Televizyona çıkan bir kaç mağdur ailenin isyanı, af yasasını görüşen milletvekillerinin vicdanında şaşılacak yankılar yarattı.
Dün bir kaçı ile görüştüm..
Hepsi de, yakınları bir katil veya trafik canavarı tarafından öldürülen mağdur ailelerin etkisi altında ezilir haldeydiler.
Demek ki milletvekillerini, sadece siyasi çıkar hesabına kilitlenmiş akılları yönetiyor. Vicdanları hücre hapsinde.
Vicdan denetiminden kopmuş akıl, bir karış havadadır. Allah insanları, böylesi bölünmelerden korusun. Milletleri de böyle insanlar tarafından yönetilme bahtsızlığından..
Af yasası bir kaç gün içinde geçecek.
Çoğu pişman olmamış on binlerce katil, hırsız, uğursuz sokaklara salınacak.
Cezaevlerini yönetemeyen iktidar, oraları yönetilemez hale getiren suçluları affediyor!
Teselli olalım diye gösterdikleri bahane de "Boşalttıktan sonra cezaevlerine getireceğimiz yeni düzen, bugünkü rezaletin tekrarlanmasını önleyecek.."
Reform yapıcı özelliği ile övünen hükümet keşke bu affı, bir adalet, ceza ve infaz reformunun tamamlayıcısı olarak getirseydi.
Tersine her parti, kendi suçlusunu af kapsamına sokarak toplum vicdanına meydan okumanın yanlışını yaptı. Şimdi eşitsizlik gerekçesiyle yasayı Anayasa Mahkemesi'nin iptal etmesi ve kapsam dışı bırakılan suçluları da affetmesi tehlikesi mevcuttur.
Mehmet Ali Ağca, öldürmeye teşebbüs suçundan İtalya'da tam 20 yıl hücrede yattı. Türkiye'de adam öldürme suçu işledi, fakat bir kaç yıl bile yatmayacak; öyle mi?
Korudukları suçluları affa sokmaya uğraşan milletvekilleri, "Adalet herkes için" diye birbirlerini ikna etmeye çalışıyor.
Peki bu katillerden, gaspçılardan, işkencecilerden zarar görenler ne olacak?.
Onların adalet istemeye hakkı yok mu?
Bu mecliste, yasalara saygılı insanların haklarını savunacak kimse yok mu?
İçerdekilere "kader mahkumu" diyorlar.
Hayır.. Asıl kader mahkumları, onlardan zarar gören namuslu ve mağdur insanlardır.
Kötü kader de adaleti olmayan bir devletin vatandaşı olmaktır.
Milletvekilleri bugün yasanın kapsamını görüşürken vicdanlarını akıllarının önüne koysunlar!
Adalet Bakanı Türk, ortak yaşam alanlarını genişleten, cezaevlerinde her türlü uygulamayı yargı denetimine alan ve yönetimin saydamlaşmasını sağlayacak "cezaevi izleme komiteleri"nin kurulmasını öngören üç yasa tasarısı hazırlandığını açıkladı dün.
"Bu üç yasa yürürlüğe girmeden F tipi cezaevileri açılmayacak. Bu durumda F tipi cezaevlerinin en az 6 ay sonra hizmete açılacağı anlaşılmaktadır" dedi.
Açıklama, eylemlerin amacına ulaştığı anlamına geliyor. Bundan sonrası artık, örgütlerin rehin aldığı hayatları, devlete meydan okumak uğruna söndürmesidir.
Devletin gözü önünde cinayet işlemektir.
Eyleme pasif destek veren tabip odaları, artık hayat kurtarma görevlerini hatırlamalı.
Bu olmuyorsa devlet, intihar ve cinayet eylemlerine müdahale etmeli.