Son zamanlarda genel bir keyif kaçıklığı var, bir Cumartesi günü memleketten sıkıcı manzaralar çizeceğimize biraz sevinecek taraf bulalım...
Sevinilecek taraf, şeffaflık ve katılım.
Türkiye sadece izlemekle kalmıyor, fikir bildiriyor, tercihler ortaya koyuyor.
Bunu da internet üzerinden yapıyor.
Buna paralel olarak internet hizmeti verenler de hizmeti "Kişiye Özel" kılma yolunda ilerliyor.
Herkesin şahsi tercihleri internet hafızalarına kaydoldukça, aslında bir anlamda Türk insanının kollektif tercihleri ortaya çıkartıyor.
Mesela www.arabul.com sitesinde en sevdiğiniz yazarları, gazeteleri, favori alışveriş sitenizi seçiyorsunuz. Sizin özel tercihleriniz yanyana geldikçe Ğonların cephesinden bakınca- ortaya dev bir Türkiye profili ortaya çıkıyor.
Öte yandan, Türk insanın tercihlerini görmek için ille de büyük resmi taramak gerekmiyor...
Küçük bir soru yetiyor. "Af çıksın mı" diye soruverin bir büyük portalda...
Cevap yağıyor!
İnternette sürekli kamuoyu yoklamaları yapılıyor, her an referandum, her gün nabız tutuluyor.
https://www.haberturk.com gazetelerin haber toplantısı gibi, dakika dakika ne olup bittiği Ğüstelik kapalı kapılar ardı dedikodusuyla- geliyor.
https://www.trk.net üzerinde o gün en çok okunan haberleri görünce nelerin kamuoyu gözünde ön plana çıktığı anında anlaşılıyor. Üstelik o heberle ilgili yorumları da okuyabiliyorsunuz. Tam bir tartışan, konuşan Türkiye platformu var.
https://www.biletix.com kapısından geçecek olsanız eğlenceye açılıyorsunuz. İnsanlar internet üzerinden iş arıyor, alışveriş yapıyor, konuşuyor, tartışıyor.
Bir de yarış var...
Superonline kendini yenileme peşinde. İxir kendi içinde bambaşka bir dünya yarattı...
Türkiye'de internet her gün kendini geliştiriyor.
Yeni bir fikir, yeni bir proje Ğyaratıcı olduğunda- bir anda bütün kullanıcıların penceresinde Türkiye'yle paylaşılıyor. Bazen ĞMahir örneği- dünya çapındaki ünü bizdekini aşıyor.
Bir ağ oluştu, ülke içinde ülke gibi...
Belki de fikrini söylediğinde takma isim kullanabildiğinden "Kararsız çoğunluk" internette çok kararlı tepkiler verebiliyor. Bazen adını vermeden sesini yükseltiyor.
Yakında herkes katılacak, o zaman insanlar da sağduyuya imza atmaktan hiç çekinmeyecek.
O günler geldiğinde hepimiz başak bir boyuta geçmiş olacağız.
Lakin siz hala bu dünyada değilseniz, bir an evvel aramıza katılmaya bakın!
Adam Ğkarısına çok aşık- ancak arkadaşlarını da özlemiş...
"Hayatım ben bir çıkıyorum, hemen dönerim..."
"Nereye gidiyorsun tatlım?"
"Şöyle bir kahveye kadar uzanacağım, bizim çocuklarla bir çay kahve içeyim."
Kadın gülümser...
"Bir taneciğim benim. İstediğin çay olsun, kahve olsun."
Kadın mutfak dolabını bir açar...
"Bak. Türk kahvesi. Nescafe, filtre kahve, kafeinsiz kahve... Çay desen Rize özel, bergamotlu çay, yeşil çay, limonlu..."
Adamcağız ne diyeceğini şaşırır kalır, der ki...
"Biricik sevgilim, hepsi çok güzel de kahvede ince belli bardakla çay veriyorlar, onu özledim."
Hanım, salonda bir dolap açar...
"İşte ince belli Osmanlı bardak, Paşabahçe özel büyük, kristal ince belli, gümüş zarf içinde ince belli..."
Adam küçük dilini yutacak gibi olur, kem küm konuşur...
"Güzeller güzeli, kahvede bir de yanında simit peynir falan yiyoruz..." Kadın atılır, "Atıştırmak mı istiyor benim şekerler şekeri kocacığım..."
Bir dolap açar...
Poğaça, su böreği, fırına verilmiş peynirli sucuklu simit, çift kaşarlı içi domatesli naneli tost.
Adam sonunda der ki...
"Arım balım peteğim, bir tanem, canım herşeyim, kahvede bir de yakası açılmadık konuşabiliyoruz, küfür falan..."
Sen yakası açılmadık mı istiyorsun bir tanem?..
"Ulan otur şurada çayını iç, tostunu zıkkımlan, kahveye falan gittiğin yok. Belanı arama, şimdi anladın mı kocaoğlan!"