'Böyle bir krizi hiç haketmedik'
Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp, cari açığa çözüm ararken, olayın başka yerden patladığını söyledi. Bu işin üstesinden gelinebileceğini belirten Demiralp, "Bazı göstergeleri gözden geçirmek gerekebilir" dedi
Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp, 22 Kasım'da başlayan ve son 10 gündür ekonominin birinci gündem maddesi haline gelen mali piyasalardaki dalgalanmayı ve enflasyonu indirme programının geleceğini SABAH'a değerlendirdi. "Bu krizi hiç haketmedik" diyen Demiralp, sorularımızı şöyle yanıtladı:
* Ciddi bir ekonomik program uygularken kriz havası nasıl oluştu?
Gerçekten bu krizi hiç haketmedik. Ekonomik programda, tüm zorluklara rağmen gayet iyi yere geldik. Biz, cari işlemler açığı sorununa çare ararken, bu yöndeki tedbirleri ardı ardına uygulama aşamasına taşırken olay başka bir yerden patladı.
BU, IMF'NİN DE PRESTİJİ
*Krize müdahale yöntemini anlatır mısınız?
Sorun, temelde bir likidite sıkışıklığı. Merkez Bankası, IMF'yi de ikna ederek bu sıkışıklığı aşmak için elinden geleni yaptı. Ancak, ekonomik program çerçevesinde, parasal göstergeler konusunda kesin sınırlar sözkonusu. Bir anlamda Merkez Bankası'nın eli kolu bağlı, oyun oynamaya çalışıyor. Tabii, TL sıkışıklığının giderek döviz talebine dönüşmesinde dışsal etkenleri de gözardı etmemek gerekiyor.
*IMF katkısı hızla devreye girecek mi?
IMF tabii ki devreye girecek. Bu, bizim kadar onların da meselesi, onların da prestiji.
*Nasıl bir katkı sözkonusu?
Şu anda mali sistemde makine dairesi çalışmıyor. IMF'nin sağlayacağı katkı, hem Türkiye'ye ve programa duyulan güveni tescil edecek hem de sistemdeki döviz erimesinin takviye edilerek, karşılığında likidite yaratılmasına fırsat verecek. Desteğin miktarını ve boyutunu Ankara'daki görüşmelerden sonra belirleyeceğiz.
*Parasal göstergelerin yeniden ele alınması gerekebilir mi?
Merkez Bankası'nın, 30 Kasım'da yeniden Net İç Varlıklar hedefine dönmesi, gerekli bir adımdı. Bu noktadan sonra IMF ile görüşülerek belli göstergelerin yeniden gözden geçirilmesi gerekebilir.
*Ek Niyet Mektubu'nu açıklamayı düşünüyordunuz...
Ek Niyet Mektubu, imzalanacak aşamaya geldi. Hafta başında IMF Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli ile görüşüp, Ek Niyet Mektubu'nu açıklayabiliriz. Zaten, burdaki önlemlerin çoğunu aldık.
*Devalüasyon lobisi işbaşında deniyor...
Devalüasyon kimsenin aklının köşesine bile gelmesin. Böyle bir düşünce yok. Mali kesim dahil herkes sorumlu davranmalı.
'Vatandaş başarı istiyor'
Vatandaş yolda çevirip 'Bu işi başarın' diyor. Sorunu en az hasarla çözeceğiz
* Programın güven boyutu yara almadı mı?
Bazı vatandaşlar yolda beni çeviriyor. 'Ben emekliyim, memurum. Dişimizi sıkıyoruz. Şu programı başarıya ulaştırın' diyor. Programın en önemli noktası da burası. Bu güveni boşa çıkaramayız, boşa çıkarmamalıyız. O nedenle en az hasarla bu işin üstesinden geleceğiz. 1994 koşulları yok. 1994'le 2000'nin koşulları birbirinden çok farklı.
*Reformlarda geç kalındığı eleştirilerine katılıyor musunuz?
Programdaki takvime göre yapılması gereken reformlar ya da alınması gereken kararlar aksadığında ya da geciktiğinde, etkisi beklendiği kadar olmuyor. Örneğin, Türk Telekom özelleştirmesini bu sonbaharda tamamlayabilmeliydik. Bir dizi önemli kararı aldık. Sonuçlarını göreceğiz.
*BDDK'nın, mali sektördeki rolüne bakışınız nedir?
BDDK, önceden planlandığı zamanda devreye girse rehabilitasyon çok daha erken ve etkin yapılabilecekti. Kurul, sektörle diyalog içinde, karşılıklı yanlış anlamaları ortadan kaldırmak için gayret sarfediyorlar.
Okan MÜDERRİSOĞLU
|