kapat

14.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
CAN ATAKLI(ataklic@sabah.com.tr )


Gözler Sezer'de, af imzalanabilir

Çeşitli sivil toplum kuruluşları ardarda bildiriler yayınlayarak Cumhurbaşkanı Ahmet Sezer'in çıkarılan "şartlı tahliye yasasını" imzalamamasını istiyor.

Ancak anladığım kadarıyla iktidarı oluşturan üç parti de aynı bekleyiş içinde. Sezer'in yasayı veto etmesi isteniyor. Zaten Rahşan Hanım "Bu benim affım değil" derken biraz da "Veto edilmesi iyi olur" mesajı veriyor. Peki Sezer veto ederse ne olacak?

Şurası kesin ki herkes derin bir nefes alacak. Top Sezer'de kalacağı için tüm olumsuz eleştiriler de Sezer'e yönelecek.

Bugünkü koalisyonun Sezer'den hiç hoşlanmadığı bilinen gerçek. Bu nedenle iktidar partileri Sezer'in yasayı veto etmesini aynı zamanda onun yıpranması olarak da algılıyorlar.

Elbette Sezer veto hakkını kullanırsa buna kamuoyundan tepki gelmez.

Bu doğru ama bir de cezaevleri var. Orada her an tahliye olmayı bekleyen 40 bin kişi var. Ayrıca ölüm oruçları da henüz devam ediyor. Yani cezaevlerinin içi çok hassas.

Eğer af veto edilirse cezaevlerinde çok büyük olayların çıkacağını, kan döküleceğini ve Türkiye'nin büyük sıkıntı yaşayacağını söylemek için kahin olmaya gerek yok. Zaten devam eden ölüm oruçları nedeniyle cezaevlerinin bir bölümü barut fıçısı gibi, diğer taraftan da af olmazsa herşeyi kırıp dökmeye hazır binlerce insan var.

Sezer yasayı veto edecekse bunun hukuka uygun olmasına da bakacaktır. Zaten gerek iktidar partileri gerekse sivil toplum kuruluşları Sezer'in hukuka bağlılığına inandıkları için veto kararı çıkacağını tahmin ediyorlar. Oysa bana göre Sezer bu yasayı imzalayacak. Çünkü ben de bu olayın kendisine yönelik bir komploya dönüşebileceğini tahmin ettiğini düşünüyorum.

Ayrıca partilerin yaptığı da samimiyetsizliktir. Sezer'i tuzağa düşürmek yerine, yasa imzalanır imzalanmaz, bulurlar 115 imza ve Anayasa Mahkemesi'ne başvururlar.

Ama buna cesaretleri olacağını hiç sanmıyorum.

Af partilerde deprem yaratıyor

Ucube bir af çıktı. Şimdi kimse sahiplenmek istemiyor. Ama bu çare değil. Kimse "Bu benim affım değildir" diyerek bundan kurtulamaz.

Zaten öyle olduğu için partiler kaynayan kazana döndü. Özellikle iktidar partileri ne yandaşlarını sevindirebildiler, ne de kendi içlerindeki fikir ayrılıklarını çözebildiler.

DSP'de sinirler gergin
Af konusunda en rahatsız partilerin başında DSP geliyor. DSP milletvekillerinden konuştuğum isimler oldu, hepsi de "Biz bu işi doğru yapmadık" diyorlar. Ancak Rahşan Ecevit konusunda da dikkatli konuşuyorlar "İlk fikir ondan çıktı ama böyle bir affı o da beklemiyordu" diyorlar.

Gözlediğim kadarıyla DSP af konusunda paramparça. Özellikle düşünce suçlularının hepsinin PKK'cı ya da terörist olarak nitelendirilmesinden rahatsızlar.

Af konusu ANAP'ı rahatsız etti. ANAP milletvekilleri şartlı salıvermenin toplum vicdanını rahatsız ettiğini düşünüyorlar. Dün konuştuğum bir ANAP milletvekili "Tabandan da çok tepki geldi. Yasa çok aceleye getirildi, haksızlıklar yaratıldı. Küçük çocukların ırzına geçip öldürenler cinayet sanığı kapsamına alındığı için şimdi salıverilecek, bunu anlatmamız çok zor" dedi.

En sorunlu MHP
MHP ise af konusunda kaynıyor. Çünkü başta kendi yandaşları dahil olmak üzere afla kurtarmak istedikleri kişilere birşey yapamadılar. Af görüşmeleri sırasında yaşanılanlar partiyi de yönetici kadroları da yıprattı.

Ali Güngör'ün Meclis Kürsüsü'nden Başbakan Ecevit'e ağır hakarette bulunmasının önüne geçilemedi. Aynı milletvekilinin daha sonra Zafer Mutlu'ya yönelttiği bayağının bayağısı sözler de MHP'nin itibarını sarstı.

Haluk Kırcı'nın görüşmeler sürerken, cezaevinden cep telefonuyla bazı milletvekillerini araması skandalı ise unutulacak gibi değil.

MHP lideri Bahçeli'nin koalisyonu sürdürmek için her konuda "uyum" göstermesinin milletvekilleri arasında huzursuzluk yarattığı ve parti içinde Genel Başkan'a yönelik eleştiri oklarının sivrileştiği ileri sürülüyor.

Hepsi pişman
Ucube af muhalefeti de yıprattı. Her ne kadar DYP ve Fazilet bazı maddelere muhalefet ettilerse de, sonuçta çıkan bu yasayı engelleyemediler, bu da kendi tabanlarında sorun yarattı.

Sonuç olarak bir af çıktı ama hiçbir partiyi tatmin etmedi. Şimdi hepsi "nasıl olur da bundan kurtuluruz" telaşı içinde.

Metin Akpınar'a unutulan soru
Fatih Altaylı sanatçı Metin Akpınar'a "Egebank reklamından ne kadar para aldığını" sordu ısrarla. Ancak Altaylı'nın üslubu bana göre biraz ağırdı. Sorunun soruluş üslubu giderek Metin Akpınar'ı halkı kandırmak, milyonlarca doların yok olup gitmesine neden olmak ve vergi kaçakçılığı yapmak boyutuna vardı.

Metin Akpınar önceki gün bir açıklama yaparak Egebank reklamlarından aldığı paranın bağlı olduğu şirketin kayıtlarında bulunduğunu, en küçük bir usülsüzlük yapılmadığını, isteyen herkesin bu hesaplara açıp bakabileceğini söyledi.

Akpınar bu açıklamayı niçin kendisinin yapmadığını soranlara ise "Soru üslubunu onur kırıcı buldum" cevabını verdi.

Fatih Altaylı'nın Metin Akpınar gibi bir sanatçıyı rencide etmek isteyeceğini düşünmüyorum ama açıkçası "Keşke o soruyu daha kibarca sorsaydı" diyorum. Ancak, burada unutulan bir başka soru daha vardı. Fatih Altaylı Egebank reklamı ile ilgili yazdığı ilk yazıda bir de şöyle soru sormuştu: "Metin Akpınar bu reklama başlamadan önce Egebank'ın durumu ile ilgili bilgi istemiş. Kendisine Hazine'den gelen bir bilgiyi vermişler. Akpınar bu bilgiyi kamuoyuna açıklamalı."

Altaylı herhalde geçen günlerde bu soruyu unuttu, konuyu hep reklam için alınan para düzeyinde tuttu. Oysa bu soru bana göre daha önemli. Metin Akpınar gibi bir sanatçı herhalde bilerek isteyerek halkı kandıran bir reklamda oynamak istemez. Zaten öyle olmuş ki, "Nedir bu Egebank'ın durumu?" diye sormuş.

Akpınar kendisine verilen bilgiyi kamuoyu ile mutlaka paylaşmalı. Çünkü anladığım kadarıyla ünlü sanatçımıza o sırada bankanın çok iyi olduğu konusunda resmi bir yazı gösterilmiş. Bu Egebank'ın nerelerden korunduğunu, açığa çıkarması açısından önemli bir belge olacaktır.

e-mail'ler den
* Mardin Nusaybin Atatürk İlköğretim okulunda öğretmenim. Okulumuzda kütüphane kurduk ancak kitap sayımız çok az. Bize kitap yardımı yapar mısınız?

* Kara Harp Okulu'nda okuyan kardeşim için Ziraat Bankası'ndan havale yaptırmak istedim. Daha önce askerlere giden paradan masraf alınmıyordu. Artık alınıyormuş. 1 milyon 600 bin lira ödedim, makbuzunu bile vermediler. Bu olur mu?

* Bütün tepkilere rağmen bu af yasası çıkacaksa Türk hukuk tarihi açısından bir dönüm noktası alacaktır. Bu ülkede insan hayatı bu kadar ucuz olmamalı.

*Koşuyolu'ndaki ana cadde olan Tophanelioğlu Caddesi'nin ortası kazılı kaldı. Belediye Başkanı söz vermişti, hâl‹ birşey yapmadı.

* Çarli'nin Melekleri adlı filmde, kızlar göbek dansı yaparken, fonda ezan sesi duyuluyor. Böyle saygısızlık olmaz.

* Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde öğrenciyiz. Bir akşam gece nöbetine gelen bir intern arkadaşımızı gece bekçisi dövdü. Üniversite yönetimi hiçbir şey yapamayacağını çünkü bekçinin memur olduğunu söylüyor.

* 3. atamalar ne oldu. 1300 kişi 3 kasımda atanacaktı. Aralığın ortasına geldik hâlâ yok. Bu işkence bitsin artık.

* Gerek okulda gerek evde hoparlörle bangır bangır bağırarak erzak satanlar yüzünden Kurtuluş'ta yaşamak işkenceye döndü. Başkan Sarıgül ne yapıyor?

* Avcılar kampüsüne Sarıyer'den gitmek için 4.5 saat harcıyoruz. İETT Sarıyer'den otobüs koysa bu süre 2.5 saate inecek. Çok öğrenci var, bunu bilin.

* Af için referandum çağrısı yapın. O zaman göreceksiniz ki kimse af istemiyor.

* İzmir'de oturuyoruz. Çevremizde çok sayıda Kürt aile var. En küçük olayda kavgayı tercih ediyorlar. Hemen kalabalıklaşıyorlar, akrabaları da geliyor. Ama tek olduklarında korkuyorlar.

*Serbest muhasebecilikte mesleki sınavın kaldırılması yönünde kamuoyu oluşturursanız size minnettar kalırız.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır