kapat

09.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
banner
Şimdi nakdi olan moda
Piyasadaki kriz mali sistemin üzerine karabasan gibi çöktü.

İMKB bu krizde 90 milyar dolar piyasa değerinden 56 milyar dolara kadar geriledi. Şirket değerleri 44 milyar dolar düştü. Son üç gündür borsa yüzde 12 yükselerek yaralarını sarmaya çalışıyor. İlk gün yatırımcılar her hisse senedine saldırdıktan sonra ikinci günden itibaren seçici alımlar gündeme geldi. Burada yatırım tercihinin temel kriteri likidite olarak ortaya çıktı. Bir başka deyişle yatırımcı kasasında para olan hisse senetlerine talep göstermeye başladı. Bunun nedeni oldukça basit. Kriz sırasında gecelikte yüzde 2000'e çıkan repo oranlarının şirketlerden tarafından mutlaka değerlendirildiği ve son çeyrek bilançolarına krizin kar olarak yansıyacağı varsayımı işledi. Bu kısmen doğru.

Ancak kriz öncesi yüzde 40-45'ler seviyesinde bulunan Hazine bonosu faizlerinin yüzde 135'lere kadar çıkması da şirketler açısından eksi puan olarak değerlendirilmeli. Bu nedenle kasasından parası çok, bonosu az şirketler ön plana çıkabilir. 2000 yılı 9 aylık bilançolarına göre, borsa şirketlerinin elinde toplam 1,3 milyar dolarlık nakit ve 785 milyon dolarlık hazine bonosu, devlet tahvili bulunduğunu belirtelim.

Ancak bu bakış açısı tabiki kısa vade için gerekçe olabilir. Çünkü 2001'in krizle birlikte tüm hedeflerin tutturulmasının zorlaşacağı bir yıl olacağı kesin.

Aslında son iki günde borsa 2001 yılının resmini çekti. Yılın özeti şu; getirilen vergilerle tüketim daralacak. Cari açık sorunu ortadan kalkacak. Bütçe hedeflerinin tutturulması zorlaşacak. Yüzde 4.5'lik büyüme artık hayal. En azından ilk çeyrek büyümesinin eksi olacağı kesin gibi. Geçen yıl patlama yaşayan sektörler için 2000 yılı tatlı bir hayal olarak kalacak.

Tüm bu makro öngörülerin borsa açısından yorumu şu; sanayi şirketleri gözde olmaktan çıkacak. Hazine bonosu faizleri yüksek kalmaya devam edecek. Büyük bankalar bu durumdan olumlu etkilenecek. Nitekim son iki günlük harekette bu senaryo endekslere yansıdı. Sanayi endeksi, borsa yüzde 33 yükselirken, yüzde 26 prim yapabildi.

SENARYOLAR DEĞİŞİYOR
Perakende sektörünün önümüzdeki yıl ferahlayacağı öngörülüyor. Bu yıl perakendecilerin satışları mağaza başına satışları dolar bazında yüzde 20-25 seviyelerinde düşmüştü. Bunun da nedeni, geçen yıl özellikle orta gelir grubu otomobil kredisi, tüketici kredisi taksidi ödeyebilmek için gıdasından kesmişti. Faizlerin yüksek seyretmesi olasılığı perakende sektörünün faaliyet dışı gelir kalemini yeniden şişirecek.Nitekim sektör endeksi iki günde yüzde 42,4 yükseldi. Tabi otomotiv sektörünün bu yılki rakamlarına ulaşmasının çok zor olduğunu belirtemeye gerek yok.

Sonuç olarak üç hafta süren likidite krizinin uzun vadeli etkileri ortaya çıktıkça borsa senaryoları da değişiyor. Bu senaryolara göre pozisyon almak en azından uğranan zararların hafifletilmesinde yardımcı olacak gibi görünüyor.

CÜNEYT TOROS


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır