kapat

13.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
MURAT BİRSEL(mbirsel@sabah.com.tr )


Kürtçe TV'nin matematiği!

Kürtçe TV konusunda olup bitenlerden çıkartılabilecek çok önemli dersler var.

Bir...

Ülkenin ali çıkarlarının Ğmilli menfaatinin- ne olduğu konusunda her zaman fikir birliği olması mümkün değildir, ona giden yollar ayrılabilir.

Mesela Ğsadece misal olsun diye veriyorum- Milli İstihbarat Teşkilatı, "Kürtçe TV serbest olsun" diyebilir.

Bunu derken vatan hainliği yapmak aklından geçmez, ülkenin çıkarlarını orada görüyordur.

Örneğin "Serbest kalsın da bu işin içinde kimler var bulayım" diye düşünebilir.

Mesela Ğsadece misal olsun diye veriyorum- Dışişleri Bakanlığı, "TRT Kürtçe yayın yapsın" diyebilir. Bunu derken vatan hainliği yapmak aklından geçmez, ülkenin çıkarlarını orada görüyordur.

Örneğin "Avrupa Topluluğu'na tam üyelik hedefinden şaşmamak gerek" diyebilir.

***

Mesela Ğsadece misal olsun diye veriyorum- Genelkurmay "Asla Kürtçe TV olmasın" diyebilir.

Bunu derken vatan hainliği yapmak aklından geçmez, ülkenin çıkarlarını orada görüyordur.

Örneğin "Bu bölücü propaganda işlevi görür" diyebilir.

Sorun, her birinin ülkesine olan sevgisi en az diğerleri kadar olan bu Ğmisal olsun diye aldığımız- üç kurum arasındaki görüş farklılaşmaları içinde Ğdemokratik ortamda- ülkenin ali menfaatinin ne olduğunun nasıl tespit edileceği?

Cevap: Tartışarak!

Şimdi hayali bir tartışma yapalım ve tarafların tercihlerini sıralayalım...

MİT: 1. tercihi: Serbest Kürtçe TV (SKTV) 2. tercihi: Asla Kürtçe TV (AKTV) 3. tercihi: Devlet eliyle Kürtçe TV (DKTV)

Yani MİT diyor ki: Ben serbest kalsın derken Kürtçe TV yayını faydalıdır demiyorum. Serbest bırakalım da işin içinde kim varsa onu bulayım diyorum. Benim derdim yayın değil yayını yapanları takip etmek. Bunu yapmayacaksak Asla Kürtçe TV olmasın, hele devlet eliyle hiç olmasın, intihara girer.

MİT formülü şöyle: SKTV (en çok istediği), olmadı AKTV (ara formül), olmadı DKTV (hiç istemediği).

Dışişleri: 1. tercihi: Devlet eliyle Kürtçe TV (DKTV) 2. tercihi: Serbest Kürtçe TV (SKTV) 3. tercihi: Asla Kürtçe TV (AKTV)

Yani Dışişleri diyor ki: Avrupa'ya tam üye olmakta azimliyiz, bu Kürtçe TV işinde benim de çekincelerim var. Yapalım ama devlet eliyle yapalım. Olmadı serbest bırakalım, bari sınırlarımız içinden yayın olsun da uydudan bölücü propaganda gelmesin. Asla Kürtçe TV dersek, Avrupa treni kaçar ve bunu hiç istemiyoruz.

Dışişleri formülü şöyle: DKTV (en çok istediği), olmadı SKTV (ara formül), olmadı AKTV (hiç istemediği).

Genelkurmay: 1. tercihi: Asla Kürtçe TV (AKTV) 2. tercihi: Devlet eliyle Kürtçe TV (DKTV) 3. tercihi: Serbest Kürtçe TV (SKTV)

Yani Genelkurmay diyor ki: Asla ve asla Kürtçe TV yayını yapılmasın, ülkeyi böler. Çok çok mecbur kalırsak devlet eliyle yapılsın. Serbest Kürtçe TV'nin düşüncesi bile zarar.

Genelkurmay formülü şöyle: AKTV (en çok istediği), olmadı DKTV (ara formül), olmadı SKTV (hiç istemediği).

Şimdi bu konuda tarafların bir karar almaları gerekiyor. Bir odada üç kurumun temsilcisi var ve biri diyor ki "Arkadaşlar her birimizin pozisyonu ve tercihleri belli, demokratik bir şekilde bunu oylayalım, hangi yolu takip edeceğimiz ortaya çıksın. Kabul mü?"

- Kabul! Kabul!

***

Bu aşamada ben size tercihleri hatırlatayım...

MİT: SKTV, olmadı AKTV, olmadı DKTV

Dışişleri: DKTV, olmadı SKTV, olmadı AKTV

Genelkurmay: AKTV, olmadı DKTV, olmadı SKTV

İlk soru: "Serbest Kürtçe TV" mi, yoksa "Devlet eliyle Kürtçe TV" mi?

Oylanıyor ve kazanan: "Devlet eliyle Kürtçe TV" (Dışişleri de, Genelkurmay da, Serbest Kürtçe TV'ye tercih ediyor)

İkinci soru: Peki o zaman, "Devlet eliyle Kürtçe TV" mi yoksa "Asla Kürtçe TV" mi?

Oylanıyor ve kazanan: "Asla Kürtçe TV" (MİT ve Genelkurmay Devlet eliyle Kürtçe TV'ye tercih ediyor)

Şimdi dikkat buyurun...

Tabloya bir daha bakın....

Göreceksiniz ki "Devlet eliyle Kürtçe TV" aslında Dışişlerinin birinci tercihi, Genelkurmay'ın ikinci tercihi ama Ğüstelik gayet demokratik bir oylamayla- elenmiş!

Ve sonuçta "Asla Kürtçe TV" Dışişlerinin son, MİT'in ikinci tercihi olmasına rağmen kazanmış.

Bu oylamadan, "Devlet eliyle Kürtçe TV" çıkmasını bekleyen sağduyunun yanılmasını...

Bir başka deyişle son derece demokratik bir oylamada demokrasiden beklenmeyen sonucun çıkmasını açıklayan tek unsur...

Seçeneklere göre soruların soruluş sıralaması.

İlk soruyu "Serbest Kürtçe TV" mi yoksa "Asla Kürtçe TV" mi diye soracak olursanız, aynı oylamanın sonucunda "Devlet eliyle Kürtçe TV" sonucuna gelirsiniz. (önce Serbest Kürtçe TV ve sonra Serbest'e karşı Devlet oylamasında, "Devlet" çıkar).

Netice...

Tercihler böyle dağıldığında bütün demokratik ülkelerde, demokratik yöntemlerle tarafların çoğunluğunun tercihinin aksi yönünde karar almak mümkün oluyor. Bunun nedeni, soruyu soranın Ğyani o ortamdaki hiyerarşide en yüksek makamın- soruları kendi çıkarlarına uygun sırada sorması. (Amerika'da bu hep ABD Başkanı'dır.)

Soruyu soran (sıralama hakkını ele geçiren, oturumu yöneten, lider) kimse, aslında sonucu tayin ediyor. Bu durum siyasal bilimler (ve ekonomi) literatüründe iyi bilinir, adı "Arrow's Paradox". Arrow, yukarıdaki formülasyonu bilimsel şekilde ilk ortaya koyduğunda kendisi bu ispatıyla bir de Nobel almıştı.

***

Ülkemizde de sürekli her kafadan bir ses çıkmayacaktır.

Sonuçta bütün taraflar bir görüşte buluşacaklar.

Biz de oradan bir sonuç çıkartacağız...

Elde formül bekleyeceğiz...

Sonuçta kimin dediği olursa bilin ki, bizde toplantıyı o yönetiyor demektir!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır