kapat

26.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Türk'ün düşmanı

Fiorentina ile Avusturya'nın Tirol takımı arasında iki ay önce yapılan UEFA maçı sırasındaki olay unutulmaz bir ibretti.

İtalya'nın Floransa kentinde kırk bine yakın seyircinin doluştuğu koca bir stadyumda iki tane Türk vardı:

Biri İtalyan takımının hocası Fatih Terim, öteki maçın hakemi Orhan Erdemir.

Bu ikisi kavga ettiler!

Her sıkıştığımızda "Türk'ün Türk'ten başka dostu yok" deriz. Oysa bir değil bin tecrübe gösteriyor ki, Türk'ün Türk'ten daha tehlikeli düşmanı yok!

Bankalar Birliği ile BDDK arasında gerçekleşen zirvede Başkan Temizel, elem verici bir gözlemini aktardı:

"Cezaevine giren ya da gözaltına alınan bazı eski banka sahip ve yöneticileri, cepheyi genişletmeye çalışıyorlar. Herkesin ismini sayıyorlar. Cephe genişlesin ve toplumsal bir olaya dönüşsün niyetindeler.."

Temizel, faizlerin fırlayıp borsayı çökerten ve "Kara Çarşamba" adıyla anılan piyasa spekülâsyonunun da, dedikodu üreten iki-üç kişinin başının altından çıktığını söyledi:

"İki üç kişi, 'Biz bir lâf çıkarsak, buna uygun hareket etsek, işi götürebiliriz' diye düşündü. Buna çok üzüldüm. Netice itibariyle sorun çözüldü ama bu sinyali vermek hiç de hoş olmadı.."

Siyaset gerçekçi olmalı. Toplumsal alışkanlıklar bugünden yarına değişmez.

Kötü alışkanlıklardan toplumu kurtarmak zaman ister. Günlük yaşamı yönetmek ise, bu gerçeği gözeten yaratıcı zekâ ister.

Dedikodu üretenler, bunlara borozanlık yapanlar ve menfaat sağlayanlar ceza görmezlerse, bozgunculuk ve yıkıcılık asla önlenemez. İktidar, ayıplama, esef etme, hayret etme yeri değildir.

Bankalar Kanunu bu yapılanları ceza müeyyidesi öngören suçlardan sayıyor.

Ahlâksızlığın kazanç getirdiği bir düzende ahlâk, yamyam ülkesindeki beyaz gibidir.

Onu yerler.

Çare ahlâkı, hukukla korumaktır.

Allah çarptı!

Devletin güvenlik ve istihbarat birimleri, Hizbullah örgütüne yönelik operasyonların bilançosunu çıkardı.

Tablo ve yansıttığı niyet dehşet verici.

Kanlı örgütün mezar evlere gömdüğü kurbanlardan 67'sinin cesetleri çıkarılmış. 2 bin 42 üyesi tutuklanmış.. Örgütün deşifre olmamış 20 binin üzerinde üyesi bulunduğu tahmin ediliyor.

Ele geçirilen silâh ve patlayıcı, askeri bir cephanelik gibi: 718 muhtelif silâh, 31 roketatar, 57 roketatar mermisi, 20 havan topu, 400 el bombası, 57 mayın, 50.500 mermi..

Bu envanter, ülkenin ne büyük bir tehlikenin eşiğinden döndüğünü gösteriyor.

Refah'ın başı Necmettin Erbakan "Kanlı mı olacak, kansız mı?" diye sormuştu..

Refah Milletvekili İbrahim Halil Çelik "Cezayir'deki gibi kan dökülecek, fıstık gibi olacak" demişti..

Demek bunlar dileklerini değil, somut bilgilere dayalı olarak tahminlerini söylüyorlarmış.

Şimdi Erbakan'lar, Çelik'ler, Şevki Yılmaz'lar af bekliyor. Atatürk'e söverek şöhret olan Refah milletvekili Hasan Mezarcı, şimdi saçını, sakalını boyamış, küpe ve kolyeler takıp takıştırmış, ayaklarına kına yakmış halde peygamber olduğunu ilân ediyor.

Devlet de ona parlamenter maaşı ödemeye devam ediyor.

Türkiye'yi devletin adaleti değil, Allah'ın adaleti koruyor!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır