10. Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki, merhamet olunasınız.
11. Ey iman edenler, bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin. Ola ki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Ola ki onlar kendilerindendaha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın ve birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir addır. Kim tevbe etmezse, işte onlar zalimlerdir.
12. Ey iman edenler, zandan çok kaçının. Zira zanının bazısı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın ve bazınız bazınızı gıybet etmesin. Sizden biriniz ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? Bak hemen ondan tiksindiniz. Allah'tan korkun, şüphesiz Allah tevbeleri kabul edendir, çok merhametlidir.
13. Ey insanlar, doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattım ve birbirinizi tanımanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Biliniz ki, Allah katında en üstününüz, O'ndan en çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah her şeyi bilir, her şeyden haberdardır.
14. Bedevi araplar, "İman ettik" dediler. De ki: "Siz iman etmediniz, ama Müslüman göründük, deyin. İman henüz kalplerinize yerleşmedi. Şayet Allah'a ve peygamberine iaat edersiniz, Allah işlediklerinizden hiçbir şeyi eksiltmez. Şüphesiz Allah, bağışlayıcı, esirgeyicidir."
15. "Müminler ancak Allah'a ve peygamberine iman eden; sonra şüpheye düşmeyen ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşanlardır. İşte doğru olanlar onlardır."
16. De ki: "Dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde olanları da yerde olanları da bilir. Allah her şeyi bilendir.
17. Müslümanlıklarını başına kakıyorlar. De ki: "Müslümanlığınızı başıma kakmayın. Eğer doğru kimselerseniz, aksine size imana erdirdiği için Allah sizi minnet altında bırakır."
18. Şüphesiz Allah göklerin ve yerin gizliliklerini bilir. Allah yaptıklarınızı görmektedir.