kapat

08.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
EMİN ÖZTÜRK


Hangisi daha büyük?

Çarşamba günü akşamı katıldığımız bir yemekte, 1994 yılındaki kriz ile geçtiğimiz günlerde yaşanan krizden hangisinin daha büyük olduğu sorusu gündeme geldi. Tabii bu, uçları açık genel bir soru. Onun için hemen net bir cevap vermek zor. Bir defa karşılaştırmanın, örneğin, ekonomik büyüme açısından mı yoksa banka sistemine verdiği zarar açısından mı yapıldığı çok önemli. Dolayısıyla, bakış açısına bağlı olarak değişik cevaplar vermek mümkün

İkinci olarak, son krizin tam olarak bittiğini söylemek için henüz erken. Biz bu yazıyı yazarken bankalararası gecelik faiz oranları yüzde 100'ün üzerindeydi. Bu seviye, geçen iki haftada görülen astronomik oranlara göre düşük ama kriz öncesindeki yüzde 40 civarına göre hala çok yüksek. Bankaların mevcut kredilerinin ve menkul kıymet portföylerin getirisinin çok daha düşük olduğu dikkate alınırsa yüksek fonlama maliyetleri banka sistemindeki hasarın büyümeye devam etmesi demek. Yani son krizin hasar tespitini yapmak için biraz erken.Yine de 1994'e göre benzerliklere ve farklara değinmek istiyoruz.

Benzerlikler
Hatırlayalım, her iki krizde de döviz çıkışı oldu. Vahim yönetim hataları her ikisinde de var. 1994 krizinde üç küçük bankanın faaliyetine son verilmişti. Bu defa büyük bir bankaya el konuldu, çok küçük bir banka kapatıldı. Her iki krizde de cari işlemler açığı yüksekti. 1994 krizini takiben ekonomi ciddi ölçüde daralmıştı. 2001 yılında ekonominin bu yıla göre hızla yavaşlaması bekleniyor.

Bankacılık sistemi 1994 krizinde kurun hızla artması ve bir devalüasyonla sonuçlanması üzerine döviz açık pozisyonlarından darbe yemişti. Son krizde açık pozisyon zararları oluşmadı ama kısa vadeli fonlama maliyetlerinin çok yüksek düzeylere çıkması nedeniyle faiz riski realize edildi. Yukarıdaki benzerlikler listesini uzatmak ya da yüzeysel farklar bulmak mümkün ama bizim değinmek istediğimiz iki önemli husus var.

Kredibilite kaybı
1994 krizi olduğunda yürürlükte bir istikrar programı yoktu. Cari açığın büyümesi, zamanın hükümet başkanının faiz konusunda inatlaşması ve diğer yönetim hataları nedeniyle Merkez Bankası zaten uzunca bir süre döviz piyasasına müdahale etmekteydi. Döviz rezervlerinin erimesiyle birlikte bir devalüasyonun kaçınılmaz oluşu kimseyi şaşırtmamıştı. Ortada bir istikrar programı olmadığı için programın kredibilitesi diye bir sorun da yoktu.

Oysa bu kriz çok iddialı ve genellikle başarılı bulunan bir istikrar programı sürerken gerçekleşti Üstelik daha birinci yılı dolmadan. Dolayısıyla, programa dönüldüğünde başarıların daha az takdir edilmesi, yabancı yatırımcıların ve yerli bankaların daha ihtiyatlı olması yüksek olasılık. Geçen yılın sonundan itibaren piyasaların bu programa açtığı kredinin aynı ölçüde tekrarı şimdi daha zor. Bu açıdan Türkiye, bu programa başladığı noktanın muhtemelen daha gerisinde.

Şansı yok
1994 krizinden sonra enflasyonun üç haneli rakamlara çıkması, bankaların uğradığı zararların zaman içinde bilançolarında eritilmesine yaramıştı. Şimdi ise enflasyonu patlatmak bir yana, sürmekte olan bir enflasyonu indirme programı var. Enflasyon indikçe bankaların bilançolarında oluşan tahribat daha göze batar hale gelecek. Dolayısıyla, Türkiye bu defa bankacılık konusundaki sorunları daha kökten çözümler bulmak zorunda. Üstelik kriz öncesindeki polisiye operasyonlar ve kriz süresince ortaya çıkanlar bankacılık sistemini o kadar ön plana çıkardı ki, bu alanda köklü bir çözüm planı ortaya konulmadan ekonomik programın tekrar kredibilite kazanması çok zor.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır