kapat

26.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
Yüzleri de kara, yazgıları da
Bolu'nun Mengen ilçesi Göksu beldesindeki madende meydana gelen grizu patlamasında hayatını kaybeden 7 madenciden biri olan Metin Özsaraç'ın ailesi, haklarını yasal yollardan sonuna kadar arayacaklarını söyledi

Bolu Mengen'deki Göksu beldesinde bulunan madende grizu patlaması sonucu altı arkadaşıyla birlikte hayatını kaybeden Metin Özsaraç'ın ailesi, özel maden şirketinin suçlu olduğunu öne sürerek, "Güvenlik önlemleri alınmadan günde 12 saat köle gibi çalıştırıldılar. Bunu hesabını vermek zorundalar. Hakkımızı kanuni yollardan sonuna kadar arayacağız. Metin madenden her dönüşünde birgün bu madende öleceğim diyordu" şeklinde konuştu.

Madendeki patlamada 7 madenci hayatını kaybetmişti. Bunlardan biri olan Metin Özsaraç 38 yaşındaydı ve 24 yıllık madenciydi. Bir yıl sonra emekli olacak ve gün ışığına çıkacaktı. Hep bunun hayaliyle yaşıyordu.

Madencilerin yüzü gibi yazgıları da karadır. İşte Metin Özsaraç'ın kara yazgısı, onun emekli olup dört çocuğuyla birlikte yaşamını sürdürmesine engel oldu.

Öleceğini söyledi
Metin Özsaraç'ın eşi Hamiyet Özsaraç şimdi Rıdvan (12), Şafak (9), Burak (7) ve Erkan (4) isimli oğullarıyla çaresiz bir şekilde ortada kaldı. Eşinin çok zor koşullarda çalıştığını belirten eşi, "Biz Gökçebey'e bağlı Hacı Musa beldesinde oturuyoruz. Eşim buradan 125 kilometre uzaklıktaki Mengen'de bulunan madene gidiyordu. Haftada bir eve gelerek bize harçlık bırakıyordu. Son gelişinde ise baygındı. Ayakta zor duruyordu. Sarmısaklı yoğurt yedirdikten sonre kendisine geldi ve 'Emekliliği göremeden bu maden beni öldürecek, dedi. Dediği doğru çıktı" diye konuştu.

Metin'in babası Hidayet Özsaraç ise oğlunun hiçbir sosyal güvenliği bulunmadığını belirterek, "Köle gibi çalıştırdılar oğlumu. Her sene Aralık ayına kadar çalıştırıp işten çıkartıyorlardı. Çünkü bir yılı doldurduğunda kıdem tazminatı almaya hak kazanıyordu. Çalıştığı günü de sigortada tam olarak göstermiyorlardı" dedi.

Gaz maskesİ olsaydı...
Kaza hakkında da bildiklerini anlatan baba Hidayet Özsaraç, "Madene gaz maskesiz iniyorlardı. Hiçbir güvenlikleri yoktu. Eğer gaz maskesi olsa şimdi yaşayacaktı. Bunun dışında 8 saat çalışmaları gerekirken günde 12 saat çalıştırılıyorlardı. Buna da ayda 150 milyon almak için katlanıyorlardı. Hakkımızı arayacağız. Kanuni yollardan bu 4 yetime sahip çıkılmasını sağlayacağız" dedi.

Her sabah veda ediyor
Ahmet Ali Erdoğan'ın ailesi üç kuşaktan madenci. Kendisi 44 yaşında ve 22 yıldan bu yana çalışıyor. Yerin 560 metre altında, karanlığa, bilinmeyene kazma savuruyor. Evden çıkarken her zaman ailesiyle vedalaştığını anlatıyor. Ahmet Ali Erdoğan Zonguldak Kozlu'daki Türkiye Taş Kömürü İşletmeleri'nde çalışıyor. Birçok kaza atlatmış. Erdoğan, "Artık tehlikeye alıştık, ölümleri kanıksadık. Bütün önlemleri alıyoruz ancak ölüm geldiyse de mani olamıyoruz" diyor.

07.30'da İşbaşı
Sabah saat 6.30'da kalkıyor Ahmet usta. Mesaisi 7.30'da başlıyor. Bir saat içinde kalvaltısını ediyor. Eşi Nazife Hanım'dan kumanyasını alıp kendisini uğurlayan kızı Derya'nın yanağına kocaman bir öpücük kondurarak madenin yolunu tutuyor. Elbiselerini giyip baretini takıyor, gaz maskesini de yanına aldıktan sonra kuyu başındaki biri inip diğeri çıkan asansörlerin yanına geliyor. Yerin tam 560 metre altına iniyor. Buradan payton denilen trene benzer araca binerek çalışacağı bölgeye gidiyor. İşte bir madencinin günlüğü.

Öge DEMİRKAN-Can ESENTAŞ


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır