Türkiye, kişi başına milli geliri 3 bin dolarlık bir toplum!..
Gelirleri 30 bin dolara dayanmış toplumlarla aynı dünyada yaşıyoruz. Ama aynı konuları tartışamıyoruz. Zengin toplumlar,daha düzeyli, detaylı meseleleri, bilimin alt disiplinlerini, çevre sağlığını, hijyeni ve kültürlü kent yaşamlarını tartışıyorlar...
Bizlerse, daha temel konularda ve temel kavramlarda bile anlaşamıyoruz.
Bir benzetme yapmama izin verirseniz, onlar 30 bin dolarlık konuları tartışıyorlar bizse 3 bin dolarlık konuların etrafında dönüyoruz.
Gönül isterdi ki, bizler de çok daha ileriye dönük konular üzerinde kafa patlatalım. Örneğin kendimize soralım: İnsanoğlu'na hukuk neden gerekiyor?
Neden her fırsatta, hukukun üstünlüğünden ve adaletten söz ediyoruz.
Niye herşeyden fazla hukuku istiyoruz? Çünkü hukuk, insanların birbirini boğazlamasını, haksızlıkları, kandırmayı, aldatmayı önler, vahşeti engeller, işkenceyi öteler ve haksızlık yapanları cezalandırır!..
Aklıbaşında hiç kimse bugün çıkıp, hukuk olmasın, hukuku ne gerek var, demez... Ama işte size bir soru:
İnsanoğlu, 20 bin yıllık ömründe, eğer gerçekten "insan" haline gelebilmiş olsaydı, haksızlık yapmaktan, suç işlemekten ve başkalarını incitmekten uzak durmayı başarmış olsaydı, hukuka gerek kalır mıydı?
Mahkemelere, hakimlere ve savcılara ve hatta polise gerek kalır mıydı?
Sen iyice uçmuşsun diyebilirsiniz, haklısınız...
Ama ideal insanı ve ideal toplumu yaratamadığımız için hukukun hakemliğine ihtiyaç duyduğumuz da acı bir gerçektir, insanoğlu adına...
Hukukun kaçınılmazlığı, bizim vahşetimiz ve geriliğimiz yüzündendir!... Acaba, hangi yüzyılda bu ortam gerçekleşecek ve insanoğlu, gerçekten "insan" haline gelecek?