kapat

14.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Hükümsüz hükümet olur mu?

Ben köşe yazıları yazmaya başlayalı 15 sene oldu... Bildiğiniz gibi, ortalığa nizamat veren, akıl dağıtan bir yazar da değilim. Sizlerden gelen şikayetleri dile getirmek, yerlerine ulaştırmak, problemlerinizi halletmek için uğraşıp, duruyorum. Ama arada bir canıma tak ettiğinde de, bazı konular hakkında düşüncelerimi ve görüşlerimi yazıyorum. İşte o yazıları yazmadan önce de görevim gereği, aralarında büyük gazetelerimizin de bulunduğu en az 20 gazeteyi de, köşe yazarları dahil okuyorum.

Dolayısıyla ülkede olup, bitenlerden biraz daha fazla haberim oluyor. Çünkü taraf olmadığımdan bütün tarafların gazetelerine göz gezdiriyorum.

İşte dün de basını tararken, gözüme şöyle bir yazı ilişti... Yazıyı yazan benim eski ustam Hakkı ağabey (Hakkı Devrim)... 40 sene evvel Yeni Sabah'ta onun emrinde muhabirlik yapmıştım. Allah selamet versin, ömrü de uzun olsun... O kadar güzel bir konuya değinmiş ki, haddim olmayarak yazısını sizlere aksettirmek istiyorum. Bu yazıyı yayınlamamın bir nedeni de, onun gazetesini okuyanların dışındakilerin de okuması için...

"Hükümsüz hükumet mi?

Hükumet, devlete sahip çıkmakta güçlük mü çekiyor? Ekranlarda, namlusundan kavradığı beylik tabancasını bize gösteren polis, bir zaafın göze batacak hale gelmiş belirtisi midir?

Cezaevlerindeki mahkumlara da söz geçiremiyorsun.

Memurların sokaklara dökülmüş, en haklı ihtiyaçlarını, en masum taleplerini karşılayamıyorsun.

Asıl sermayesi güven duygusu olan bankaları denetlemekten aciz kalışın nelere mal oldu, görüyorsun.

İşçiler, sendikalar, hocalarıyla öğrencileriyle üniversiteler, hastaneler, güvenlik kurumları... Tek tek sayayım mı?

Senden emir ve talimat alması gereken kurumlar, makamlar sana akıl verme, yol gösterme gayretine kapılmış... Askerler, hakimler, yüksek memurlar dile gelmiş, susturamıyorsun.

Hükumet olarak, durup bir aynaya baksan iyi olacak.

Farkında mısın?"

Park parası, sakat arabalarının Fiyatını da geçecek...
Böyle gittiği taktirde, yani kırtasiyecilik, adamsendecilik, bürokrasicilikte ısrar edildiği taktirde, gümrüklerde bekleyen sakat arabaları çekilemediğinden, sahiplerinin ödemekte oldukları park ücreti, arabadan daha pahalıya mal olacak... Kaç defa söyledik, kaç defa yazdık; Ankara'daki tuzu kurulardan kurulu komisyon güçlük çıkarmaya devam ediyor.

Ama o getirilen arabalar, gümrükte her beklediği gün için 6 Dolar depo parası ödemek zorunda... Hesabı siz yapın... Sakat vatandaşlar aylarca bekleyen arabaların değeri kadar park ücreti vermek zorunda kalıyorlar. Hangi vicdana, hangi iz'ana sığar bilemiyorum. Bu ikinci uyarışım... Traşı bırakın da iş yapın...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır