kapat

03.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Eğri ağaçsız orman olmaz!

Eğer medyaya tahammül edeceksen bunu baştan bileceksin.. İki de bir "Kaynar kazan olmuşam, candan bezer olmuşam.." diye yakınmayacaksın.. Yoksa elin adamı gelir "Kuş dilini bilmezdin, okur yazar olmuşsan.." diye başına kakar..

Özet: Yazar, kendi grubundan Hakan Aygün denilen yiğit kişinin "Ayşe Özgün, Hergün.." programında Leyla Tekül ve Bedri Baykam tarafından makasa alınıp hırpalanmasına kızar..

Medyayı baskı altına alıp, halkımıza zorla "kültür ve sanat" sayfaları okutmaya niyetlenen bu ikiliyle mücadeleye karar verir.. Bu arada demlenmekte olan çaydanlık taştığından ocak rezil olur..

Daha da sinirlenen yazar bu iki olumsuz gelişme üzerine uzun uzun düşünür.. Aklına bir şey gelmez.. Olayda dış düşmanlarımızın etkisini arar.. Bulamayınca oturup yazısına devam eder..

Arkasında bir yerlerde duran açık radyoda Santana'nın Los Angales dolaylarından derlediği "Dallas'ta beş minare.. Beri gel Ceyar beri gel.." türküsü çalmaktadır..

***

Nerede kalmıştık?

Haaa! Okura bedava edebi eser verme merakının Yeni Yüzyıl'ı nasıl batırma noktasına getirdiğini anlatmıştık.. Niye mi? Ahalimizin her türlü kültürel dayatmaya tepki vermesini örneklemek için..

Bütün bunlar bilinirken Bedri Baykam'ın "Gazeteler spor sayfası kadar kültür ve sanat sayfası yapsın.." diye tutturması akla ziyan bir iş.. O sayfaları ne ile dolduracaksın?

Bedri'nin kurnazlığı..

Kültür ve sanat olayları dediğin, karakolluk vukuat değil ki hergün üç beş tane çıksın.. Son bir ayın sanat olaylarına bakıyorum.. Gazetelere girecek tek bir vukuat var.. O da Talat Bulut'un Hande Ataizi'ne "Gece ikide odama gel de senaryo çalışalım.." demesi..

Bu olayı; tabloid gazete mantığıyla geniş geniş işleyip, didiklesen; taş çatlasa bir sayfayı kurtarır.. Peki diğer sayfalar ne olacak? Her sayfaya bir Bedri Baykam tablosu mu koyacaksın?

Aslında Bedri Baykam'ın istediği de bu.. O sebepten "Memlekete kültür lazım, sanat lazım.." diyerek kurnazlık yapıyor.. Biliyor ki sayfa dolduramayan editörler eninde sonunda kendi resimlerini çarşaf çarşaf basacaklar..

Bedri sadece gazetelere kızmıyor.. Televizyonlara da kızıyor.. Özellikle de "televole" tarzı programlara..

Ayşe Özgün Hergün'e anlatırken dinledim.. "Ben televizyondan sadece Discovery kanalı bir de National Geographic'i izlerim.." diye şişiniyordu..

Burada Bedri'ye katılmıyorum.. Bu tür belgesel kanalları ben de izlerim ama kararında.. Bunları sürekli izlemek insanın fikrini bozar..

Temsil bu kanallardan birine dadandınız diyelim.. Sabahtan akşama kadar aslan, geyik, timsah, davar seyredersiniz.. Üstelik sadece memeliler yok ekranda.. Börtü böceğe kadar her türlü mahlukat var..

***

Bu kanalların müsteciri olan yapımcılar "İzleyici sıkılır, bunları ekran başında tutmak için bir şey yapmak lazım.." diye düşünmüşler; işin içine hayvanların seks hayatını katmışlar..

Program sabah örümceklerin çiftleşmesi ile başlıyor.. Ardından balıklar birbirlerine hamle ediyor.. Öğleye doğru ormanlar kralı aslan geliyor ekrana..

Bu mübarek hayvan da tabiatın en nefsi bozuğu.. Dişisiyle üç beş gün içinde yüzelli kez çiftleşiyor..

Etrafta yaşlı aslan mı var, çoluk çocuk mu var, umuru değil..

Haydi onu da geçtik, diyelim.. Sıra maymunlar alemine geldi mi işin boku çıkıyor.. Maymunlar aslanlardan da beter.. Üstelik bunların kıçı tüy tutmadığından görüntüleri umumi adaba daha da aykırı..

Tövbe estağfurullah..

Erkek maymun bir daldan diğerine zıplarken dişinin açıkta kalmış kıçını görüyor.. "Şunu bir ziyaret edeyim.." deyip hoooop diye zıplayaraktan arkasına geçiyor.. İşini bitirip başka dala seyirtirken, bu kez dişinin yanına bir başkası geliyor..

Fiilen grup seks tatbikatı.. Çocuk yaştaki maymunlar da birbirinin bitini kırıp yerken, büyüklerinin marifetlerini seyrediyorlar..

Eh! Maymunun bebesi bunları seyreder de insanın bebesi ekran başına geçip seyretmez mi?

Üstelik bu Bedri yeni baba oldu.. Allah bağışlasın bir çocuğu var.. O çocuk evde tabiat belgeselleri seyrede seyrede büyüyecek.. Aklı ermeye başladığı zaman da maymunlardan öğrendiğini işlemek için, mahallede kim varsa peşinden koşacak..

Ben şahsen televole programlarını tabiat belgesellerine tercih ederim..

Hiç değilse televolelerde işi o kadar ileri götürmüyorlar.. Sanat alemini anlatırken iş oralara geldi mi araya şarkı türkü giriyorlar..

***

Leyla Tekül'ü sorarsanız onun takıntısı da televizyondan bildiğimiz manken kökenli sunucular.. Lafı orasından eğip burasından büküp "Bunları ekrana çıkarmayın" noktasına getiriyor..

Gerekçesi de bunların kötü konuşması, bu özelliklerinden dolayı genç kızlarımıza kötü örnek olması..

Kötü konuşmak suç değildir.. Olsa olsa bir kusurdur.. Böyle bir kusurun giderilmesi için de topluma düşen görevler vardır.. Mesela Baba'yı ele alalım..

Yeni kuşaklar hatırlamaz.. Siyasete girdiğinde dört kelimeyi geçen cümleler kuramazdı.. Beşinci kelimeye heves ettiğinde, yanlış yerde kullandığından memleket birbirine girerdi..

Baba'nın yanlış anlaşılan sözleri yüzünden bu memleket iki askeri müdahale ile dört beş ihtilal teşebbüsü yaşadı.. Ama yılmayıp, dayandık.. Baba'yı tam 39 sene siyasette tutarak konuşmasını düzeltme fırsatını verdik..

Baba şimdi daha iyi konuşuyor.. Gerçi arada bir suları kesik musluk gibi tıslattığı oluyor ama ne dediği daha iyi anlaşılıyor..

Baba'ya 39 sene dayanıp onu topluma kazandıran bu insanlar elbet televizyona çıkan mankenlere de dayanır..

Paris'te moda stajı yaptığımdan biliyorum.. Bu manken dediklerin, defilelerde giydirilen elbiseleri taşımaya yarar.. Üstelik podyuma çıktıklarında konuşmaları yasak..

Yani bunlara lisan hiç lazım değil.. Ellerine Mahmutpaşa'dan mal verip işporta tezgahı kurduracak olsak başka.. O zaman nasıl konuştuklarına da bakarız..

O yüzden Leyla Tekül'ün laflarını biraz duygusal buldum..

Kıssadan hisse: Çimen çıktı dizime, gel izime izime..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır