|
|
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr
)
|
  
Kütüphanecilik değil, kırtasiyecilik yapıyoruz...
Kütüphanelerimiz hakkında zaman zaman yazıyorum. Tabii her yazıdan sonra yetkililerden klasik cevaplar alıyorum. Yok efendim şöyleymiş de, yok efendim böyleymiş diye... Bakın Başkentimiz Ankara'nın bir Milli Kütüphanesi vardır. Kütüphane var ama istifade edebilirsen aşkolsun... Sanki mübarek yer, bir müze... İçinde sadece gezeceksin... Ama kitap almak, kitap okumak, araştırma yapmak yok...
Misal verecek olursak; ismi bende mahfuz olan bir vatandaşımı örnek gösterebilirim. Okuyucum telefon ile arayarak Milli Kütüphanenin Pazar günleri açık olduğunu öğrendi, çok da hoşuna gitti. İçinden "Afferin be... Bizim kütüphaneler Pazar günleri bile açık" dedi. İçeri girdiğinde nizam ve intizamı çok beğendi... Her taraf tertemizdi... Ancak görevli ile görüştüğünde, arzu ettiği kitabın depodan sadece hafta içinde ve saat 16.30'a kadar çıkarıldığını öğrendi. Okumak istediği kitaplar depoda idi... Bunun üzerine kitapları Pazartesi günü almak istediğini bildirdi. İstek fişlerini imzalaması gerektiğini ifade ettiler. "İstek fişini verin, onu imzalayayım" dedi, bu seferde girişte kart çıkarması gerektiğini belirttiler. Kart çıkarttı ve ibraz etti, bu sefer de "kimliğiniz" dediler. Bütün bu işlemler bittikten sonra kitapların depodan çıkarılma işlemi 2 saat sürdü.... Kitaplardan biri teslim edildi, ikinci ise sayımda olduğundan, sayım da yıl sonunda biteceğinden verilmedi. Üçüncü istediği kitap da "yanlışlık oldu" denilerek verilemedi. Sen misin kütüphaneye gidip de, kitap okumak isteyen... Milletle alay mı ediyorsunuz kardeşim?... Orası kütüphane mi yoksa kırtasiye dükkanı mı?... Doğru, dürüst çalışacaksanız çalışın...
Doğru söze can kurban...
Okuyucumun biri aslında çok gerçekçi bir mesaj göndermiş. Diyor ki; "Hastanelerin durumu zaten herkes tarafından biliniyor. Doktor sayısı yetersiz olduğundan, muayene olabilmek için saatlerce sırada beklemek zorunda kalıyoruz. Bütün bu yaşadıklarımız yetmezmiş gibi, bir de ilaç fabrikalarının tanıtımını yapan elemanların, doktor ziyareti adamı çileden çıkartıyor. Geçen gün muayene olmak için sıra beklediğim doktora, üst üstte 3 tane ilaç satıcısı girdi. Yaklaşık 45 dakika onların sohbetinin bitmesini bekledik. Bu işe bir çeki düzen verilemez mi?..."
Bana kalırsa çok okuyucum çok haklı... Ben de zaman zaman hastanelerde böyle olayların yaşandığı biliyorum. Onun için Sağlık Bakanımıza duyurmakta fayda gördüm. Kendi de doktor, bu işleri iyi bilir...
Atmaca Elektronik, değiştir adamın teybini...
İstanbul'da faaliyet gösteren Atmaca Elektronik yetkilileri, İzmir'e sattığınız Sunny CS 1085 marka araba teybi arızalı çıktı. Adam iki aydır sizi arıyor ama piyasada yoksunuz... Madem yapamıyorsunuz, değiştirin Astsubay Kamil Gökdere'nin teybini... Daha fazla koşturmayın adamı peşinizden...
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|