kapat

09.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


Ekşi yoğurt ve hıyar turşusu!

Büyük gerçekleri anlatan yalın sözler vardır. İşte onlardan biri; "Kimse yoğurdum ekşi demez". Yoğurt ekşimişse, ağıza acılık yayan bir hal almışsa kimse yoğurdu sahiplenmez.

Ekonomi önemli günler yaşadı.

Yaşamaya devam ediyor.

Ciddi kırılma noktaları var.

Yoğurt ekşidi, ağızlarda acılık....

Fakat kim ekşitti yoğurdu?

Ekşi yoğurt ortada kaldı...

Onu IMF mi ekşitti?

Yoksa beceriksiz hükümet mi?

Net bir açıklama, izah yapamadılar.

Hastaneye kaldırılan banka sayısı 11'e ulaştı, 1 banka da öldü denilerek ve "Toprağın bol olsun, Veledaalin... Amiiin...." çekilerek tarihin toprağına gömüldü. Faizler yükseldi, dövize duyarlılık uyandı, borsa yere serildi, ortalık kekremsi kokular yayan dedikoduyla, terbiye edilmemiş söylentilerle doldu.

Dış ticaret açığı büyüdü...

Döviz üretimi ile döviz tüketimi arasındaki fark ciddi olarak açılıyor.

***

Ekonomide büyüme var...

Ancak üretimle değil...

Dışa satışla değil...

İthalatta büyüme var...

İthalatla, dış borçla, başkasının gücüyle nereye kadar büyüyüp, zenginleşebilirsin? Halk, memurlar, işçiler, çiftçiler, esnaf, sanayiciler, piyasa değerleri eriyen pırıl pırıl şirketler, büyük özveriye katlanıp "ekonomik programa destek vermelerine rağmen..." enflasyon da beklenen hedeflere inmedi.

Halk kemer sıkıyor.

Hayat pahalılığı yine de sinmiyor...

Enflasyon canavarı pısmış bekliyor.

***

Spekülatif krizin patlaması....

7 milyar doların dışarı kaçması...

Banka batışlarının hızlanması...

Bunlar da işin cabası, fazlası....

Arkasında IMF'nin, Dünya Bankası'nın, büyük ABD'nin, büyük Avrupa'nın, büyük dış ve iç sermayenin, bizim büyük basının, üç partili hükümetin ve hatta Çiller'li, Recai Kutan'lı muhalefetin bulunduğu "bir ekonomik istikrar programı" uygulanırken niçin çıktı bu kriz?

Dolayısıyla şu soru şelale gibi orta yerde duruyor: "Uygulanmakta olan IMF programı parasal olarak ve konsept olarak tutarsız mı? Yok program tutarlı da hükümet mi beceriksiz?"

IMF'nin bütün dediklerini yapsaydık bu kriz yine çıkar mıydı?

Son fırtına patlayınca IMF, Washington'dan Cottarelli'nin yanında çıplak kafalı, gözlüklü bankacılık direktörünü de beraberinde niçin gönderdi? Acaba onun da hesaplamadığı bazı şeyler mi çıkmıştı?

***

Sorgulanması gereken, berrak cevap isteyen sorular bunlar...

İshak Alaton, bir faks gönderdi; "Bankaların batışından IMF ve ekonomik programın arkasında durmayan hükümet sorumludur" iddiası topaldır. Tek bacak sağlam, diğer bacak kırıktır.

IMF, doktordur...

Doktor niçin sorumlu olsun?

Aynaya kızmanın mantığı yok...

Aynayı kırmanın alemi yok..." diyor. Yani senin miden yanıyor... Bana bir çare doktor demişsin. Doktor olarak IMF'yi çağırmışsın. Doktor da sana "Çok hıyar turşusu yemişsin... Kes turşu yemeyi..." demiş, reçeteyi yazıp gitmiş...

Fakat sen sabah kalkıyorsun..

Hıyar turşusunu yemeye...

Öğlen sofraya oturuyorsun...

Hıyar turşusunu yemeye...

Akşam davete gidiyorsun...

Hıyar turşunu yine yemeye...

Devam ediyorsun...

Zaten miden hasta...

Sen hıyar turşusu yemekten vazgeçmiyorsun.

Miden de yanmaya devam ediyor.

Kalkıp doktora çıkışıyorsun:

"Hani midem düzelecekti..."

Doktor ne yapsın?

***

İshak Alaton, yerden göğe haklı olabilir. Ama IMF ile yapılan anlaşmanın da adı "sand-by" dır. Yani sen sıkıştığın zaman ben arkandayım, yanındayım, seni yedeklemiş durumdayım. Bu sözü veren IMF, bankaların batışını seyretmiş, Demirbank gibi "faizleri indirmek için büyük destek vermiş bir bankanın batışını da"da oturup izlemiştir. IMF, Avrupa'nın otomativ sektörü Türk piyasasına mal satsın diye Türkiye ithalatının alev elev büyemesini niçin öyle koyun gibi bakışlarla seyretmiştir?

Yoğurdu kim ekşitti...

Bunun cevabı verilmeli...

Çok net olarak...

Ve anlaşılır bir biçimde...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır