|
|
Türkiye bugün NATO sınavında
Brüksel'de bugün başlayacak NATO toplantılarında Türkiye'nin atacağı adım Avrupa ile ilişkilerinin kaderini belirleyecek
Ekonomik zorluk, cezaevi eylemleri ve polis gösterileriyle uğraşan hükümet bir başka mücadeleyi de dış politika alanında veriyor. Ve bu sorun, Türkiye'nin uzun dönemli çıkarları açısından hayati önem taşıyor. Bugün Belçika'da başlayacak NATO Dışişleri Bakanları toplantısında masaya yatırılacak yeni Avrupa güvenlik yapısı sorunu, Ankara'da bir kriz komitesinin toplanmasını gerektirecek kadar önemseniyor. Ankara, NATO'daki veto hakkıyla elinde tutabildiği güvenlik kozunu kaybetmesi durumunda, Avrupa Birliği üyeliğinin de bilinmeyen bir geleceğe ertelenmesinden endişe ediyor. Kriz komitesinin görevi, 1980'de 12 Eylül yönetiminin 'Rogers Planı'nı kabul ederek AB geleceğini Yunanistan'ın ellerine verme hatasına düşülmemesini sağlamak.
KRİZ KOMİTESİ
AB'nin Nice'te Türkiye'yi yeni Avrupa güvenlik yapısı karar sürecinin dışında tutma kararı ardından 11 Aralık'ta Clinton'ın Ecevit'e yazdığı mektup, kriz komitesinin kurulmasına yol açıyor. Başbakan Ecevit'in başkanlığındaki komitenin en önemli iki üyesi Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Faruk Loğoğlu ve Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt. Genelkurmay Plan Prensipler Başkanı Hava Korgeneral Reşat Turgut, Harekat Başkanı Korgeneral Köksal Karabay, Dışişleri Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Kurtuluş Taşkent ve NATO Genel Müdürü Büyükelçi Sadi Çalışlar, MSB Müsteşarı Korgeneral Işıl Koşaner komitenin üyeleri arasında. Doğrudan Ecevit'e bilgi veren komitenin kararları, Brüksel'den sürekli temas içinde olan Dışişleri Bakanı İsmail Cem aracılığıyla NATO toplantısına yansıyacak.
Türkiye NATO bildirisinde "Türkiye kendisini ilgilendiren durumlarda ve genel olarak da Avrupa Birliği'nin alacağı kararların içinde olacaktır" türünden bir cümlenin yer almasını istiyor. Bu olursa sorun kalmayacak. Peki ya olmazsa?
Üst düzey bir yetkili, "veto düşüneceğimiz en son şey" diyor. "Biz sorunun çözülmesini istiyoruz. Aksi halde, tıpkı 4-5 Aralık'taki NATO Savunma Bakanları toplantısında karar alınamadığı gibi, bu toplantıdan da karar çıkmaz. Ulusal çıkarlarımızı zaafa uğratacak bir işe girmeyiz."
Sessizce verilen bu mücadele, Türkiye'nin Avrupa geleceğini belirleyecek önemde.
Rogers planı nedİr?
1980 yazında Brüksel'de yapılan bir toplantıda, o zamanki NATO Müttefik Kuvvetler Başkomutanı Orgeneral Bernard Rogers, Türk Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren'e, Türk Başbakanı Süleyman Demirel'i şikayet ederek, "Türkiye'nin AB'ye girmesi için koz olarak kullanmak üzere Yunanistan'ın NATO askeri kanadına dönüşüne izin vermiyor" der. Konu 12 Eylül'de yapılan askeri müdahalenin hemen ardından da gündeme gelir. Rogers Evren'e "bu durumun Türkiye aleyhine olmayacağı ve Yunanistan'ın Türkiye'ye Avrupa'da sorun çıkarmayacağı" yönünde "asker sözü" verir. 12 Eylül yönetiminin ilk kararlarından biri Yunanistan'ın NATO'ya dönüşüne izin vermek olur. Bu plan Rogers planı olarak bilinir.
MURAT YETKİN
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|