kapat

26.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
banner
Tek sorun dedikodu mu?
Borsa: Hisse senetleri yüzde 15.77 değer kaybetti. Bir süredir artan stres geçen hafta faiz piyasasında patlamaya neden oldu.

Tabii borsa da bundan kaçınılmaz olarak etkilendi. Durumun ciddileşmesinde dedikoduların tetikleyici bir rolü var. Ancak gelinen noktayı yalnızca dedikoduya bağlamak anlamsız. Şimdi söylentiler kesildi ama sorunlar ortada duruyor. Asıl neden programda taahhüt edilen yapısal reformlarla ilgili adımların ya henüz atılmamış ya da gecikilerek atılmış olmasında. Merkez Bankası para otoritesi olarak sistemi ayakta tutuyor. Önümüzdeki günlerde alınacak ek kararlarla parasal program yine ayakta tutulabilir. Fakat uygulanan ekonomik programın başarısı sadece para politikalarına bağlı değil. Şu anda dünyadaki en cazip faiz getirilerinin oluşmasına karşın dışarıdan para girişi yok. Aksine yabancı bir şekilde Türkiye'den uzak durmaya çalışıyor. Buna sebep olarak da güvensizlik gösteriliyor. Böyle bir durum varsa, güvensizliği bankalara, Hazine ya da Merkez Bankası'na yüklemenin anlamı yok. Çünkü herkes pozisyonunu hükümetin taahhüt ettiği programa göre aldı. Bir tek Telekom'un satışındaki gecikmenin bile piyasaları bugüne getiren trendin başlangıcında ne kadar önemli olduğu unutulmamalı. Borsada menkulünüz yoksa "durum"un yatışmasını bekleyin. Hisse taşıyorsanız büyük ve likit olanları tercih edin. Çünkü yurtdışından İstanbul Borsası'na para girişi başlarsa uzunca bir süre bu hisseleri tercih edecek.

A tipi fon: Fonlar hala yatırımcıyı dalgalanmalardan koruyan sağlam bir liman. Şimdilik karma ve değişken olanları tercih edin.

B tipi fon: Repo ağırlıklı giden likit fonlar tartışmasız en avantajlısı. Tahvil fonlarında bu seviyelerden kademeli alımlar yapılabilir.

TL Mevduat: Bu tipi durumlarda parayı uzun vadeye bağlamak risk. Getiri de alınan riskle orantılı. Bugün kısa vadeli faizlerde getiri çok iyi. Fakat yarın işler rayına girerse bu faizler hayal olabilir. Tercih kişisel. Pazarlık faizi yüzde 50'nin üzerinde. Yüzde 50'nin yıllık net getirisi yüzde 41.75.

Bono: Oranlar haftanın son gününde yüzde 50'nin üzerine çıktı. Sorun satışların artmasında değil, alıcının olmamasında. Kademeli alımla portföy yapılabilir. 20 Haziran 2001 vadeli tahvilde vadeye kadar getiri yüzde 27.38.

Repo: Yatırım stratejisinde repo bir amaç değil, fırsatları yakalayabilmek için bir araçtır. Şu anda bu aracın getirisi de iyi. Nakitiniz varsa yeni bir fırsat görünceye kadar reponun tadını çıkarın.

Döviz mevduatı: Pazarlık faizi yüzde 18-19 civarında. Yıllık net faiz getirisi yüzde 15'in üstünde.

Dolar: Dövize yönelmek isteyenler olabilir. Ancak şu anda 1994'teki gibi dövizden spekülatif kazançlar sağlamak zor.

Mark: Dışarda düşüşü sürüyor. ABD seçimleri kesinleşmeden pariteye yön çizmek Avrupa'nın tek başına yapabileceği bir iş değil.

OĞUZ KARAMUK


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır