kapat

03.12.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Ramazan Özel
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Melodi
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
Sevdim, ihanete uğradım, terkedildim
Türkan Sultan, kadın erkek ilişkilerinde her kadının yaşadığı bütün duyguları yaşadım, bunu yaşamaktan da mutluyum" diyor

Türk Sineması'nın rakipsiz starı, yaşayan efsanesi ve ATV'de başladığı günden beri izlenme rekorları kıran "İkinci Bahar" dizisinin Hanım'ı Türkan Şoray'ı yıllardan beri tanırım. Aramızda karşılıklı sevgiye, güvene dayalı bir dostluk olmuştur bu uzun yıllar içinde.. Geçenlerde buna rağmen onunla seneler önce yaptığım bir TV röportajı dışında, sizler için Sabah'ta uzun bir sohbet yapmadığımı, ona bugüne kadar hiç sorulmamış -veya sorulsa bile kendisi tarafından cevaplanmamış- soruları sormadığımı fark ettim ve hemen aradım.

İyi ki aramışım.. Türkan Şoray telefonda benimle uzun uzun konuşmak istediğini, bu konuşmada anlatmak istediği herşeyi söyledikten sonra da uzun süre bir daha hiç konuşmayacağını söyledi.

Ertesi gün beş çayında buluştuk. Bu sohbette yalnız sinema ve TV'yi bırakıp bırakmayacağını değil, en gizli duygu ve düşüncelerini, yaşamı hakkında bilmediklerinizi ve Türkiye'nin sosyal sorunlarıyla ilgili sorularıma verdiği cevapları bulacaksınız.

Açıkça söylemeliyim ki Türkan Şoray, bütün dostluğumuza rağmen en zor konuşturduğum insanlardan biridir. Ürkek, kırılgan ve sessiz.. Yine zor oldu, saatler sürdü ama sonunda konuştu. Okuyun bakın!

* Çok sevilen İkinci Bahar dizisinin biteceği söylendi.. Sonra siz de telefonda bana sinemayı bırakmayı düşündüğünüzü söylediniz. Gerçekten var mı böyle bir ihtimal?

Mesleğimi o kadar seviyorum ki bırakmak zorunda kalacağımı düşünmek zor geliyor aslında. Zaten bizim seyircimiz artık öyle bir noktada ki 65-70 yaşında bir kadının hikâyesi de sanatsal değeri olan bir filmse izlenebilir. İnsanlar güzel bir şeyler üretebiliyorsa sonuna kadar üretebilir. Buna rağmen bazı oyuncuların en güzel yerinde bırakma gibi bir düşüncesi olabiliyor. Şimdi ben bunun kararsızlığını yaşıyorum. Ciddi ciddi düşünüyorum; artık bırakayım mı yoksa bu mesleği çok seviyorum devam mı edeyim... Çünkü kendimi şu anda yönetmen olarak da, oyuncu olarak da devam etmeye çok hazır hissediyorum. En verimli çağımdayım. Bu kadar emek, tecrübe...

* Sizi başkaları da etkiliyor mu?

Tabii ki etkiliyor. Geçenlerde TÜYAP kitap fuarında gelenlerle bir konuşma oldu. Tesadüfen kadınlar çoğunluktaydı ve o kadar sevecen, o kadar yürektendiler ki, onlarla çok içten sohbet ettim. Artık görüyorum ki onlar beni her halimle seviyorlar. Yıllar önce seyircim beni güzel görsün, filmlerde gördükleri gibi görsün, buna müthiş önem veriyordum, oysa artık onlar bunu aştı. Beni çok başka bir gözle görüyorlar. Çirkinleşsem de, yaşlanıp kırışsam da duyguları değişmeyecek.. Nasıl ki kızınıza, kardeşinize toz konduramazsınız, onlar da bana öyle bakıyorlar. Bunu ben de aştım, bu da bana yaşamımda müthiş huzur veriyor.

* Bütün bunlara rağmen kararsızsınız ama?

Hayatımda ilk kez böyle bir kararsızlık içindeyim ama sanıyorum sonunda sağlığım ve ömrüm olduğu sürece devam etme isteği galip gelecek. Daha henüz yapacağımı yaptım deyip kenara çekilecek gibi de hissetmiyorum. Meslek aşkı ve heyecanım beni engelliyor.

* Türk sinemasının yaşayan efsanesi olduğunuzun farkındasınız herhalde. O zaman da bu efsane devam etmeli değil mi?

Bu güzel sözlerinize teşekkür ederim. Bunu hak edebildimse ne mutlu bana.. Gerçekten sinema benim hayatım oldu. Düşünüyorum da bütün aşkların önüne geçmiş. Kızımın aşkının haricinde.. O başka bir aşk tabii..

* Bırakmayacaksınız yani, bu o demek mi oluyor?

Dediğim gibi, bazen düşünüyorum ama sonunda.. Bırakmamam daha doğru olur diye bir karara da varıyorum. (Gülüyor) Bunu şu anda sizinle de konuşuyorum ama kendi kendime konuşuyor gibi aslında.

* Dizi devam ederse siz de edeceksiniz herhalde?

Tabii, tabii edeceğim.

* Sinema filmleri ne olacak?

Yapmak istediğim 2-3 çok güzel film var, onları yaptıktan sonra zaten, bırakmayı düşünürsem bırakacağım.

* Türkan Şoray'ın inişli çıkışlı yaşadığı duyguları nelerdir? Herkes gibi o da aşk acıları çekiyor, üzüldüğü oluyor mu? Yoksa kendini tamamen işe mi adadı?

(Epeyce kekeliyor gülüyor) Aşk tabii çok güzel bir duygu ama insanın hayatını allak bullak ediyor. Ben aşkı öyle yaşıyorum, sakin yaşayamıyorum.

* Aşk olunca daha güzel şeyler üretebiliyorum diyor musunuz?

Herkes için öyle. Aşk olduğu zaman hayatınızı çok etkiliyor. Üretiminiz de farklı oluyor, hayata bağlanışınız da.. Daha verimli oluyorsunuz her bakımdan. Aşk çok şey katıyor insana duygu olarak da..

*Biz hep çok kontrollü bir Türkan Şoray gördük. Örneğin onun birine sinirlendiğini, kızgın bir söz sarfettiğini görmedik. Sizi birileri hiç kızdırmadı mı? Hep fazla problemi olmayan, olayları yansıtmayan bir Türkan Şoray görüntüsü vardı.

Aslında herkesten fazla olaylardan etkilenirim, örneğin haksızlığa hiç tahammülüm yok.

SİNEMAYI KISA SÜRE SONRA BIRAKABİLİRİM
"Mesleğimi o kadar seviyorum ki onu bırakmak zorunda kalacağımı düşünmek zor geliyor aslında. İnsanlar güzel bir şeyler üretebiliyorsa sonuna kadar üretebilir. Şimdi ben bunun kararsızlığını yaşıyorum" diyor Türkan Şoray.

RUHAT MENGİ


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır