Çernobil kabusu: 'The End'
26 Nisan 1986'da dünya nükleer tehlikeyi Çernobil Faciası ile tanımıştı. 15 Aralık'ta kapatılması planlanan nükleer santralin son reaktörü de sızıntı yüzünden kapatıldı
DünyanIn en büyük nükleer kazasına sahne olan Ukrayna'nın Çernobil kentindeki dev nükleer santralde geçen Çarşamba günü 11.04'te ufak bir gaz kaçağı meydana geldi. Yüksek basınçlı buharların sızdığını gösteren alarmların çalması üzerine santralin son nükleer reaktörü de sessiz sedasız kapatıldı ve bir devir sona erdi.
Normalde 15 Aralık'ta kapatılması planlanan santral planlanandan birkaç gün önce üretimine son verdi. Ve bütün dünya rahat bir soluk alabildi. Çünkü eski teknolojisine rağmen hala üretime devam eden santral her an yeni bir kazaya yol açabilir ve dünya, ilkinden çok daha büyük boyutlarda bir felaketle karşı karşıya kalabilirdi.
6 AYDA TEMİZLENDİ (Mİ?)
26 Nİsan 1986'da santralde meydana gelen kazayla birlikte büyük bir duman bulutu ve ağır bir koku bütün bölgeye yayıldı. 30 kişi kaza anında öldü. Ancak felaketin boyutları bununla kalmadı. Radyoaktif maddeler bütün Avrupa'ya yayıldı.
Çevre bölgelerde oturan 100 bin kişi hemen tahliye edildi. Ancak daha üçüncü gün radyoaktif maddeye maruz kalanların saçları dökülmeye başlamıştı. Bölgeyi temizleme çalışmaları 6 ay sürdü. Tam 600 bin kişi zehirleri temizlemek için hayatını tehlikeye atarak çalıştı.
HİROŞİMA'NIN 500 KATI
Ancak buna rağmen yayılan radyasyon sonraki yıllarda Ukrayna, Rusya ve Belarus'ta en az 6 bin kişinin ölmesine ve milyonlarca kişinin çeşitli hastalıklara yakalanmasına neden oldu. Ukrayna'da o günden sonra kanser hastalarının sayısı tam 10 kat arttı ve bu sayılara hastaneye bile kaldırılmadan ölen yüzlerce kişi dahil değil.
Kaza reaktörde bulunan 200 ton radyoaktif yakıtın 6 tonunun, yani yüzde üçünün havaya yayılmasına yol açtı. Bu kadarı bile Hiroşima'ya atılan atom bombasının 500 katı bir hasara yol açmaya yetti. Radyoaktif maddenin tamamının yayılması durumunda ise olacakları düşünmek bile korkunç. Dünya denilen gezegenin yarısı kalıcı olarak zehirlenebilirdi.
MİLLİYETÇİLİK EDEBİYATI
Bu boyutta bir felakete rağmen birkaç yıl sonra Çernobil, tekrar faaliyete geçti. Gerekçeler sağlamdı: Sovyet halkının ülkesine bağlılığı atomdan daha güçlüdür. Reaktörün kapatılması batılı düşmanlarımızın işine gelir. Reaktör binlerce kişiye elektrik ve iş sağlıyor.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Çernobil, Ukrayna'ya miras kaldı. Ukrayna yönetimi ufak tefek birkaç onarımla üretime devam etti. Santral yakınlarına yeni kentler kuruldu. Uluslararası konserlerle halk geri dönmeye ve santralde çalışmaya teşvik edildi. Ancak çok az kişi göreve dönmeye ikna edilebildi.
Hâlâ onlarca köy ve kasaba Nisan 1986'de terk edildiği haliyle duruyor. Yetkililere göre bölgenin insanların yaşayabileceği hale gelmesi için 100 yıl daha geçmesi gerekiyor.
Türkiye radyasyona boğulmuştu
Çernobil Nükleer Santrali'nin 4 numaralı reaktöründeki patlama tüm dünyada ses getirirken, Türkiye seyirci kalan tek ülkeydi
Çernobil faciasından en çok etkilenen ülkelerin başında Türkiye geliyordu. Özellikle Doğu Karadeniz'de radyasyon yüklü bulutların yağmur olup çayların üzerine inmesi ve bu çayların temiz yağmurlarla temizlenmesine fırsat verilmeden toplanması ile Türkiye bu kazadan olabileceğinden çok daha fazla etkilendi. Doktorlar, Çernobil faciasından sonra Türkiye'deki kanser riskinin 2000 kat arttığını açıkladı.
O dönemde üretilen 140 bin ton çayın yarısından fazlası temiz çaylarla harmanlanıp iç piyasaya satıldı. En yoğun etkilenen Karadeniz, Trakya ve Kuzey Ege'de hiçbir uyarı yapılmadığından küçük bebekler ve hamile kadınların korunması mümkün olmadı. O dönemde kafaları karıştıran bir demeç kargaşası da yaşanıyordu. Uzmanlar, Çernobil'den Karadeniz kıyılarının etkilendiğini, o yılın ürünü çayların toplanıp gömülmesi gerektiğini söylüyordu. Oysa dönemin Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Prof. Ahmet Yüksel Özemre, "Türkiye'deki hiçbir yiyecekte radyoaktif bulaşık kesinlikle yoktur. Bunları getirin, yemeye içmeye hazırım" diyordu.
Ancak 1 yıl sonra Prof. Özemre'nin itirafı tüyler ürperticiydi: "Çernobil faciasını halktan gizledik."
Nükhet ESEN
|