kapat

16.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
banner
Muhtıra
Galata bankerliğini bırakın

'Galata bankerliği 100 yıl önce bitti. Kazancınızın yüzde 124'ü faizden. Kıbrıs konusunda bilmeden eleştiriyorsunuz'

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi'nin Ankara'daki toplantısına Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel'in sanayicilere yaptığı Galata bankerliği benzetmesi damgasını vurdu. Gürel, sanayicilerin faizlerin çok yükseldiğine dair eleştiriler üzerine, özel sektör kuruluşlarının faaliyetlerinden çok faizden kar ettiğini belirtti. Gürel, "Kamu bankacılığı bitti ama galata bankerliği de 100 yıl önce sona erdi" dedi. Gürel, hükümetin akılcı bir özelleştirmeden yana olduğunu belirterek, "Siz bu soruyu biraz da kendinize sorun, kazançlarınızın yüzde 124'ü faiz gelirlerinden" diye konuştu. Gürel'in bu sözleri üzerine TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erkut Yücaoğlu ayağa kalkarak, "Faizleri biz yükseltmedik, bu ortamı biz yaratmadık. Çözüm bulacak bizler değiliz, bu ortamı yaratanlardır."

Gürel'in eleştirileri üzerine bir açıklama yapan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Koç şunları söyledi:

"Paranın da bir değeri vardır. Rant ekonomisinden bahsedildi. Rant ekonomisi bunun bir parçasıdır. Özel sektör bundan yararlanıyor diye söylense de, paranın bir değeri var ve ekonomik olarak değerlendirmek lazım. Bütün bu toplumsal pisliklerin altında yüksek faiz yatıyor."

Kıbrıs konusuna da değinen Gürel, şu noktaların altını çizdi:
"Kıbrıs'ı konuşuyorsunuz. Ancak oradaki sorunları da bilmiyorsunuz. Kıbrıs Türkiye'ye yük değildir. Yılda 100 milyon dolar veriyoruz ancak bizden 200 milyon dolarlık ithalat yapıyorlar. Kıbrıs'ın stratejik önemi ortada."

Gürel, konuşmasında özel sektörün de devlet gibi kendisini düzeltmesi gerektiğini söyledi. Gürel, daha sonra soruları yanıtladıktan sonra diğer bakanların konuşmasını beklemeden salondan ayrıldı.

Uçurum diye bir şey yok
'Uçurum diye bir şey yok. Arabanın tekeri çukura girmişti ama kırılmadan çıkardık. Bu arada korkup arabadan atlayanlar oldu'

Devlet Bakanı Recep Önal, Eczacıbaşı'nın 'uçurumdan önceki son çıkış' benzetmesine "Uçurum diye bir şey yok. Bu bir yorumdur" diye yanıt verdi.

Toplantıda, hükümete yöneltilen eleştirileri yanıtlayan Önal, işadamlarının programa destek veren kişiler olduğunu ve aralarında hiçbir problem bulunmadığını, sadece eksik bilgilenme ve çözümler konusunda küçük nüanslar ortaya koyan farklılık bulunduğunu bildirdi. Ekonomik programı sonuna kadar uygulamaya kararlı olduklarını anlatan Önal, toplantıda yaptığı konuşmada bir örnek verererek, şunları söyledi:

TEKERİ KURTARDIK
"Arabanın tekeri bir çukura girmiştir ama kriz sırasında kırılmadan çıkarılmıştır. Tabii arabadan korkup, atlayıp gidenler olmuştur, bunlar tekrar arabaya binmek için çaba gösteriyorlar şu anda. Çünkü 2 milyar dolara yakın döviz Merkez Bankası'na geri dönmüştür. Bir de 'Arabanın direksiyonunda ben yoksam ne olursa olsun' diyenler var son günlerde ve bunlar ülkeye katkı yapmıyorlar maalesef. Onlar kim? Siz bilin artık. Bundan sonra enflasyona, faizlere, ihracata, özelleştirmeye bakışımız daha çok tartışılır hale geldikçe sorunlarımızı daha iyi çözeriz."

IMF'ye verilecek niyet mektubunun ne zaman açıklanacağına ilişkin soruya da Önal, şöyle yanıt verdi:

"Board (yönetim kurulu) ile aynı anda açıklama yapıyoruz. Board, 21 Aralık'ta toplanacaktır. Türkiye'nin takvimi ile toplantının bitişi 22'ye denk gelmektedir. Yani takvim farkı oluşacaktır. Onun için, biz 22 sabahı veya 22'nin ilk saatlerinde internette, diğer vasıtalarla bunu açıklamış olacağız."


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır