Derbinin kesin favorisi Galatasaray. Milan beraberliğinin G.Saray'da rehavet oluşturması söz konusu değil. G.Saray, Şampiyonlar Ligi şampiyonu bile olsa Fenerbahçe maçını hafife almaz. Geçen sezon 1-0'lık maçtan sonra nasıl dalga geçildiğini hatırlayın. "Avrupa şampiyonluğu mu, F.Bahçe maçı mı?" diye sorsanız çıkacak sonuç ortadadır.
G.Saray teknik ve taktik olarak ağır basıyor. Çünkü 4 yıl boyunca büyük başarılara ulaşmış bir takım. F.Bahçe ise daha bu yıl kuruldu. Taşlar daha yerine oturmadı. Her hafta başka oynuyorlar. Yolun çok başındalar. Ayrıca, saha, seyirci, moral avantajı da G.Saray'da. F.Bahçe, Trabzon'u 5-2 yendi ama G.Saray da Milano'da geçen yılki düzeye çıktığını gösterdi.
G.Saray geçen sezonki maçı da hatırlayıp kazanmak zorunda olduğunu biliyor. Kazanırsa bu sonuç normal karşılanır. Yenilgide yer yerinden oynar, kendileri ile yine dalga geçilir. F.Bahçe'de ise yenilgi normal; galibiyet zafer olarak karşılanır. G.Saray kazanırsa bir şey yok; yenilirse felaket. Bu yüzden F.Bahçe rahat oynayacak; G.Saray stresli çıkacak.
Mustafa Denizli, rakibinin oyuncularını çok iyi tanıyor. Oysa Lucescu, daha "F.Bahçe'de kim kimdir" onu bile iyi bilmiyor.
Sinirine hakim olan taraf galip gelecek. Bir de hakem çok şey değiştirir. Çünkü iki takımda da taç atışı dahil her şeye itiraz eden, hakemi itip kakan bir sürü futbolcu var. Erol Ersoy bunlarda bir tarafa göz yumup, diğerine göz yummazsa takımlardan biri 20. dakikada 8-9 kişi kalabilir. Türkiye'de çalınan düdük doğru ise, çalınmayanlar dikkate alınmaz.
Futbolcular dikkat etmeli. Çünkü çok kart çıkabilir. Derbiyi sinirine hakim yıldızlar etkiler. G.Saray'da Hagi, F.Bahçe'de Baliç sinirlenmeyince her şeyi yapabilecek kapasitede...