"Biraz dik tut sen de görürsün"
Yargıç Rosenburg: Ben, kutucuğun içinde ışık falan göremiyorum.
Bay Lichtman (Demokratlar'ın avukatı): Dik tutun. Ben buradan görebiliyorum. Siz nasıl olur da göremezsiniz?
Yargıç Lee: Evet, ışık kutucuktan geçiyor. Tamam. Bu oy Gore'a atılmış.
"Buz gibi oy bu!"
Gunzburger: Kutucuk iyi yırtılmış. Bu oy Gore'un. Baksanıza garaj kapısı büyüklüğünde delinmiş.
Bay Carroll (Cumhuriyetçi avukat): Lütfen sayın Gunzburger! Oy kartına bükerek bakmayınız! Lütfen!
Gözlemci: Evet, kartı bükmeyiniz.
Yargıç Lee: Oy Gore'un!
"3 yönden baktım, deliği gördüm"
Gunzburger: Elimdeki oy kartına 3 farklı açıdan baktım. Oy Gore'un.
Yargıç Lee: Size katılıyorum.
"Tam emin değilim ancak..."
Yargıç Lee: Yeni karta geçelim. Ancak bu kartta da ne olduğu anlaşılmıyor.
Yargıç Rosenburg: Bence de. Hiçbir şey belli değil.
Gunzburger: Bence Gore'un kutucuğu işaretlenmiş gibi. Yüzde 100 diyemiyorum ancak oy Gore'un.
"Tahminlerime göre bu oy..."
Gunzberger: Kartın en altında bir çizik görüyorum ancak hangi adaya verilmiş anlayamadım. Yine de karttaki diğer oyların Demokratlar'a verildiği gözönüne alınılırsa, bu oy Gore'a derim.
Yargıç Lee: Bir de biz bakalım.
Yargıç Rosenburg: Bence kesin olan bir şey yok.
Yargıç Lee: Ben de Yargıç Rosenburg gibi düşünüyorum. Oy geçersiz.
"Haklısınız, yanıldım!"
Gunzburger: Seçmen başkanlık için Gore'a oy vermiş.
Yargıç Rosenburg: Gore'a mı?
Yargıç Lee: Bush'un kutucuğu delinmiş sayın Gunzburger!
Gunzburger: Evet, haklısınız!