kapat

26.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
ŞÜKRÜ KIZILOT(skizilot@sabah.com.tr )


Hamam vergisi ve hayal vergisi...

Üç yıllık bir dönemi kapsayan ekonomik programın birinci dilimini oluşturan 2000 yılı bütçesinin, ilk 10 aylık sonuçları bütçe hedeflerinin tutturulması açısından umut verici. Açıklanan 2001 yılı bütçesinde de, en çok tartışılan husus, gelir hedefleri, özellikle de vergi gelirlerindeki hedeflerin tutturulup tutturulamayacağıyla ilgili.

Vergi olayında, sürekli "kümesteki kazların" üzerine gidildiği, biraz da kümesin dışındaki kazların üzerine gidilerek, yeni vergi kaynakları bulunması gerektiği tartışılıp duruyor...

Hamamda yıkananlar
Türk basınının büyük ustası Hasan Pulur, geçenlerde yeni vergi kaynakları bulduğunu belirterek, bunları tek tek açıkladı. Bazıları, aşağıdaki gibi.

"- Hamam'a gidip yıkananlar da özel hamam vergisine tabi olacaklar. Kendi kendine yıkananlar, tellak çağırıp kese sabun yaptıranlar, değişik oranda vergi ödeyeceklerdir, göbek taşına yan gelip yatan, şarkı söyleyip, türkü çağıran, karga gibi sesleriyle hamamı çınlatanlar da ekstra vergi ödeyeceklerdir.

* Hayal kurmak vergiye tabidir. Hele aç karnına, sırtüstü yatıp, zenginlik hayali kuranlar, en yüksek dilimlerden vergilerini ödeyeceklerdir. Gecekondu hayal edenlerle, yalı, köşk, villa hayal edenler aynı vergiyi ödeyemezler.

* "Cinsel hayaller" de vergiye tabidir. Yalnız bu verginin oranı; hayal edilenin güzelliğine, çirkinliğine, boyuna posuna, saçına başına, kirpiğine kaşına, gözüne kıçına bağlıdır. Bir gudubet'le, Hülya Avşar benzeri bir güzeli hayal etmenin vergisinin eşit olması, ne sosyal adalete, ne de ilahi adalet ilkelerine uygun olur.

* Kenef vergisi almak için kenef bekçilerine kronometre dağıtmak gerek... Adam, içeri girer girmez bekçi kronometreye basacak, çıkınca da durduracak, dakika başına vergi alacak, beş dakikayı geçenlerden "işgaliye" bile alınması gerekir, öyle kabızlık filan sökmez, içeride kaldığın kadar vergi ödeyeceksin... Küçük aptes ile büyük aptesin vergisi farklı olmalı, sosyal adalete uygun, küçükten az, büyükten çok vergi alınmalıdır. Yalnız burada çözülemeyen bir sorun vardır, kenefe girip kapıyı kapayan, iki işi birden yaparsa, onlara hangi vergi uygulanacak?"

Bizim Hasan Pulur Usta gibi, yaratıcılık yeteneğimiz yok. Yine de, çorbada tuzumuz olsun diye, Osmanlı'da uygulanan bazı ilginç vergileri araştırdık. Belki bazıları işe yarar.

* Bekarlık Vergisi : 1 Nisan 1934'de TBMM'ye sunulan ve bekarlardan alınan bir vergi.

* Gelinlik Vergisi : Evlenen kızlardan alınan vergi idi. Tanzimat döneminde kaldırıldı.

* Kürk Vergisi : Kürk giyenlerden alınan bir vergi idi.

* Ket hüdaiye : Zengin kişilerin işlerini gören kahyalardan alınan vergi.

* Gerdek resmi : Gerdeğe girenlerden alınan bir çeşit vergi.

* Aşçı Vergisi : Aşçıların her yıl padişaha ödediği vergi.

* Arpalık : Üst düzey devlet yöneticilerine verilmek üzere, yöre halkından toplanan vergi idi.

* Bac-ı Pazar : Pazara gelenlerden alınan vergi.

* Balık rüsumu : Balıktan ve balık satışından alınan vergi.

* Bernak : Evli erkeklerden her yıl alınan vergi.

* Esir Vergisi : Esir sahiplerinden alınan vergi.

*Otlak Vergisi : Meralarda otlayan hayvanlardan alınan vergi.

* Resm-i hınzır : Domuz yetiştiricilerinden alınan vergi.

* Şarap Vergisi : Meyhanelerden alınan vergi.

* Uşak ve hademe resmi : Uşak ve hizmetçi çalıştıranlardan alınan vergi.

Liste uzayıp gidiyor. Anlaşılan eskilerin elinden ancak uçanla kaçan kurtulabiliyormuş!..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır