kapat

08.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Online
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
banner
2001'de kurtuluş üretimle büyümede
2001 yılının krizsiz atlatılması ve hedeflerinin tutturulabilmesi, ekonomide küçülmeye veya büyümenin üretimle olmasına bağlı

Ekonomide deprem gibi gelen finansal krizden sonra sular durulmaya başladı. Panik havasından kurtulan herkes şimdi şapkasını önüne alıp 2001'in nasıl geçeceğini tahmin etmeye çalışıyor. Hükümet kriz döneminde almış olduğu kararlarla 2001 yılında enflasyon ve cari açıkla mücadelesini kuvvetlendirecek. Faizlerin bir süre daha yüksek seyredeceği gözönüne alındığında, 2001 yılında cari açık sorununun gündemden çıkacağı, buna karşılık büyüyen bütçe açığının yeni vergileri zorunlu kılacağı tahmin ediliyor. Bu nedenlerle 2001 yılında büyümenin hedeflendiği gibi yüzde 4-4.5 değil, en çok yüzde 3 civarında gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Çünkü faizlerin yüksekliği ve vergilerin artırılması büyümeyi tersine çevirecek. Faizlerin ve maliyetlerin artışı da hedeflenen yüzde 10-12 enflasyonun bir miktar daha yukarıda gerçekleşmesine neden olacak.

Peki teoride ince hesaplarla ortaya çıkan bu öngörülerin pratikte de yakalanması için mali piyasalar, özel sektör ve kamu kesimi nasıl bir politika izleyecek? 2001'i ayakta kalarak geçirmek için kime hangi görevler düşüyor? Reel sektör, 2001 yılında büyüme ve enflasyon hedeflerinin tutturulmasının üretim ekonomisinden geçtiği görüşünde birleşiyor. Talebi kısarak enflasyonun düşürülemeyeceği görüşünden hareketle, ihracata dayalı bir politika uygulanması gerektiği vurgulanıyor.

Saruhan Özel Denizbank/Baş ekonomist

Cari açık sorunu kalmadı
Son krizle birlikte programa güvenin zedelendiğini görüyoruz. Bu durum Türkiye'nin cari işlemler dengesi sorununu ortadan kaldıracak. Tüketim ve ithalatın geleceğe yönelik inançla arttığını biliyoruz. Yüksek faiz bir süre daha devam edeceği için, tüketim düşecek. Faiz maliyeti, kamu zamları ve kur rejiminin enflasyonla mücadelede zorluk çıkabileceği görünüyor. 2001 yılında kamu fiyatlarında artış bekleniyor. Dolayısıyla yüzde 10-12'lik hedefin tutması zor. TL'nin reel artışı ekonomiye zarar vermese bile yabancı yatırımcıyı caydıracak. Döviz girişinin olması zor. 2001 yılında gözüken durgun bir ekonomi. Ekonomik faaliyetlerin yavaşlaması vergi hedeflerinin tutturulmasını da güçleştirebilir. Yeni önemlerin gelebileceğini düşünüyorum.

CÜNEYT SEL- İktisat Bankası Yönetim Kurulu Üyesi

Yüksek faize devam
Krİz bankacılık sektörünün 10 milyar dolar olan özkaynağını 3-4 milyar dolar kadar düşürdü. Kaynak sorunu daha da arttı. Kaynağın sınırlanması, verilecek kredi miktarını da düşürecek. Yapılan zarar da göz önüne alındığında, tüm borç alıcıların bir süre daha yüksek faiz ödeyeceği görülüyor. Bu durum cari açığı küçültücü etki yapacak. Özel sektörün maliyetleri artacağı için enflasyon hedefinde zorluk başlayacak. 2000 yılında hızlı yükselen petrol fiyatları ve dolarda düşüş, olumlu katkı yapabilir. Yurtdışının Türkiye'ye bakışının düzelebilmesi için Eylül'den itibaren yavaşlattığımız programı hızlandırmamız ve hatasız adım atmamız gerekiyor. Hükümetin yurtdışı kreditörlere verilen güvenceyi belirgin hale getirmesi gerekiyor.

TUNCAY ÖZİLHAN- Anadolu Endüstri Holding

Tabuları yıkıp masraf kısalım
Ekonomİ 2001'de ekonominin yüzde 4 civarında büyür. Cari açığın 4-5 milyar dolara inmesi için ihracat kredilerinin arttırılarak bürokrasinin azaltılması, ihracat teşviklerinin geliştirilmesi gerekli. Yatırım bürokrasisinin azaltılması da şart. 2001'de bütçe açığı 7 milyar dolar civarında olur. Türkiye'nin iki yakasının bir araya gelmesi için devlet her organıyla küçümeli. Tabuları yıkıp, her masraf kapısı masaya yatırılmalı. Banka operasyonunda eğer temizlik bitmedi ise, bir an evvel bitirmek gerekir ki, kafalardaki sorular bitsin. Fondaki bankalar 1 ay içinde satılamıyor ise tasfiye edilsin. Piyasayı onlar bozarak yüksek faizi veriyorlar. Açık kaldıkça zararı artıyor. Ayrıca, Bankacılık Denetleme Düzenleme Kurulu, bankaların belirli bir dönem içinde bankacılığın gerektirdiği disipline girmelerini sağlamalı ve yüksek risk almalarına mani olmalıdır.

HÜSAMETTİN KAVİ- İSO Yönetim Kurulu Başkanı

Aylık program gerekli
Hedeflenen büyüme ve enflasyon rakamlarına ulaşmak için üretim ekonomisi uygulamak şart. 2001 yılının ilk altı ayında 1 yıllık çalışmak zorundayız. Bunun için de aylık iş programları mutlaka oluşturulmalı. Ancak bu şekilde anında müdahale ile zarar en aza indirgenebilir. Türkiye her yıl 10 milyar dolar vererek cari açığını kapatan birini bulamaz. Cari dengeyi ithalatla değil ihracatla koruyabiliriz. Türkiye'nin ülke bazında dış ticaret dengesini kurarken tüketim malı ve yatırım malı ithalatının finansmanı ihracattır. İhracat bedellerimizde tüketim ve ara malı ithalatını finanse etmeliyiz. Yatırım malları finansmanında da kaynağımız turizm gelirleri olmalı. Bunlar arasında birbirlerine aktarma yapılabilir. Ama temel mantığı böyle kurarsak hiç bir şekilde cari işlem açığı vermeyiz. Faiz ve ana para ödemelerimiz olacağını da dikkate almak zorundayız. Aldığımız dış borçların takvimine uygun bir nakit akışını bulmamız lazım. Bu nakit kışı ithalat, ihracat ve turizm gelirleriyle aylık projeksiyona oturtulduğu taktirde beklenmedik.

ABDÜLKADİR KONUKOĞLU -SANKO

Durgunluk bekliyoruz
Gelecek yıl büyüme yüzde 2-3 olur. Türkiye daha çok büyürse yine kriz olabilir. Kriz olağanüstü bir şey, ne sanayiciden ne de halktan. Tamamen psikolojinin getirdiği bir olay. Hiçbirimiz böyle bir şeyi tahmin etmiyorduk. 10 milyar dolar geldiği zaman bütçenin toparlanacağı düşüncesindeyim. Hükümet, programında çok kararlı. Eğer iş yine dönüp seçim hesaplarına gelirse Türkiye'nin karaya oturması kaçınılmaz. Bu hükümet seçim hesapları yerine geleceğin hesaplarını yaparlarsa o zaman uygulanan politika destek görür. Son 15 yıldır yaşananların maneviyatımızı kırmaması lazım. Ekonomide şiddetli bir deprem yaşadık. Ben 52 yaşındayım daha böyle bir şey görmedim. Her türlü felaketi karşılamak zorundayız.


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır