|
|
Futbola sarı kart
Devlerin randevusunda dağ fare doğurdu. Sahaya 7 stoperle çıkan Kanarya bir puan için oynadı. G.Saray, Jardel'le yakaladığı fırsatları bozuk para gibi harcadı
G.Saray daha sahaya çıkarken çok canlı, çok arzuluydu. Kaptan Bülent, sanki eski açıktan dışarı çıkacak gibi koşuyordu... Sarı-lacivertililer ise şaşılacak bir serinkanlılık içindeydi.
İlk 10 dakikayı tribünlerin meşale savaşları harcadı. G.Saraylı taraftarların attığı meşalelerin Ergün ve Hasan Şaş'ın üzerlerine değil de ayaklarının dibine düşmesi şans sayılmalı. Oyuna dönülen 11. dakikadan sonra sürekli atak düşünen taraf G.Saray idi; ama çok telâşlıydılar. 20. dakikada Lucescu yerinden fırlayıp, önce Fatih'i sonra ötekileri sakin olmaya çağırınca, kendilerine geldiler; topu Hagi ile buluşturup, düzenli gol girişimlerinde bulundular.
F.Bahçe, taktik bakımdan dağınık, ikili mücadelelerde de sert görünüyordu. Abdullah kulübedeydi ve sol kanat bomboştu. Burada 28. dakikanın ayrı bir önemi var. Çünkü, o dakikaya kadar Okan, Fatih ve Suat arasında sıkışıp kalan Baliç, ilk kez istediği topu boş pozisyonda almış ve hızla aut çizgisine yaklaşmıştı. Sert biçimde topu G.Saray kalesine yerden kesti, Andersson'un dokunduğu top, Kerem'e çarpıp geri döndü. F.Bahçe'nin ilk yarıdaki etkili tek atağı buydu. Baliç, zaman zaman arkadaşları ona pas vermediği için oyuna küstü, zaman zaman da alamayacağı topları çalmak için ikili mücadelelere girdi ve başarısız oldu. Sarı kırmızılılar ise ard arda gelen ofsaytlar karşısında öfkelendiler. Hagi, Jardel'i biraz daha içeride topu beklemesi için azarladı durdu.
İkinci yarıda kemik sesleri
İkinci yarıya Denizli, Ogün'ü geriye çekip, Abdullah'la sol, Mustafa ile sağ kanadını kapatarak başladı. Bu F.Bahçe'nin defansını sağlamlaştırırken, "kemik sesleri"nin artmasına yolaçtı. Lucescu, bu durum karşısında 64'te Hasan'ı çıkardı, Arif'i soktu. Ama Arifli bir oyun planı üretemedi. İkinci yarının kritik dakikası 80'di. Hagi, soldan tam Jardel'in istediği gibi bir top çıkardı; Jardel yükseldi, kafayı vurdu ama Rüştü kedi gibiydi. Maçın skorunun golsüz beraberlik olacağı bence bu dakikada belli olmuştu.
Hani, "Orta sahayı alan kazanır" idi? G.Saray orta sahanın tek hakimiydi ama F.Bahçe savunması G.Saray'ı etkisiz kılmayı becerdi.
HAŞMET BABAOĞLU
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|