kapat

19.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )


Sazın teli koptu!

Ölüm acıdır. Vadesiz ölüm daha da acıdır. Gurbette vadesiz ölüm ise bunların en acısıdır.

Ne yazık ki Ahmet Kaya böyle acı bir ölümle noktaladı yaşamını.

Sazının teli Paris'te koptu.

***

1986 yılında Etiler'deki Pan stüdyoda çalışıyordum. "Güneş Topla Benim İçin" albümünü kaydediyorduk.

Bir genç ziyaretime geldi. Tanışmak istiyor ve benimle ilgili çok hoş şeyler söylüyordu.

Ahmet Kaya'yı ilk kez o stüdyoda tanıdım.

Kısa bir süre sonra ünü çok arttı ve milyonlarca kişi tarafından dinlenir oldu.

Yıllar sonra televizyonda program yapmaya başladığında ilk konuğu olmam için ısrar etmişti.

Bir kez de orada görmüştüm.

***

Ahmet Kaya'nın başını derde sokan ödül gecesini televizyonda izlemiştim.

Şöyle diyordu: "Yeni kasetimde Kürtçe bir türküye yer veriyorum. Bir de Kürtçe klip çekeceğim. Bunu Türkiye'de gösterecek insanların olduğuna inanıyorum. Eğer göstermezlerse Türk halkı onlardan hesap sorar!"

Aslında bu sözlerde yadırganacak bir şey yoktu.

Yasalara göre Kürtçe konuşmak, türkü söylemek serbestti; İbrahim Tatlıses'in aralarında olduğu birçok sanatçı gibi Ahmet Kaya da bu hakkını kullanmak istiyordu.

Ne var ki o günlerin aşırı duyarlı atmosferi içinde sözleri yuhalandı, tavan başına yıkıldı ve Paris'teki ölümüne uzanan süreç başlatıldı.

***

Kaya'nın öldüğü bu günlerde Danıştay Kürtçe konuşmanın suç olmadığına karar verdi.

Hükümet TRT'de Kürtçe yayın yapmayı planlıyor.

Mesut Yılmaz gibi parti başkanları bu yayını destekliyor.

Ahmet Kaya'nın, ödül gecesindeki sözlerini bu atmosferde yorumlarsanız, karşınıza bambaşka bir tablo çıkar.

Ama ne yapalım ki heyecanlı ve duygusal patlamalara sahne olan bir ülkeyiz biz.

Ne söylediğiniz değil, ne zaman, nerede ve kime karşı söylediğiniz önemli!

Ahmet Kaya da yanlış zamanda, yanlış yerde bulunmanın kurbanı oldu.

Aslında sanatçıların, politikacılar gibi her sözü ölçüp biçerek, sonuçlarını tahmin ederek konuşması beklenmemeli.

"Ozan dili çevik olur!" özdeyişini yaratan halk, sanatçıların iç fırtınalarını hesaba kattığı için böyle söylemiş.

Şimdi artık her şey için çok geç.

Ahnmet Kaya'nın sazının teli Paris'te koptu.

Ve ne yazık ki kopan tel bir daha onarılamıyor.

Not: Bu yazıyı tamamlarken Yıldırım Gürses'in de öldüğü haberi geldi. Kaya ve Gürses ailelerine sabır diliyorum.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır