandığı, Amerika ve Avrupa'da Türkiye'den nefret etmeye yemin eden bazı Ermenilerin nefretini kazandığını biliyordum. Nitekim o geceki nefis konuşmasında tehdit edildiğine değinen Patrik Mutafyan özlediğiniz, kusursuz bir Türkçeyle "İnsan sevgisinin tek mutluluk olduğunu kendi din kitabından verdiği hoş bir öyküyle anlattı.
* Türk Amerikan Derneği Başkanı Zeynel Abidin Erdem, Prof Hüseyin Hatemi ve eşi Kezban Hatemi gecenin onur konukları arasındaydı.
* Şişli'de, bir müzeyi andıran Ermeni mezarlığının bir gecede tahrip edildiği zaman oraya koşan Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül müthiş bir süratle mezarlığı eski haline getirmişti. 70 bin Ermeni vatandaşımız o akşam Sarıgül'e minnetlerini içten davranışlarıyla gösterdiler.
* Deprem bölgelerinden davet edilen gençlerin arasında kız öğrencilerin azlığının nedenini sorduk. Yanıtı erkekler verdi: "Anneleri deprem korkusuyla kızlarını uzağa yollamıyorlar..."
* Birçok Ermeni hoca ve öğrencinin bulunduğu bir okulda yetiştim. Azad adındaki en iyi arkadaşlarımdan birinin oğluyla tamamen tesadüfen tanışan oğlumun en iyi arkadaş olduklarını öğrendim. Torunlarımız da bu güzel geleneği devam ettirdiler. Böyle bir sevgiyle yeşeren ve üç nesil süren bir dostluğun Patrik Mutafyan'nın iftar yemeğinde de birçok örneğini görünce çok mutlu oldum. Ve bu mutluluğu dışardaki Ermenilerle paylaşmayı ne kadar istediğimi o gece bir daha anladım.
LEYLA UMAR