kapat

13.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ABDURRAHMAN YILDIRIM(yildirim@sabah.com.tr )


Bankazede borsacılar nasıl kurtulur?

Sermaye piyasası kurulalı beri iki büyük krizle sarsıldı. Biri, 1994 krizinin etkisiyle 13 aracı kurumda sayıları 40 bini aşan yatırımcının yaklaşık 160 milyon dolarlık hisse senedinin batmasıydı. Bu sorun henüz çözülmüş değil. 1999 sonunda çıkartılan yeni Sermaye Piyasası Kanunu'yla Yatırımcıyı Koruma Fonu kurulması kararlaştırıldı. Ancak hem koruma oranı 7.5 milyarla sınırlandırıldı hem de aracı kurumzedeleri kapsamadı. Üstelik fon da henüz kurulamadı.

* 36 bin mağdur- 20 yıla varan tarihinde sermaye piyasasının karşılaştığı ikinci büyük kriz, borsada hisse senetleri işlem gören bankalara, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından el konulması sonucu, küçük hissedarların hisselerinin de bedelsiz Fon'a devredilmesi oldu. Son olarak Demirbank'ın da eklenmesiyle elindeki banka hisselerinin değeri bir gecede sıfırlanan borsa yatırımcısı sayısı 36 bine ulaştı. Bir ilçe nüfusu ya da aileleri ile birlikte küçük bir şehir kadar çoğunlukta. Toplam kayıpları ise son işlem gördüğü fiyatlara göre 100 milyon dolar. Dolayısıyla para piyasasının sağlığı için yapılan bir uygulama sermaye piyasasını can evinden vurmuş oldu.

* Mülkiyet hakkı- Bankalara el konulmasına kimsenin diyeceği bir şey yok. Ancak ortada, borsanın pazar açtığı, geçmişte Hazine'nin denetlediği ve karlı olduğunu gösteren tablolarını onayladığı bu banka hisselerine yatırım yapanlar var. Zarar eden banka yok. Ama bir bakıyorsunuz bu bankalar milyar dolarlar düzeyinde zarardaymış ve bu nedenle el konuluyor ve borsadaki küçük yatırımcıların hisseleri bedelsiz fona geçiyor. Açıkça mülkiyet hakkı çiğneniyor.

* SPK'ya düşen- Bu kanuna dayanarak "Ben devletim, senin mülkiyet hakkına bedelsiz el koyarım" deniyor, Osmanlı'dan kalmış bir mantıkla. Şu anda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'de Türkiye aleyhine açılan davaların yaklaşık yüzde 80'ini kamulaştırma davaları oluşturuyor.

Sermaye Piyasası Kanunu 1. maddesi yatırımcının korunması diye başlıyor. Bunun için kamuoyunun düzenli ve doğru bir şekilde aydınlatılmasını zorunlu kılıyor. Kanun, halka açık anonim şirket banka olduğunda kamuoyu aydınlatılmaz demiyor. Bu açıdan Sermaye Piyasası Kanunu ile Bankalar Kanunu çelişiyor.

Ellerindeki senetlerin değeri sıfırlananlar da bu çelişkiden dolayı dava açmış durumda.

Ancak kişisel çabalar ne ölçüde yeter bilinmez. Burada yatırımcıları ve sermaye piyasasını koruyup, kollamaktan, geliştirmekten sorumlu devlet kurumu SPK'nın, sayıları 36 bine varan mağdur adına, bu bankalar hakkında zamanında bilgi vermeyen Hazine aleyhine dava açması gerekir. Belki ondan sonra ilgili kanun maddesi değişir veya mülkiyet hakkı korunmuş olur.

Sonuç- "İp kırıldığı yerden bağlanır"

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır