kapat

14.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Faturayı kim ödeyecek?

Başbakana gazeteciler merak edilen o soruyu dün sordular: "Bir yerden düğmeye mi bastılar?"

Ecevit düşünmeden cevapladı:

"Böyle bir olasılık akla geliyor!"

Kargaşa, toplumsal adaletsizliğin fakirliği ve çaresizliği sürekli körüklediği ülkelerde yok edilemeyen bir virüs gibidir.

İktidar boşluğu doğduğu anda uyanır ve melânetini yapar.

Tedbirde gecikmenin yol açtığı son ekonomik kriz..

İdare edilemez hale gelen cezaevlerini kontrol altına alınma gerekçesine dayandırılan affın ortaya çıkardığı çaresizlik itirafı..

Ve ölüm oruçlarını durdurmak amacıyla F tipi cezaevlerinin açılışını süresiz erteleyen kararın yansıttığı teslimiyet..

Bu perişanlık, terör mikrobunu uyandırmak için pusuda bekleyen melânet odaklarına cüret verdi.

İstanbul'da iki polisi şehit eden alçaklık, "bir yerden düğmeye basıldı"ğının işareti idi.

Saldırı, pusudaki ihanetin bile hayal edemeyeceği kadar sarsıcı bir sonuç doğurdu. Polis içindeki en hassas sınıfın öfkesini tetikledi.

Çevik Kuvvet polisleri İstanbul, Ankara ve Bursa'da, dün de İzmir, Adana, Mersin ve Gaziantep'te sokağa döküldü.

Bir "ilk" ile karşı karşıyayız:

Güvenlik kuvvetlerinin yarattığı bir güvenlik sorunu var önümüzde.

"Kana kan intikam" diyen polis olmaz. Ama 200 milyon lira aylıkla çalıştırılan, fazla mesaisine ücret ödenmeyen polis de olmaz.

Hükümet soruna acilen çözüm bulmalıdır.

Hepsi genç, bir kısmı askerliğini bile yapmamış çoğu yoksul aile çocuklarının oluşturduğu Çevik Kuvvet polislerinin özlük hakları güvenceye kavuşturulmalı, bu arada kışkırtma tuzağına düşmelerinin, ülkeyi teröre sürüklemeye çalışan ihanete hizmet ettiği konusunda onlara eğitim verilmelidir.

Binlerce Çevik Kuvvet polisi tasfiye edilemeyeceğine ve devlet de bu kalkışmayı kabullenemeyeceğine göre ne olacak?

Hareketi önceden haber alıp önlemekte yetersiz kalan yöneticiler bu sorumluluğun faturasını ödemelidir.

Aksi halde "bir yerden düğmeye basanlar" meşum hedeflerine varana kadar bunu hep tekrarlayacaklardır.

Türkiye bu aptal tuzağa bir kez daha düşmesin!

O kadar karamsar değil
Partiler Kanunu'nda yapılan değişiklik, bir partinin "laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmak"tan kapatılmasını zorlaştırmıştı.

Anayasa Mahkemesi, bu değişikliği iptal etti.

Gelişme siyasi çevrelerde "Fazilet'e kötü haber" olarak değerlendirildi. Çünkü bu durum, Anayasa Mahkemesi üyelerinde bir kanaatin oluşmasını, kapatma kararı vermek için yeterli kılacaktır.

Fazilet Partisi'nin korktuğu sonu ihbar eden bir işaret fişeği gerçekten sayılabilir mi bu durum?

Bizce hayır..

Fazilet, kapatılan RP'nin devamı ve laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu iddiasıyla yargılanıyor.

Evet, bu parti Erbakan'ın tasalludundan hiç kurtulamadı. Ama ona teslim de olmadı. Tersine Erbakan karşıtı bir cephe kuruldu ve "yenilikçiler" adıyla büyüyerek, tabanda güç haline geldi.

Erbakan'dan etkilendiği söylenen yönetime rağmen Fazilet Partisi, Refah'ın kapatılmasına sebep olan aşırılıklardan uzak kalmayı bildi.

Anayasa Mahkemesi, herhalde bu gerçekleri ve yenileşme yolundaki demokratik çabaları dikkate alacaktır.

Fazilet'in kapatılması halinde, Erbakan'ın tam kontrolunda yeni bir Refah kurulacağını görecektir.

Avrupa Birliği yolundaki Türkiye'nin parti kapatmak için savunulabilir bir sebep göstermesi mecburiyeti, onları da bağlayacaktır.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır