kapat

16.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Bu da gelir.. Bu da geçer.. Vivaldiii!

Bizim Hakan Taşıyanımız, İbrahim Erkalımız, Özcan Denizimiz, Yunus Bülbülümüz de Vivaldi'yi aratmaz ama Dört Mevsim'in daha da caydırıcı özelliği var.. Üstelik dinleyende pişmanlık duygusu yaratıyor ki hafifletici bir sebeptir..

Çanakkale Belediyesi'nin çöp arabalarından tam üç yıldır Vivaldi'nin müziği yükseliyor.. Çöp arabaları sokak arasına girdiğinde Vivaldi'nin ünlü eseri "Dört Mevsim"in nağmeleri yükseliyor..

Çanakkale ahalisi Dört Mevsim'in notalarını duyar duymaz çöp arabasının geldiğini anlayıp, çöpünü dışarı çıkarıyor..

Şimdi "İyi de ne var bunda?" diyeceksiniz..

Tabii dersiniz.. Üç yıldır Vivaldi ile yatıp kalkan siz olmadığınızdan bu rahatlığınız "bekara karı boşamak kolay.." sözleriyle aynı manaya gelir.. Siz gelin de durumu bir de Çanakkale ahalisine sorun..

***

Çanakkale ahalisi Vivaldi'nin elinden yılmış.. Çöp arabasının her geçişinde; üç dönemdir "tek tabanca" başkanlığa seçilen İsmail Özay'a rahmet okuyor..

Gençler sinirleniyor.. Yaşlılar "Bunlar kıyamet alametidir.." diye lafa başlayıp durum değerlendirmesi yapıyor:

- "Kıyametin iki alameti vardır.. Bina ile zina çoğaldı mı bileceksin ki kıyamet yaklaşmış.."

Vivaldi bir işaret..

Kıyamet yaklaştığında ne olur? Dört büyük melekten İsrafil'e görev verilir.. Olacakların kitapta yeri var.. İsrafil, elindeki sur denilen düdüğüne "Ya bismillah!" diyerek üfledi mi dünya yer ile yeksan olur..

İhtiyarların dediği de bu.. Kıyamet alametleri tamam olduğundan; İsrafil elindeki sura Vivaldi'nin Dört Mevsim konçertosunu üflüyor.. Bu ses de çöp arabalarındaki hoparlörlerin marifeti ile kulağımıza geliyor..

Gençler ile yaşlılar arasındaki bu görüş ayrılığına taraf olacak değilim.. Ben tesbitlerimi yazıyorum..

Benim bildiğim o ki Çanakkale Belediye Başkanı İsmail Bey, çöpünü dökme konusunda istekli davranmayan; uyarılara rağmen evinin, dükkanının önünü temiz tutmayanlara bir ceza vermeyi düşünmüş..

Belediye zaptiyesine ceza yazdırmanın faydası yok..

Yazdığın ceza, elindeki makbuz koçanının masrafını karşılamıyor.. Eh! Milleti Osmanlı devrindeki gibi kolculara tutturup, falakaya da yatıramazsın.. Ona da İnsan Hakları Derneği ile "aydınlar komitesi" itiraz eder..

Geriye tek bir çare kalmış, İsmail Bey de onu uygulamış..

Dayamış ahalinin kulağına Vivaldi müziğini, dayamış kulağın içindeki örsle çekiçe kadar Dört Mevsim konçertosunu.. Ahaliyi üç yılda imana getirmiş..

***

Çarşı esnafından Bıldırkuşlu aktar Hayrullah efendi anlatıyor:

- "Eskiden çöp arabası geldiğinde kimse kulak asmazdı.. Belediye adamları çöpünüzü çıkarıııın, diye bağırır lakin esnafın başı dükkanın önüne kurdukları tavladan kalkmazdı.."

Çöpçüler de buna sinirlendiklerinden kornaya yüklenip çarşıyı, sokakları cırıl cırıl öttürürlermiş..

Başkan "Demek benim şanlı çöpçülerim sokak arasına girdiğinde kimsenin kılı kıpırdamıyor öyle mi?" deyip bu işe bir çare düşünmüş.. Sormuş soruşturmuş.. Danışmış, fikir almış..

Sonunda çözüm belediye meclisinden bir üyeden gelmiş..

- "Başkan.." demiş üye.. "Benim oğlan Münih'te okuyor.. Okusun iyi hoş ama eve geldiğinde bize zulmü başlıyor.."

Başkan nasıl bir zulüm, diye sorunca dertli üye anlatmış:

- "Eve geldiğinde odasına kapanıyor.. Kendi kendine kitap okuyup müzik dinliyor.. Kitap okumasına okusun, zararı kendisine lakin çaldığı müzik dayanılır gibi değil.."

- "Deme yahu? Nasıl bir müzik bu?"

- "Valla ben diyeyim hastalanmış köpek iniltisi.. Sen de menteşesi paslanmış kapı gıcırtısı.. Kemancı arada bir yayını viykletiyor ki sanırsın deyyusun hayalarını burmuşlar.."

Ne Vivaldi imiş!

Bu kadar tarif yetmiş.. Hemen meclis üyesinin evine adam yollayıp, oğlanın odasındaki distekleri getirmişler.. En üstte Vivaldi'nin Dört Mevsim'i duruyormuş..

Koymuşlar disketi cihaza.. Konçertonun sesi odanın içinde şöyle bir dolanmış.. Dolanmasıyla da Meclis üyesinin iniltiye teşhis koyması bir olmuş:

- "Aha bu işte.."

Başkan o saat kararını vermiş.. Disketi hemen çarşıdaki kasetçiye yollatmışlar.. Kaç tane çöp arabası varsa o kadar kopyasını çıkarmışlar.. Ertesi günden itibaren de Vivaldili çöp toplama uygulaması başlamış..

Ben anlatanların yalancısıyım..

- "Çöp arabasının geldiği çalınan müzikten anlaşılıyor.. Ahali daha konçertodan iki mezur duyar duymaz koşup çöp tenekesine yapışıyor.. Yüklendiği gibi yallah arabaya.. Hem de çöpçünün eline vermeden kendileri boşaltıyor.."

Gayretin sebebi belli.. Çöp arabası biran önce oradan gitsin ki Vivaldi'den kurtulsunlar..

****

Çanakkale ahalisi şimdi pare pare bölünmüş..

Esnaf "Vivaldi şart mı! Belediye çöpünü dökmeyene zulüm yapacaksa hiç değilse bizden biri ile yapsın.. Temsil İbrahim Erkal'ı veya Hakan Taşıyan'ı çalsınlar.." diye konuşuyor..

Ahalinin bir kısmı Vivaldi müziğinin bizim Avrupa Birliği'ne girmemizin yolunu kesmek üzere çalındığı iddiasında..

- "Vatandaşı Avrupa Birliği'ne girme düşüncesinden soğutmaya çalışanlar var aramızda.." diyorlar..

Gençler ise daha ateşli.. "Madem onlar bize Vivaldi çalıyor biz de onlara Dede Efendi'nin müziği ile misilleme yapalım.." fikrindeler..

Bu kafadan gidenlere göre "Ten nenni, ten nenni, tene nenni.." ritmine dayanabilecek bir Avrupa ülkesi yok..

Ev kadınları ise daha uzlaşmacı.. Geçtiğimiz yıllarda arka arkaya yılın şarkısı seçilen "Aygaaaaaz" cıngılının çalınmasını istiyorlar.. "Bu sefer Sezen Aksu yorumlarsa daha iyi olur.." diye konuşuyorlar..

Benim fikrimi sorarsanız.. Olayı bir tür "hizaya getirme operasyonu" olarak görüyorum.. Çanakkale Belediyesi uyguladı, başardı.. Hükümetimiz niye başaramasın?

Sonuç: Vivaldi dediğin günde bir vakit çalınır.. Hışmından cümle alem sakınır..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır