kapat

14.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ABDURRAHMAN YILDIRIM(yildirim@sabah.com.tr )


Yılbaşına kadar yüksek dalga

International Herald Tribune Gazetesi, İMKB'yi asansöre benzetmiş ve Türkler'in sinirini test etttiğini belirtmiş. 3 Kasım'dan 4 Aralık'a kadar yüzde 51 düştükten sonra iki günde yüzde 41 yükselen borsa, adeta bir asansör gibi çalışıyor. Son 5 iş gününde yönünü yine aşağı çeviren borsa yüzde 13 düştü.

Benzer dalgalanma faizde de var.

Dövizde ise tansiyon düşük. Devalüasyon korkusu ortadan kalktı.

* Üçlü denge- Buna karşılık mali piyasalar yatışmış değil, ancak kızışmış da değil.

Kızışmıyor, çünkü özelleştirmede icraata geçiliyor.

Kızışmıyor, çünkü reel sektörde işler bıçak gibi kesildi. Talep zorunlu ihtiyaçlar dışında durdu. Bayram ve yılbaşı tatil rezervasyonlarında bile yoğun iptaller var. Yani ekonomi küçülüyor. Herkes yüksek faizli repoya ve mevduata koşuyor. Dolayısıyla faiz düzeyi belli bir yerde tutulabiliyor. Ancak bu düzey epeyce yüksek. Aylık faiz yüzde 10 getiri sağlıyor.

Buna karşılık aylık enflasyon yüzde 3-4 arasında. Döviz kurundaki artış ise yüzde 1 olarak devam ediyor. Bu üçlünün arasında büyük uçurum var.

Normalde önce faiz, sonra enflasyon ve döviz kuru şeklinde bu üçlünün belli bir dengede olması gerekir.

Böyle bir dengenin kurulması gereği, önümüzdeki dönemde olacakları da ortaya koyuyor. Bu üçlü, belli bir zaman sonra yeniden denge bulacak. Ya enflasyon ve ardından döviz kuru yükselerek faizle aradaki makası azaltacak, ya da faiz aşağı çekilecek. Türkiye'nin şu anda, hem dış dünyayı harekete geçirerek hem de hükümet icraatları ile yapmaya çalıştığı da, faizi aşağı çekmek.

Başarılı olunamadığı taktirde yukarıdaki olumsuz seçenek devreye girecek.

* Ülkenin gündemi karıştı- Dolayısıyla ekonomideki herkes fırtınanın durulmasını ve işe nereden başlayacağını kestirmeye çalışıyor. Talebin düştüğünü görüyor, buna bağlı olarak üretimi kesiyor. Maliyetlerini nasıl düşüreceğini hesap ediyor. Bankalar bile tüketici kredilerini durdurdu. Faizlerin oturmasını bekliyor.

Ancak ülkenin gündemi de buna pek elvermiyor, çok karışık. Bütün sorunlar sanki bir araya geldi. Finans sektörünün karışmasından sonra kriz hemen reel sektöre sıçradı. Siyaset de AB ile, afla, FP davasıyla, polis isyanıyla bir anda karıştı. Arada bir yapılan liderler zirvesi artık her gün yapılır hale geldi.

* Erteleme şansı yok- Artık sorunlar ertelenemez hale geldi. Ne sorunlar ne de çözümler ertelenebilir. Çünkü zaman yok. Bütün iş hükümete ve Parlamento'ya kalıyor. İş artık oluruna bırakılamaz. Bırakıldığında son üç haftada neler olduğunu gördük.

Sonuç- "Eylem olmadı mı, vizyon bir rüyadır. Vizyon olmadan eylem ise zaman geçirmektir. Eyleme sahip bir vizyon ise dünyayı değiştirmektir"

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır