kapat

Melodi
13.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kapalı dükkana kira ödemek

İlkokulda okurken güzel yazı defterlerimiz vardı. En güzel, düzgün yazıları o deftere yazardık. Defterin çizgileri çoktu. Küçük harflerin hepsi eşit boyda olsun diye renkli bir çizgi işleri kolaylaştırmak için çizilmişti. İşte bu defterlerin kenarlarına yazı daha da güzel görünsün diye kenar süsleri yapardık. Çiçekler, uğur böcekleri, yıldızlı, üçgenli renkli süslemeler.

Geçenlerde bir taksiye bindim. Taksinin her köşesi güzel yazı defterim gibiydi. Pırıltılı, renkli süslemelerle donatılmış bir taksi. Taksinin ortasındaki ışığında pembe kalpler dikkati çekmeyecek gibi değildi. Kalbin üzerinde E ve S harfleri daha da pırıltılıydı. Aynaların kenarları hatta vites kolunun üstü bile süslüydü. Ön koltuğun sağ tarafında ayakları olan kalpler araba her fren yaptığında öne arkaya sallanıyordu. Dayanamadım. "Nedir bunlar? Arabanız içi deli kızın çeyiz dükkanı gibi olmuş" dedim.

Taksi şoförü güldü ve "süsler güzel değil mi?" diye başladı anlatmaya. Ortaokul mezunuymuş. İlkokuldayken güzel yazı defteri olduğunu hatırlamıyor. "Biz güzel yazı yazmak için de değil, okumayı öğrenmek için gittik okula köyde," dedi.

24 yaşında. 8 yıldan beri bir kıza sevdalıymış. "E" harfi "Emel"i temsil ediyor. O anlattıkça benim için daraldı. Kız 19 yaşında. 15 yaşından beri aynı kızı, aynı yoğunlukla seven bir adam gibi konuşuyor. Mahalle aşkı. Kızın gözlerinin içine bakıp, elini tutmanın dışında bir adım ileriye gitmesinin mümkün olmadığı bir ortamda, dört yıldır gizli saklı bir ilişki sürdürdüğünü anlatıyor. İlişkinin gizli saklı olmasının nedeni ise kızın Alevi olması. Kızın ailesi "Alevi olmayana kız vermem," diyormuş.

"Uzun yola gitmeyi hiç sevmem. Biz dura kalka alıştık İstanbul yollarına. Uzun yola gittim geçenlerde uzaklarda hep Emel'in yüzünü gördüm. Bir kez olsun uzun yollara gidemedik. Şimdi onu kaçırıp çok uzaklara gitmeyi planlıyorum," diye anlattı uzun uzun.

Biz televizyonların karşısına geçmiş "Biri gelir biri gider" türden ilişkileri izleyip duruyoruz. Üç gün yatıp kalkanlar karşımıza "aşığım" diye çıkıyor. Birileri aşklarını askıya alıyor, birileri aşklarını rafa kaldırıyor. Birbirlerini motive edenler filan falan...

Birileri de bir sevda uğruna yıllarını işte böyle geçiriyor.

"Hiç vazgeçmek istemedin mi? Yok abi bunun sonu. Dünyada tek seveceğim bu kız mı kaldı" filan diye düşünmedin mi?" diye soruyorum.

"Olur mu hiç?" diyor. Birlikte intihar etmeyi bile düşünmüşler. Şimdi kızı gidip başka biri ile evlendirseler damat adayını öldürebileceğini söylüyor.

Bir yanda bir sevda için yıllarını böyle geçirenler var, diğer yanda kadınlarla yatmayı skor olarak görenler.

"Şu dünyada bir tek seni sevdim" sloganını hayatının her anına işleyen bu adama ne diyeceğimi şaşırdım. Üzüldüm. O zaten acayip öfkeliydi. Onun anlatımıyla etrafta bir yığın "yamuk" vardı. "Sana ne onlardan. Sen kendi derdine bak. Herkes kendi yaşadığından sorumlu..." diyecek oldum, bana da sinir oldu, "Abla sen beni hiç anlamadın herhalde. Ben iki paket sigara içiyor, ondan başka hiçbir şeyi görmüyorum," dedi. "Anladım anladım da şu dünyada başka şeyler de var. Sevda uğruna ölmek, öldürmek olmamalı. Çünkü her şey tükeniyor..." demek istedim. O beni hiç anlamadı.

Aklıma "Dar Alanda Kısa Paslaşmalar" filmi geldi. O filmde de kaleci bir kıza aşık oluyor. Aylarca mektuplar yazıp kıza olan aşkını anlatıyor. Mektuplar kıza değil yanlış bir adrese gidiyor. Kız mektuplardan habersiz başka bir futbolcuyla evleniyor, kaleci yıkılıyor. Günlerce ne yapacağını bilemiyor. Sonunda topluyor kendini, çünkü şu hayatı bir kez yaşadığını birileri ona hatırlatıyor ve sonra kızın arkasından kendi kendine şöyle diyor: "Kapalı dükkana kira ödemişiz"

Taksi şoförü kapalı dükkana kira ödemeye devam eder mi bilemem ama en azından hayatında bir durakta durup, sinemaya gidip filmi izleyeme karar verdi. Yaşadıklarınızı yalnız sizin başınıza geliyor sanınca, yalnızca bir noktaya takılınca hayat çekilmez oluyor. Hiçbir şey hayatı kendiniz için zindan etmeye değmemeli. Neye takılırsanız takılın, ne olur bir kez kaldırıp kafanızı "insanların başına neler geliyor" diye bir bakın.

Telefon: (0212) 315 94 82 e-mail: feliselif@yahoo.com


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır