Varlıklarını devam ettirmek isteyen fert ve topluluklar, geleceklerinin taminatı olan gençlere büyük önem verirler. Tarihin her döneminde, geçmişlerinden miras olarak davrandıkları ve kültür olarak isimlerindirilen değerler bütününe göre çocuk ve gençleri hayata hazırlamaya önem atfeden ve bunda başarılı olan toplumlar, gerekli olan değişim ve gelişmeyi sağlıklı bir şekilde gerçekleştirerek huzurlu bir hayat sürmüşlerdir. Genç nesillerin maddi-manevi eğitim ve öğretimlerine gerekli dikkati göstermeyen toplumların ise acı akıbetlerini tarih bizlere bildirmektedir.
Fert ve toplumların huzur ve barış içinde mutlu ve müreffeh bir dünya hayatı için eğitim ve öğretimin önemi izahtan varestedir. İnsanın bebeklik döneminden itibaren başlayan öğrenme faaliyeti, ölümüne kadar devam etmektedir. 3-6 yaş arasında öğrenilen bilgilerin ve kazanılan alışkanlıkların insanın bütün hayatı yüzde 30 ile yüzde 90 oranında şekillendirdiği eğitim psikologlarınca ifade edilmektedir.
Teknoloji ve iletişim araçları sayesinde fiziki sınır ve mesafe bakımından her geçen gün küçülen ve küçüldükçe ulaşılan bilgi açısından büyüyen ve dünyada insanlığın yüzyıllardan beri süregelen değer yargılarının, yaşam biçimlerinin hızla değiştiği ve bu değişimlerden de kültürlerinde evrensel özellikler bulunmayan toplumların daha çok etkilendikleri görülmektedir. Biyolojik ve psikolojik açıdan hızlı bir gelişim dönemi olan gençlik, bu gelişmelerden azami ölçüde etkilenmektedir.
Yabancı kültürel değerler mutsuz insanların yetişmesine yol açar
İnsanın günlük hayatında içinde bulunduğu zaman ve mekana göre kendini tanımlamak için; doğumla birlikte varolan ve asla değiştirilme imkanı olmayan, bir kısmı da sonradan kazanılan ve varlığının bir parçası haline gelen; ferdi, cinsi, ailevi, kuşak, mesleki, sosyal, kültürel, maddi, milli, dini ve siyasi on civarında kimlik kullandığı bilinmektedir.
Bu gün içinde bulunduğumuz toplumun, özellikle de gençlerin en büyük problemi kimlik kargaşasıdır. İletişim araçlarının yaygınlaşması ve çeşitlenmesi, manevi değerler bütünü olan kültürün bir meta haline getirilmesi en çok genç kuşakları etkilemektedir.
Ailenin, toplumun, hukuk kurallarının, dinin evrensel değerlerinin tavsvip ettiği kimliğin, iletişim araçları vasıtasıyla yaygınlaşan ve empoze edilen yabancı kültürel değerler tarafından Çağdaş toplumun yarattığı sorunlar gençleri bunaltıyor
değersiz görülerek dışlanması, baskı altına alınması, gençlerin yerel ve bireysel özelliklerini yok ederek onların; huzursuz, sıkıntılı ve mutsuz olmalarına, ait olduğu toplum tarafından da kabul edilmeyen davranışlar içine girmelerine sebep olmaktadır.
Diğer yandan; sosyal hayatta dostluk, arkadaşlık, dayanışma, yardımlaşma gibi duyguların yerini, geçilmesi gerekirse ezilmesi zorunlu rakipler, anlayışına bırakması, her alanda üstünlük sağlamak için hak, hukuk, eşitlik yerine hile, gasp ve zor kullanmanın meşru kabul edilmesi, toplum hayatını şekillendiren ahlâk anlayışının aptallıkla eşdeğer sayılması vb. tutum ve davranışlar, toplumu ayakta tutan değerleri çürütmekte ve bu ortamlardan da en fazla çocuklar ve gençler etkilenmektedir.
Ülkemizde çeşitli sebeplerle bunalıma giren, alkol ve zararlı madde kullanan, intihara başvuran, terör örgütlerinin alt yapısını oluşturan, trafik kazalarına karışan insanların özellikle de gençlerin sayısı her geçen gün artmaktadır.
Çağdaş sorunlar bencilleşmeye sebep olmaktadır. Bencilleşen insan kendini başkasının yerine koyarak düşünme (empati), başkalarına fedakarlıkta bulunma (diğergamlık) ve farklı insanlarla birlikte yaşama, onları kabullenebilme, onlardan rahatsız olmadan ve onları rahatsız etmeden yaşayabilme (sosyalleşme) özellik ve kabileyetlerini geliştiremektedir.
Toplumların geleceği için hayati önem arzeden huzurun sağlanması ve dayanışmanın gerçekleşmesi, fertlerin egoizmi terk edip sosyalleşmesi ile mümkündür.
Analar, babalar, eğitimciler, psikologlar, politikacılar, din bilginleri başta olmak üzere sorumluluk duygusu taşıyan her fert, kendi kültürüyle ters düşen, inançlarıyla taban tabana zıt bir hayatı tercih ederek çeşitli olumsuzluklar sergileyen gençlerin yerine, kendisine, ailesine, çevresine, vatanına, milletine ve değerlerine bağlı, öncelikle kendi iç dünyasıyla barışık, yaşadığı topluma, ülkeye ve nihayet bütün insanlığa faydalı gençlerin yetiştirilmesi için gayret sarf etmelidir.
MEHMET NURİ YILMAZ