


Amerika'nın eğitimli(!) sürücüleri..
Şimdi size, 45 yıl önce başımdan geçen bir olayı anlatarak, gelişmiş ülkelerde yaşayanların, uygar insanlar olarak doğmadıklarını ve ancak kural ve kanunlara uymakla, zorla da olsa, uygar olduklarını vurgulamak istiyorum. Anam-babam, çok büyük bir özveriyle beni dört yıllık bir gazetecilik eğitimi almam için Kaliforniya'ya yolladılar. Gençlik bu.
Bir gece yarısı, bir arkadaşımla birlikte, kent sokaklarında biraz hızlı gittiğimiz için trafik polisi bizi yakalıyor ve bir hafta içinde yargıç karşısına çıkmamızı istiyor. Birkaç gün geçmeden, ilk kez Amerika'da yargıç karşısına çıkıyoruz. Yargıç, her ikimizin de yabancı öğrenci olduğunu öğrenince, biraz yumuşuyor ve ödememiz gereken para cezasını da tecil ediyor. Birkaç hafta sonra, güpegündüz, hız limiti 40 mil (55 kilometre falan) olan bir ara yolda arabayı kullanırken, trafik polisi yakalıyor ve 40 mil gittiğimden dolayı, hız yaptığımı söylüyor. "Burası 40 mil limitli değil mi?" diye sorduğumda ise "Evet, bu köşeye kadar 40 mildi. Ama gördüğün gibi, bu köşeden itibaren 30 mil diye bir levha astık. Zira köşe başında bir okul var" diyor.
"Eyvah, rezil olacağız yargıca" diyerek, polisin uzattığı kağıdı imzalıyor ve bir hafta içinde yargıcın karşısına çıkacağımı söylüyorum.
Bu arada, okuldaki testler filan derken, bir an aklıma geliyor ki, yargıca gitmeyi unutmuşum. Apar topar yargıcın sekreterine gidiyorum. Kadıncağız beni neredeyse parçalayacak, "Nerelerdesin?" diyor. "Sen zamanında gelmeyince yargıç da senin tutuklanman için emir verdi."
Süklüm püklüm, yargıcın karşısına çıkıyorum. Biraz azar işittikten sonra, "100 dolar ceza ver de aklın başına gelsin" diyor. (100 dolar 45 yıl önce küçük bir servet . Gecede 5 dolara otelde kalınabilir, 1 dolara karın doyabilirdi, mesela.. O zaman bizim devlet dışarda okuyan öğrencilere ayda 109 dolar döviz tahsis eder ve bu para ile geçinilirdi.) Diyor, ama bende 100 dolar nerede. Sefilleri oynuyorum. "Param yok" deyince, yargıç, "Ver bakalım şu sürücü ehliyetini" diyor ve "Bir ay sonra gel al. Bu arada da belki aklın başına gelir" diyor. Aklım hemen başıma geliyor, arkadaşlarımdan 100 dolar bulup getiriyorum. Ama yargıç layık olduğum cezayı çekmemde ısrarlı. Kaliforniya gibi, arabanın ekmek su gibi gerekli olduğu bir yörede bir aylık ceza aklımı başıma getiriyor ve o zamandan beri Amerika'da uslu uslu araba kullanıyorum.
Türkiye'de nasıl araba kullanıyorum, dersiniz? Burada kural, yakalayan ve ceza olmadağına göre, tam bir anarşist gibi!.
***
Bu ülkenin trafik sorunlarını çözmek için hala ve hala eğitimin gerekli olduğunu zanneden hayalperestler için naklettim size bu anıyı.. Anlatan, Radikal'deki köşesinde Cüneyt Koryürek..
Türkiye'de trafik kazalarında ölenler gerçekten cinayet kurbanı iseler, katilleri Meclis'te oturuyor..
Trafik cezalarını sulandırıp etkisiz hale getirmek için ellerinden geleni yapan, durumu biraz iyileştirecek yeni yasayı sümen altında uyutmak için ellerinden geleni yapan Sevgili ve Muhterem Milletvekillerimiz onlar..
Sorularla Mesih Mezarcı Olayı
Hasan Mezarcı neden kendini İsa sanmaya başladı?
Mezarcı'ya İSAatte olsunlar gözüktü.
Mezarcı'ya cidden inananlar var mı?
Türkiye'deki kiracısı inanıyor. Çünkü "Biz ailece size inanıyoruz" ayağıyla Mezarcı'nın evinde kira vermeden oturuyorlar.
Mezarcı'nın sahte İsa Mesih olduğu nereden belli?
Işığa tutulduğunda Atatürk düşmanlığı bariz bir şekilde görülüyor. Ama ortasında teli var. O tel yüzünden beyni kısa devre yapıyor ya zaten.
Mezarcı'nın görünümündeki en büyük tuhaflık nedir?
Kınayı yanlış yerine yakmış.
Mezarcı'nın da havarileri var mı?
Yok ama Meclis'ten yollanan maaş havaleleri var.
Mesih Mezarcı Türk turizmini nasıl baltalayacak?
Mezarcı Meryem Ana'nın evine yerleşip, hacı olmaya gelen turistleri "Defolun ulan anamın evinden. Ben onun Almanya'dan gelen oğluyum" diyerek kovalayacak.
Mezarcı'nın kendini İsa Mesih zannetmesinden daha feci ne olabilir?
Banu Alkan'ın Afroditlik'ten istifade ederek kendini Meryem Ana zannetmeye başlaması.
Bu aralar taraftarların dilinden düşmeyen slogan hangisi?
1,2,3 Mesih yetmez, 4,5,6 olsun.
Mezarcı olayından sonra ekonomistler neyi tartışmaya başladılar?
Kişi başına düşen İsa Mesih sayısındaki artış ve bunun Gayri SUFİ Milli Hasıla'ya olan etkisini.
Mesih Mezarcı Aralık ayının 7'si ile 17'si arası ayın üzerinde görüleceğini açıkladı. Bu fikri kim verdi?
Bülent Ersoy verdi. Bülent Hanım, TV'de görüp kızdığı Mezarcı'ya telefon açıp "Sen ne diyorsun ayol" diye bağırdı. Mezarcı lafın sonunu "Ay ol" olarak anladı.
Diyelim ki Mezarcı haklı çıktı ve Ay'a bakınca Mezarcı'yı gördük. Ne diyeceğiz?
Ay'a baktım seni gördüm, sana baktım ayı gördüm.
Mezarcı Ay'da görülse neden iyi olur?
Bahaneyle ayın karanlık yüzünü görmüş oluruz.
Mezarcı bu aralar en çok hangi albümü dinlemekten hoşlanıyor?
Pink Floyd... The Dark Side Of The Moon.
Mezarcı'nın silueti Ay'ın yüzeyine düşerse kendisine ne denecek?
Ay'ın Güzeli.
Gazeteci Faruk Bildirici bu aralar hangi kitap üstünde çalışıyor?
Siluetini Sevdiğimin Mezarcısı.
Ay'a ilk ayak basan Neil Armstrong bu duruma ne derdi acaba?
Bu insanlık için küçük ama mide bulandırıcı bir adım.
"Ay da görünücem" iddiasından sonra sırada hangi iddialar var?
"Çok yakında güneşin üzerinde görünecem. Noel Baba gelip elimi öpecek. Ocak ayının ilk haftası tüm kahve fallarında yüzümü göreceksiniz."
Mezarcı da Banu gibi piyasaya bir ürün sürecek mi?
Mesih Macunu sürecek. Macunlar satılmayınca macunları sürecek başka yer bakacak.
"Ben Mesih'im balonu sönünce Mezarcı ne diyecek?
Ellerimde, ayaklarımda delikler oluşmaya başlayınca bir an İsa olduğumu sanmıştım. Ama burnum da uzamaya başlayınca gerçek anlaşıldı. Ben Pinokyo'yum."
hakanutku@hotmail.com
TEBESSÜM
Hakim Temel'e,
- Bir başka kadınla seni iki kişi görmüş, ne diyeceksin, diye sorunca Temel,
- Yani hakim bey, altmış milyonun görmediğine inanmıyorsun da , iki kişinin gördüğüne mi inanıyorsun?
Muhteşem gol!..
Hakan Şükür, hayatının en muhteşem gollerinden birini attı Perşembe akşamı ve İtalya'da kalabilme yolunda büyük kredi topladı. Bu kadar zor bir golü, bu kadar kritik bir anda atması, belki de futbol yaşamının dönüm noktası olacak.
Maçtan sonra Rai Uno'nun italyanca sorularına italyanca yanıt vermesi, aslında benim için daha da büyük bir gol oldu.
Hakan'ın futbolunun benzersizliğini hep yazdım.. Ama insan olarak kendisine sevgim ve saygımın kalmadığını saklamadım. Bütün bunlara rağmen, golü ekran önünde beni sevinçten havalara fırlattı. Bir Türk olarak büyük gurur duymama sebep oldu.
Teşekkür ederim.
Hakan'ın İtalya'da yapamayacağını yazmıştım..
Yanılmak, hayatımdaki en büyük mutluluklardan biri olacaktır.
Hele bir de insan olmanın, futbolcu olmaktan çok önemli olduğunu da öğrenebilirse..
BİZİM DUVAR
Ay canım ne şeker köle, allah sahibine bağışlasın
Hakan&Utku
500 Milyar'da hata!.
Perşembe akşamı, Kenan Işık, tabii kendisine verilen notlara bağlı kaldığı için oraya kadar fevkalade hızlı ve başarılı yarışan Yasemin hanıma (Soyadını alamadım, özür dilerim) haksızlık etti. Doğru olarak verilen yanıta, "Yanlış" dedi. Yarışmacı 8 milyarla yarışmaya devam edeceğine 500 milyonla elendi.
Aslında karışıklığı yaratan, sorunun yanlış düzenlenmesiydi.
Notlarıma göre soru aynen şöyle:
"İlki Güney Amerika'da yapılan Dünya Futbol Kupasını kim kazanmıştır?."
Yasemin hanım futbolla hiç ilgisinin olmadığını söyledi ve joker haklarından birini kullanıp, seyirciden yardım istedi. Dört şık içinde Brezilya yüzde 60'tan fazla oy alınca, Yasemin hanımın yanıtı "Brezilya" oldu.
Birkaç saniye sonra, yeşil ışık Uruguay'ın üzerinde yandı ve Kenan Işık, yarışmacının elendiğini açıkladı.
Oysa, bu kuruluş şekli ile doğru olan yanıt, Brezilya idi..
İlki Güney Amerika'da yapılan Dünya Kupası, bugün Brezilya futbol federasyonunun müzesindedir. Çünkü bir adı da Jules Rimet olan bu kupa, statü gereği, üç kez kazanan ülkeye verilecekti.
İlki Güney Amerika'da yapılan dünya kupasını üç defa kazanmayı başaran takım da Brezilya oldu ve kupayı kazanıp, müzesine koydu.
Soru eğer "Güney Amerika'da yapılan ilk Dünya Kupasını kim kazandı" olsaydı, o zaman doğru yanıt "Uruguay" olacaktı.
Türkçe ve futbol uzmanları arasında yapılacak minik bir araştırma, Yasemin hanımın soruya göre "Doğru" yanıtına rağmen elendiğini ortaya koyacaktır.
O zaman da Show TV'ye düşen, Yasemin hanımı yarışmaya kaldığı yerden devama davet etmek olacaktır.
SEVDİĞİM LAFLAR
Erkekler yaşlanır, kadınlarsa değişir
Goethe