kapat

19.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
İLKER SARIER(isarier@sabah.com.tr )


Çek suçluları

Ekonomik istikrarsızlığın mağduru olduğu için çeklerini ödeyemeyip, hapis tazyiki ile karşı karşıya kalmış "dürüst" ve "onurlu" insanların da af kapsamına alınabileceğini yazdım geçenlerde...

Yalnızca "namuslu" ve "mağdur" olanları kast ettiğim için çok olumlu tepkiler aldım.

Tabii ki, mağdur ve onurlu olanlarla, "çek dolandırıcıları"nın nasıl tefrik edileceği "teknik" bir konudur.

İşadamı Özcan Ünlü'nün konuyla ilgili gönderdiği "sağduyulu" görüşleri, bu sütunda hükümetin dikkatine sunmakta yarar gördüm.

30 milyar liralık alacağını tahsil edemediği için işletmesinde çok büyük zorluklara düşen Özcan Bey, bakın neler öneriyor:

"Ben şimdi fabrikamı ayakta tutabilme savaşı veriyorum.

Son iki yıllık dediğiniz ekonomik çöküntü, gerçekte son beş yıllıktır.

Son beş yıllık ekonomik çöküntü (olağanüstü faiz oranları, olağanüstü enflasyon oranları, olağanüstü vergi-sigorta gecikme cezaları) GİRİŞİMCİLERİN DEĞİL, REEL EKONOMİLERİN HİÇ DEĞİL, DEVLETİN KUSURLU YÖNETİLMESİNİN sonuçlarıdır.

Bugün binlerce işletme; vergi ve sigorta ile faizleri ve gecikme cezaları yükü altında ezilmekte ve 'yokolmama savaşı' vermektedir.

DEVLET, eğer affedici ise, kendisine ait olan bu cins alacaklarının (aslını değil) faiz ve gecikme cezalarını affetmeli, işletmelere makul ödeme zamanı vermelidir.

Olay ekonomikse, yararlı af kararları bu yönde alınmalı ve 'vatandaş-girişimci-devlet' barışı sağlanmalıdır.

Ayrıca devletin kasasına girecek olan (uzmanlarca en az 7-13 milyar dolar hesaplanmaktadır) olağanüstü gelir, ekonomimizi düze çıkartacak ve toplumun bütün kesimlerine olumlu yansımalar yapacaktır.

IMF ve Dünya Bankası kapılarından 600-700 milyon dolar için beklemekte olan Devlet, elinin altındaki bu büyük meblağı bu yolla tahsil etmeyi düşünürse, daha akıllı, daha ekonomik ve daha basiretli davranmış olmaz mı?

Af konusu, AFFEDEN, AFFEDİLEN VE ÜÇÜNCÜ KİŞİLER üçgeninde ve 'kamu vicdanında yerini bulan' tarzda düşünülmelidir. Genellikle makul ve sağduyulu bulduğum kişiliğinizde, bu beyanlarımı değerlendirerek, haklı bulduğunuz kısımlar varsa köşenizde dile getirmenizi arzu ediyor, bu vesile ile sağlık ve başarı dileklerimiz sunuyorum."

Okurumun sağduyulu ve rasyonel görüşlerine katılmamak elde değil...

Herhangi bir çek suçlusunun, hangi dürtü, amaç ve şartlarla o duruma düştüğünü düşünmeden, okurumuzun açıkça ifade ettiği bir sürü "ekonomik baskıyı" hesaba katmadan "dolandırıcı" sıfatıyla içeri tıkmak, namuslu ile namussuzu karıştırmaya sebep olacaktır.

Gerçekten "haksız" olan ile, "hak etmemiş" olanı aynı kefeye koymak olacaktır.

Şimdi sağduyunun, topluma ve ekonomiye yararlı adımlara dönüştürülmesi zamanıdır.

Bağcıyı dövmekten vazgeçip, üzüm yemeyi öğrenmenin zamanı gelmedi mi?

Çünkü nüans burada yatıyor!

Huzur
Travestilere, genelevde iş sağlanacakmış... Şehirdekiler kurtuldu gene-levdekiler yandı!

Beyin
Seks beyni parlatıyormuş... Büyük şehirlerde yaşayanların beyni paslanacak demek ki!

Kim?
Vergisini ödemeyenlerin lüks araçları hacizle satılacakmış... Peki o araçları kim alacak?

Kiracılara müjde
Anayasa Mahkemesi, benim bakış açımın tersine bir karar verdi.

Kira artışlarını, önce yüzde 25, sonra da yüzde 10 ile sınırlayan yasayı, Anayasa Mahkemesi, onayladı.

Benim bir gün önce yaptığım hukuk yorumu, Anayasa Mahkemesi'nden dönmüş oldu.

Fakat yine de pek yanlış düşünmediğim ortaya çıktı.

Çünkü Anayasa Mahkemesi, yasayı yorumlarken iki noktadan birini tercih etmek zorunda kaldı...

Ya, "sözleşme hürriyeti" ilkesine bakarak, yasayı iptal edecekti, ya da "sosyal devlet" ilkesine bağlı kalarak yasayı onayacaktı.

Mahkeme, ikincisi yaptı.

"Sosyal devlet" ilkesini tercih etti.

Hukuken ben doğru düşünüyordum ama Mahkeme'nin bakış açısına da ille itiraz edecek değilim...

Yalnız bu kararı, "kiracıya büyük müjde" şeklinde yorumlamak doğru mu bilmiyorum.

Çünkü, ev sahiplerinin, bu yasaya tam olarak riayet edip etmeyecekleri, bir takım başka yöntemler icad edip etmeyecekleri ve bu yüzden de kiracılarla ev sahiplerinin gırtlak gırtlağa gelmeyecekleri, henüz belli değil...

Ben özellikle hükümetin enflasyonu düşürme projesinin hayata geçmesine duacıyım.

Bu meseleyi kökünden çözecek olan tek realite enflasyonun düşmesidir.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır