kapat

08.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET TAN(tana@sabah.com.tr )


Yolsuzluk yolu...

Yolsuzluk, yalnız Türkiye'nin değil dünyadaki her devletin derdi. Ya birinci dereceden ya ikinci dereceden derdi.

Zaten yolsuzluk, ancak devlet varsa söz konusu.

Yoksa iki yurttaş veya şirket arasındaki haksızlığın veya hırsızlığın adı ya alavere oluyor ya da dalavere.

Yasadışı bir eylemin yolsuzluk sayılması için devlet gücünün özel çıkar amacıyla kullanılması gerekir.

Özel çıkar, yalnızca para pulu değil haksız kazanımın her türünü kapsıyor.

Bu nedenle seçimlere hile karıştırılması da yolsuzluk sayılıyor muhalefet partisi telefonlarının binalarını dinletmek de.

***

Yolsuzluğun eşitlik, rekabet ve adalet gibi temel kurumlar üzerinde yıkıcı etkileri var.

Ayrıca hukukun üstünlüğü, iyi yönetim, demokratik gelenekler ve toplumun ahlaki yapısındaki yıkıcı etkilerini de hesaba katmak gerek.

Özellikle şeffaflığın olmadığı ve yeterli yaptırımların bulunmadığı ortamlarda yolsuzluğun, giderek bir yaşam tarzına dönüştüğü de biliniyor.

Yolsuzluğun ortadan kaldırılması için çok etkin yapısal ve yasal düzenlemelere ve kamu yönetimine yüksek ahlaki standartların getirilmesine gerek var.

***

Yolsuzluklar yalnızca ulusların değil, uluslararası kuruluşların da bir numaralı gündem maddesi olması bundan.

Ayrıca yolsuzluk ile örgütlü suçlar arasında birbirini tamamlayan uluslararası bağlantılar bulunduğu da biliniyor.

Bu nedenle , IMF'den AGİT'e bir çok kuruluş yolsuzların ortadan kaldırılması için önlemler, yöntemler belirliyor, kararlar alıyor, çabalar harcıyorlar.

Çünkü yolsuzluk yalnızca ekonomik haksızlıklar yaratmıyor, iç ve dış yatırımları caydırıyor ve kalkınmayı baltalıyor, sefaleti, sağlıksızlığı ve eğitimsizliği artırarak ülkelerin toplumsal dokusunu da bozuyor.

***

Yoksullaşmanın ve işsizliğin artması kitlelerin demokrasi inancından uzaklaşmasına ve insan hakları sorunlarının artmasına da ortam hazırlıyor.

Bu nedenle yolsuzlukla mücadele, erdemli yöneticilerin elinde bulunan her ülke için kutsal bir görev haline geliyor.

***

Bu nedenle, yolsuzlukla mücadele hedefi, geçen yıl 54 ülke devlet veya hükümet başkanını bir araya getiren AGİT Zirvesi'nde alınan bir kararla Avrupa Güvenlik Şartı'na dahil edildi.

Türkiye de bu belgeye imza attı.

Özet mi ?

Son haftalarda bankalar üzerinde odaklaşan mücadele Zekeriya Temizel'in, Nuh Mete Yüksel'in, Sadettin Tantan'ın ve daha bir çok onurlu ve yürekli kamu görevlisinin emmiş olduğu helal sütün ötesinde bir anlam ve zorunluluk taşıyor.

Kaldı ki, halkımızın son seçimlerde en belirleyici özelliği "dürüstlük" olan bir lidere yönelmesi ve onun başbakan yapılması da, bu mücadele için bir başka zorunluluk.

Hem bu mücadele muhakkak ki, Avrupa Ailesi'ne katılmanın da bir aracı; hatta, çıkacak aftaki sakatlıkları affettirmenin de bir yolu!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır