Heva ve heveslerinin tesirinde kalan Ebõ Bekiroğlu Muhammed, böylece hilekar Yahudi'nin oyununa gelmiş ve tuzağına düşmüş oldu.
İbn-i Sebe'nin bu çirkin dâvâsını yaymaya günler de müsait oldu. O günlerde Mısır'ın valisi Amr İbn-ü'l-As idi. Fakat Osman onu valilikten alıp, yerine Saad oğlu Abdullah'ı geçirmişti. Bu durum Amr'ı (R.A.) da darıltmış oldu. Osman'a karşı içinde bir öfke hasıl oldu; evli bulunduğu Osman'ın kızkardeşini bile boşadı.
Ebõ Huzeyfe oğlu Muhammed, Osman'ın himayesinde büyümüş bir yetimdi. Hz. Osman'ın (R.A.) kendisini bir iş başına getirmesini umuyordu. Fakat umduğu olmadı. O da buna içerleyip Mısır'a göç etti. Orada Yahudi münafık İbn-i Sebe ve avânesine katıldı.
Hz. Osman ailesini ve ulusunu seven bir kişiydi. Onların temiz kalbliliklerine ve ihlaslarına olan güveni sonsuzdu. Fitne çıkarmak için kendi aleyhine döneceklerini hiç ummazdı. Onun için kendi ailesi ve kavminin fertlerini devlet işlerinde görevlendirmişti. Osman'ın bu tutumu, Hz. Aişe (R.Anhâ) validemize hoş gelmedi. Osman'ın (R.A.) halifelikten ayrılmasını daha uygun bulup bunun için çalışmaya başladı. Konuşma kabiliyeti olanları, insanları Osman aleyhine toplamaları için teşvik ediyordu.
(DEVAM EDECEK)