kapat

09.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YILMAZ KARAKOYUNLU(yilmazk@sabah.com.tr )


Af kanunu üzerine...

Bu yazıyı okuduğunuzda "Af kanunu" belki kabul, belki reddedilmiş olacak. Hangisi gerçekleşmiş olursa olsun, af kanunu çıkarma girişiminin bir daha değerlendirilmesi gerekiyor.

Af kanunu çıkarmak yetkisi, TBMM'ne, yani yasama erkine aittir. Eğer saygın ve gerçek siyaset anlayışı içinde bakılırsa, böyle bir yasa çıkarmak için yürütme erkinin, yani hükümetin tasarı hazırlaması, Anayasa'ya aykırıdır.

En azından Anayasa ahlakına aykırıdır.

Af kanunu çıkarma yetkisi yasama erkine verilmiş inhisari haklardandır. Anayasa terbiyesiyle bakılırsa, bu hakkı sadece milletvekilleri kullanırlar. Yani af kanunu teklifi hazırlamak, sadece milletvekillerinin hakkıdır.

Oysa yürütme gücü yani hükümet, bir tasarı hazırlamış ve liderin milletvekilleri üzerindeki baskısını da kullanarak yasama erkini kabule zorlamıştır.

Bu üslup, Anayasa ahlakına, Anayasa terbiyesine aykırıdır.

Hukukumuzda inhisari af yetkileri var. Örneğin Cumhurbaşkanı'na verilmiş özel af yetkileri gibi...

Yürütme erki yani hükümet, münhasıran cumhurbaşkanına verilmiş af yetkisini nasıl kullanamıyorsa, yasama erkine inhisari olarak verilmiş af hakkını kullanamaz ve bu hakkı suistimal ederek bir af kanunu tasarısı hazırlayamaz.

Af kanunu çıkarılışında hükümetin bu uygulamasının Anayasa'ya aykırılığı tartışılmalıdır.

***

Bir süre önce bir e-mail aldım. Bu elektronik mektupta (artık bundan sonra e-mail yerine el-mek diyorum) bir hakkın kötüye kullanılmasında Türk halkının reaksiyonları anlatılıyordu.

Olay, birinin kurnazlık gösterip başkasının sırasını alarak öne geçmesiydi. Tıpkı yürütme erkinin, münhasıran yasama erkine ait bir af kanunu teklifi hazırlama hakkını, bir af kanunu tasarısı hazırlayarak suistimal etmesine benziyordu...

Olayı anlatalım. İnsanlar kuyrukta sıra beklerken birisi, bileğine güvenerek ön sıraya geçiyor.

Peki insanlar bu haksız hareketi nasıl karşılıyorlar?

Klasik tepki: "Sıraya geç kardeşim!"

Neo-klasik tepki: "Şeker kardeşim sıraya geçiver!"

Realist tepki: "Sıra var, sıra..."

Sürrealist tepki: "Sallandıracaksın bunlardan ikisini Kızılay'da; bak bir daha yapabilirler mi?"

Romantik tepki: "Beyefendi galiba sırayı göremediniz."

Modern tepki : "Efendim! İnsanımız eğitimsiz; Halbuki Avrupa'da..."

Post-modern tepki: "Sıraya geç ulan ayı!"

Uzlaşmacı: "Acelesi olmasaydı öne geçmezdi; üzmeyin garibi..."

Devrimci: "Alt yapı sorunları çözülmeden halkımız sıraya geçmez. Devrim olunca herkes hizaya gelecek."

Kaderci: "İki dakika fazla beklesek kıyamet mi kopar... Kısmetse hepimizin işi görülür"

Felsefeci: "Ön ve arka kavramları görecelidir. O tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi? Öne geçtiğini zanneden aslında arkaya geçmiş de olabilir."

Kant'cı: "Efendim! Algılanmayan şeyler yok demektir. Bakmayın o tarafa, adam yok olur."

Kötümser Varoluşçu: "Herkes bir gün ölecek. Onurlu şekilde bekleyin; bir gün gelecek bu adam da ölecek"

İyimser Varoluşçu: "Sıkmayın canınızı, şu anın tadını çıkarın. Bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor."

***

Son görüşü hümanist belirtmiş.

Hümanist diyor ki: "İnsanlık bir bütündür. Birimiz hepimiz; hepimiz birimiz içindir. Dolayısıyla birimiz öne geçince, aslında hepimiz öne geçmiş oluruz... Onun için hiç üzülmeyin..."

***

Değerli okuyucularım,

Bu kanun güya hümanist anlayışla çıkarılıyormuş...

Hümanizma adalet ahlakına dayanır.

Üç yıldır bekleyen fakat nedense bir türlü el sürülmeyen Medeni Kanunu çıkarmak için kimse kılını kıpırdatmıyor, ama yalap şap bir af kanunu için her lider milletvekilleri üzerinde baskı kuruyor.

Böyle bir af kanununu toplum, hiç içine sindirebilir mi?

"Hümanist olmak kolaydır; zor olan âdil olmaktır..."

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır