Patronlardan
'Uçurumdan önce son çıkıştayız. Dünyada kamu bankacılığı kalmadı. Bankacılık sistemi düzenlenmeli. Sıkı maliye politikası uygulanacağı gösterilmeli. Kıbrıs ve ana dilde radyo-TV sorunu AB olmasa da çözülmeli'
Uçurumdan önceki son çıkış
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi'nin açılış konuşmasını yapan YİK Başkanı Bülent Eczacıbaşı, hükümeti çok sert bir dille uyardı. Eczacıbaşı, hükümetin asıl amacını net bir şekilde ortaya koymasını isteyerek, "Hükümetin amacı, Türkiye'yi kalıcı ve sağlıklı bir istikrar ortamına kavuşturmaksa, önünde heba edilmemesi gereken son bir fırsat vardır. Ama bu uçurumdan önceki son çıkıştır" dedi.
Eczacıbaşı, iyimserliklerle piyasaların aldatıldığını savunarak şöyle devam etti:
"Bir kez daha IMF'yi yardıma çağırma olanağı bulunmadığına göre, bize yine kemer sıkmak düşecek. Ekonomi ağır hasara uğramıştır. Her şeyden önce 'Krizi atlattık, para gelince bu iş biter' türü demeçlerin sona ermesi yararlı olacak. Bu tür açıklamalar piyasalara moral vermemekte, tam tersine işin yine üstünkörü ele alındığını göstermektedir."
Ekonomik programın başarısı için şart olan yapısal reformların bir yıldır savsaklandığını kaydeden Eczacıbaşı, bunun sonucunda kriz ve güven bunalımının doğduğunu vurguladı. Eczacıbaşı, bakanlara şu soruyu yöneltti:
"Gerçek amaç Türkiye'nin temel sorunlarını çözüme kavuşturmak, ekonomik dönüşümü sağlamak, istikrar içinde hızla kalkınan küreselleşme sürecinden toplumsal gelişmesi için yarar çıkaran, AB içinde ve çağın ileri ülkeleri arasında yer alan bir Türkiye yaratmak mıdır? Yoksa çaresizlik karşısında kararlı gözükerek IMF desteğini sağlamak, uluslararası piyasalardan para akışını sürdürerek, seçimlere kadar durum idare etmek, geçici bir iyileşmeden siyasi rant sağlamak mıdır? Bu hükümetin asıl amacı nedir? Türkiye'nin sorunlarını çözmüş olarak tarihe geçmek midir? Yoksa Türkiye'nin koca bir yüzyıl, yitirmesine sebep olan, birbirlerinden hiç farklı olmayan hükümetlerden biri olarak kaybolup gitmek midir?
Kriz reel sektörün üzerine çöktü
'11 ay boyunca üretim ekonomisine giden Türkiye, aniden rant ekonomisi şartlarına döndü. Krizin ağırlığı reel sektörün üzerine çöktü. Özelleştirmenin yabancı yatırımlar için en uygun yol olduğu kavranamadı'
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erkut Yücaoğlu, krizin sonuçlarının bütün ağırlığıyla reel sektörün üzerine çöktüğünü söyledi. Yücaoğlu, 11 ay boyunca üretim ekonomisine doğru giden Türkiye'nin aniden tekrar rant ekonomisi şartlarına döndüğünü belirterek, rant ekonomisini yaratan koşulların ve davranışların ne olduğunu tüm Türkiye'nin bir kere daha gördüğünü söyledi.
YABANCI KAÇIYOR
Bundan sonra ekonomik hayatın normal koşullara dönmesinin hükümetin yapısal reformları takvimle uygun olarak yürütmesinin ve buna bağlı olarak dış kaynak akışının devam etmesi şartıyla en az 2-3 üç ay süreceğini ifade eden Yücaoğlu, sağlıklı büyümeye ancak ihracatın desteklenmesi ve yabancı sermayenin önünün açılması ile dönülebileceğini söyledi.
Yücaoğlu, hükümetin fondakiler de dahil olmak üzere kamu bankalarının özelleştirilmesinde sektörel gerçekleri gözönüne alarak çok hızlı ve cesurca hareket etmek zorunda olduğunu belirtti.
Kritik özelleştirmelerin sürekli ertelendiğini belirten Yücaoğlu, "Özelleştirmenin yabancı sermayenin gelişi için en uygun yol olduğu bir türlü kavranamadı" dedi.
TÜSİAD Başkanı, enerji sektöründe 1.5 yıldır yasalar elverdiği halde, Enerji Bakanlığı'na bağlı devlet kurumlarının, işletme hakkı devri ile devlete özelleştirme geliri sağlayacak proje ve sözleşmeleri "aslanlar gibi" bir mücadeleyle yavaşlattığını öne sürdü. Bu durumda yabancı sermayenin yavaş yavaş bu projelere katılmaktan vazgeçtiğini, bu husus yetkililere hatırlatılınca da, "Ne yapalım Bakanlar Kurulu'na gitsin, onlar karar versinler" diye bir tutum takınıldığını anlattı.
Yücaoğlu, Türkiye'nin enerji sektöründe 2.5 milyar dolarlık özelleştirme gelirinden mahrum kaldığını vurgularken, "Şimdi Elektrik Piyasası Kanunu çıkarılacak fakat bu özelleştirme projeleri bir kenara itilecektir. Yabancı sermaye gitmekten bahsediyor, mesela Mercedes, Opel, Pirelli, Isuzu gidiyor" dedi.
İzlenimler
* Toplantıya 110'a yakın TÜSİAD üyesi katıldı. Bodrum'da yapılan bir önceki YİK toplantısına 150 civarında üye katılmıştı. İki seferdir toplantıya katılmayan Sakıp Sabancı'nın yokluğu dikkat çekti. Ömer Sabancı da yoktu.
* YİK Başkanı Bülent Eczacıbaşı'nın konuşması büyük alkış aldı. Toplantıya katılan 5 bakanın kısa bir nezaket alkışı ile yetinmesi ilgi çekiciydi.
* Eczacıbaşı, ekonomik reformlardan siyasi gelişmelere, Kıbrıs konusundan Kürtçe TV'ye kadar çok geniş bir perspektifte iş dünyasının görüşlerini dile getirdi. "Kıbrıs sorunu ile ana dilde radyo-TV yayını gibi konular, bizim AB olsa da olmasa da çözmek zorunda olduğumuz sorunlardır" dedi.
* 19 Ocak 2001'de yapılacak seçimli genel kurul öncesi son YİK toplantısı olması nedeniyle ayrı bir önem taşıyan toplantıda, yeni YİK ve Yönetim Kurulu Başkanı adayları ve Muharrem Kayhan ve Tuncay Özilhan'ın isimleri de kesinleşti.
*Toplantının basına kapalı bölümü yaklaşık 3 saat sürdü. Basına kapalı bölüme Devlet Bakanları Recep Önal ve Şükrü Sina Gürel, konuşmalara tepki gösterdikleri için katılmadı.
Leyla ŞEN
|