Şişmanlık neredeyse bir salgın hastalık gibi. Dünyanın bir çok bölgesinde şişmanlık (obezite) vakaları her geçen sene iki kat artıyor. Obezite sigaradan sonra önlenebilir ölüm sebepleri arasında ikinci sırada yer alıyor.
Herkes "hızlı çözüm"lerle kilo vermeye çalışıyor, diyet sektörü sürekli gelişiyor. "Su içiyorum yarıyor", "bir türlü doymuyorum" diyenlerdenseniz, önce sorununuzun ne olduğunu bilmeniz gerekiyor. "Şişmanım ama ben hâlimden memnunum" diyorsanız bir kez daha düşünün. Çünkü şişmanlık çeşitli rahatsızlıklara neden olabiliyor ve kilo vermeden de rahatsızlıklarınızdan kurtulmanız mümkün olmuyor.
Bir türlü zayıflamayı beceremeyenler, uyguladıkları diyetler nedeniyle sürekli aç gezenler için bir alternatif var. Beyne tokluk sinyalinin gitmesini sağlayan ilaçlar sayesinde doktor kontrolünde düzenli kilo verilebiliyor.
Prof. Hüsrev Hatemi şişmanlığın nedenlerini şöyle sıralıyor:
1. Hormonal sebepler var. Su ve yağ tutturucu hormonlar fazla salgılanınca şişmanlık ortaya çıkıyor.
2. Yağları kullandıran ve yakan hormonların az çalışması sonucu da şişmanlık oluyor.
3. Insülin gibi iştah açıcı hormonun fazla salgılanması da şişmanlığa neden oluyor. Çünkü birdenbire şeker düşüklüğü hissetmeye neden olan insülin düşüklüğü yağların deri altında birikmesine neden oluyor.
4. Beynin sinyal maddeleri bozuluyor. Tokluk sinyali veren hormonların değişik çalışması nedeniyle bir türlü tokluk hissi doğmuyor ve sürekli acıkma hissi duyuluyor.
5. Genetik nedenler de şişmanlık olabiliyor.
Hatemi'ye göre kilo vermek için izlenecek yollar da şöyle:
* Kalori hesabı yapılmalı. Ancak bu hesap yapılırken günlük ihtiyaç duyulan protein ve karbonhidrat oranları dikkate alınmalı.
* Kalori tüketimi artırılmalı. Daha çok yürümek, spor yapmak gibi. Hatemi, spor salonlarına gitmenin, uzun yürüyüşler yapmanın yararlı olduğunu söylüyor ama spor salonlarına gitmeden de zayıflanabileceğini vurguluyor. Günde 5 kilometreden az bir yürüyüş işe yaramıyor ama hiç hareket etmemekten de iyi. Hatemi, apartman merdivenlerinin inip-çıkmanın faydalı olacağını söylüyor. Kalp rahatsızlığı olanların ise bu yollara asla başvurmamaları gerektiğini vurguluyor.
* Kişiler psikolojik olarak da kilo vermeye hazırlanmalı. 20 kilo vereceğim diye plan yapılmamalı. Daha sağlıklı olacağım demeli. Her gün tartılıp moral bozulmamalı.
* Her mali duruma uygun diyet vardır. Kuru fasulye ve salatalık yiyerek de diyet yapılır. Daha çok lifli besinler tercih edilmelidir.