kapat

19.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
HINCAL ULUÇ(uluch@sabah.com.tr )


Kırık ayak nasıl iyileşti?..

Marlo (Bir Çift Yürek) Morgan'a en çok sorulan soruydu, o kırık ayağın nasıl iyileştiği..

Marlo kitabında yazdıklarının tamamının gerçek olduğunu söylüyordu.. Anlattıklarından biri ilginçti.. O 4 aylık çöl yürüyüşü sırasında aborijinlerden (Avustralya yerlisi) biri düşerek ayağını kırmıştı. Marlo kırılan kemiğin deriden çıkmış ucunu görmüştü.

O gece, kabile kırık bacaklı adamın etrafında toplanıp, bir nevi iyileşme ayini yapmış, bu arada kırık yere de, buldukları bir iki ot ve bir kadının adet kanından hazırladıkları bir nevi merhem sürmüşlerdi.. Marlo, hayret ve şaşkınlık içinde, adamın ertesi sabah ayağa kalkıp yürüyüşe katıldığını görmüştü..

Hemen herkes, bunu sordu Marlo'ya.. En son da CNN Türk'teki canlı yayında..

Bizim Daily News'taki yemek sırasında uzak doğu ve antik Yunan, antik Mısır felsefeleri meraklısı Sedat konuyu buraya getirdi..

"Yaraların ve kırıkların iyileştirilmesinde kan kullanılmasına, ilk kez eski Mısır'da rastlanır" dedi.. "Buralarda, olumlu, güçlü insanların kanlarını yaraya sürerken, kanın sahibindeki pozitif enerjinin yaralıya geçtiğini düşünürlerdi" dedi..

Marlo itiraz etti..

"Bunlarınki ayni şey değil.. Aborijinler hiçbir şeye sahip değiller.. Çölde ne bulurlarsa, onunla yaşamlarını sürdürüyorlar.. Otlar ve kan bulabildikleri şey.. Hepsi o kadar.."

Peki o zaman, nasıl oluyordu da, kırık iyileşiyordu?..

"Belki de bizim anladığımız manada iyileşmiyordu" dedi, Marlo.. "Ben bir tıp adamıyım.. Bana sorarsanız, ertesi sabah adamın bacağının röntgenini çekseydik, kırığı gene orda görecektik.. İyileşme adamın bacağında değil, beynindeydi.. Adam, bütün kabilenin etrafına toplanıp, yürekten iyileşmesini istediğinde, iyileştiğini düşünüyordu.."

Sonsuzdan gelip sonsuza gittiklerine, bu yüzden ölümsüz olduklarına inananlar için, iyileşme de aslında o kadar önemli değil.. Sonsuz yanında insan ömrünün süresi olan mesela 100 yıl, saniye bile değil.. Bu yüzden sözlüklerinde savaş yok.. "Sonsuzdan gelip sonsuza gidenleri öldüremezsiniz. Sadece vücutlarını yok edersiniz. Ruh ebedidir. O zaman vücudu öldürmek neye yarar ki.." diyorlar. "Savaşmak yerine oturup konuşmak gerek.. Konuşmakla çözülmeyecek sorun yok" diyorlar..

"Bu yolculuğu gene yapmak mümkün mü" dedim, Marlo'ya..

"Hayır" dedi.. Kabile kitabında anlattığı gibi kendini yok etmiş çünkü.. "En son 3 kişi kaldıklarını duymuştum" dedi Marlo..

Kimbilir belki onlar da sonsuzluğa dönmüşlerdir şimdi kimbilir..

Marlo "Gerçek insanı, gerçek dostu aramanız için Avustralya çöllerine gitmenize de gerek yok zaten" dedi, CNN'deki canlı yayında.. "Ben, İstanbul'da buldum bir tane mesela" dedi.. "Hıncal" dedi..

Hayatta aldığım en büyük iltifattı bu..

Marlo ile kucaklaştık vedalaşırken.. "Hugging Man'e söyle" dedi.. "Mayısta Londra'da buluşup My Fair Lady'ye gideceğiz.. Yerlerimizi ayırtsın.."

Hugging Man, Hüseyin Özer.. Marlo onun, Tarlabaşı Caddesi'ndeki Sofra London'ında yediği Türk yemeklerine bayılmış ve Hüseyin'e "Hugging Man- Kucaklayan Adam" adını takmıştı, Hüseyin onu her fırsatta kucakladığı için..

EĞER..
..söylediğiniz bir yalanı hiç söylememiş olmanız mümkün olsaydı, hangisini geri alırdınız?.

..sizi bir ıssız adaya bir müzik aleti ve tek bir şarkı, müzik, melodi ile bıraksalar ve hayat boyu hep onu dinleyecek olsanız, neyi seçerdiniz?..

..yarın sabah bir dünya ülkesinin lideri seçilecek olsanız, hangi ülkeyi seçerdiniz ve ilk icraatınız ne olurdu?.

BİZİM DUVAR
Enflasyon yüzde 41'e düştü 41 kere maşallah..

Hakan&Utku

SEVDİĞİM LAFLAR
Akılsızlar hırsızların en zararlısıdır, zamanınızı ve neşenizi çalarlar.

Anonim
(Teşekkürler Gökhan)

Pazar Neşesi
Pazar Neşemiz, yeni madenimiz Yıldırım Tuna'dan..

Kırmızı ışıkta muhteşem bir limuzin mini bir arabanın yanında durmuş... Limo'nun arka koltukta oturan sahibi penceresini açarak yandaki mini arabanın sürücüsüne hava atmış:

"Paranın satın alabileceği en iyi araba bu!. Amerikan bar, açılır tavan, müzik sistemleri, telefon.. Yok yok!.."

"Videon var mı?" demiş mini arabanın sürücüsü.. O sırada yeşil ışık yanmış cevap alamadan hareket etmişler...

Ertesi hafta yine kırmızı ışıkta yan yana gelmişler.. Mini arabanın camları buğulu.. İçerden dumanlar çıkıyor adeta..

Limonun sahibi hemen atlamış aşağıya mini arabanın camını tıklatmış..

Mininin sahibi kafasını çıkarmış, "Ne var?" diye...

"Şahane bir DVD taktırdım, surround sistemli, n'aber" demiş, limuzinden inen..

Öfkeyle bağırmış minici..

"Bunu söylemek için mi duştan çıkardın beni?"

Abbas!..
Hakkı Ağabey, çoktandır oda değiştirmedi, ama, ben Abbas gene yolcu.. Hedef Milano..

Vallahi suç bende değil.. Galatasaray böyle tur atlamaya devam ettikçe, Abbas'ın elinden asası eksik olmayacak..

Fenerli yazarlara bakın, köşelerini terk ediyorlar mı hiç?..

Annelerinin Ligi dışında en fazla gittikleri yer, Pendik.. Orda da kalıyorlar..

Can Ataklı'ya bazan gıpta ediyorum..

Haa.. Öteki Can, Sinyor Bartu geliyor bizimle.. Milano uzmanlık alanına girdiği için..

Cumaya buluşacağız, Allah izin verirse..

Çaylar şirketten..

Üç hanım geldiler Ertekin'e geçen gün.. Evlerinde pastalar, tartlar yapıyorlarmış.. "Size de yapabiliriz" diye tadımlık getirmişler.. Beş, altı çeşit.. Yasak ama, tattık.. Harika..

"Bunları satabilirim" dedi Ertekin.. "O zaman, tanıtım için promosyon yap" dedim..

"Nasıl yani" dedi..

"Pastalar müşteriden, çaylar senden olsun.."

İçi cızzz etti ama, aklı da yattı..

Şimdi kapısında bir bayrak asılı..

"Pastalar sizden, çaylar müesseseden" diye..

Yani bu enfes ev pastalarını tatmanızı tavsiye ederim..

Ertekin'in arkasında da bir dürüm salonu açıldı.. Şazeli.. Özellikle kısa öğle paydosları için fevkalade hızlı servis yapan şirin bir ocakbaşı.. İster otur ye, ister dürüm yaptır al git..

Ben oturdum.. Metin Usta, Abu Haniş diye bir şey yaptı.. İlk defa duydum, ilk defa yedim.. Tabakta altta bir patlıcan püre gibi yayılmış.. Üzerinde de et.. Enfes.. Bir de yeşil muska baklavaları var, içi kaymak dolu.. Üzerine de o.. Fiyatları da fevkalade denecek kadar ucuz üstelik..

Seçemedim Kara Gözlüm
Ahh ah... Ne oldum dememeli ne olucam demeli. Kim derdi ki koskoca Amerika başkanını seçemeyecek. Yedi düvele rezil olacak. Eee körle yatan şaşı kalkar. Yıllardır her işimize karışan Sam Amca sonunda bize benzedi. Biz Küçük Amerika olucaz derken onlar Büyük Türkiye olup çıktılar. Ama bu iş burada bitmez. Amerika giderek daha da bize benzeyecek. Nasıl mı?

* Trafik canavarı ilk fırsatta Amerikan vatandaşı olacak. Amerika gündemine baş köşeye trafik kazaları oturacak.

* Okyanus kumundan gökdelen yapan inşaat şirketleri türeyecek.

* New Jersey'de bir uçan daire ile çarpışan Chevrolet'nin içinden bir NBA oyuncusu, bir rapçi, bir de CIA ajanının çıkması kafaları karıştıracak.

* Mafya Babaları "adamı mermi manyağı yapmak" gibi tuhaf terimler kullanmaya başlayacak.

*Lakers 6 + 1 yabancı oynattığı için Sacramento Kings maçını hükmen kaybedecek.

* Beyaz Saray'ın adı Aksaray olarak değiştirilecek. Beyaz Saray'ın yeni adıyla Aksaray'ın tüm odaları bavul turizmi yapan Rumen ve Rus kadınlarla dolacak.

* Amerikan Parlamontosu'nda bazı milletvekillerinin Türk vatandaşı olduğu ortaya çıkacak.

* Mariah Carey, bir resim sergisinde Prof. Debakey'le kavga edecek.

* Amerikalılar da geyik muhabbetleri yapmaya başlayacaklar. "Amerikalı'nın Amerikalı'dan başka dostu yok abi.. Biz var ya bıraksınlar yarım saatte Moskova'ya girip Kremlin Sarayı'na Amerikan bayrağını dikeriz... En güzel para gıda işinde abi..."

* Amerika AB'ye tam üyelik için başvurucak.

* Şimdi elinden kitap düşmeyen Amerikalı kitap okumayı bırakacak. Kitabı sadece hapishanelere düşenler okuyacak. Korku romanı yazarı Stephen King kitaplarının satışı sıfıra inince Aysel Gürel'le evlenip şarkı sözü yazarı olacak.

* NASA kapatılacak. Tüm NASA çalışanlarına devlet dairelerinde masa başı işler verilecek. Bu sefer de bütün gün işsiz oturdukları için gökyüzünü seyredecekler. Astronotlar "siz göreceğinizi gördünüz başınız göğe erdi" denilerek emekli edilecek. Uzay Mekikleri daha karlı bulunarak ocakbaşı haline dönüştürülecek.

* Savaş Ay soyadını Moon olarak değiştirip NBC'de A Team adıyla bir tartışma programı hazırlayacak. Programın ilk konusu "Mankenler Oscar alabilir mi?" olacak.

* Özgürlük Heykeli "Ben özgürüm" diye dağ bayır dolaşmaya başlayacak.

* Hot-dogcuyla pop-corncu "bizim neyimiz eksik" diyerek internet reklamlarına çıkacak.

* Müstakbel Amerikan Başkanı'nın tikleri azacak.

* Eski başkanlardan George Bush kendisine verilen plaketleri Atlas Okyanusu'na attığını açıklayacak.

* Yapılacak "Gınalı Guzu Operasyonu"nda Amerikalılara yıllardır domuz yerine kuzu eti yedirildiği ortaya çıkacak.

* Sean Connery bir gazetede "Sean'ın yeri" isimli bir köşe açacak. Köşeye Smith ve Carey isimli iki yazar duvar yazıları yollayacaklar. İkili pazarları uzun yazılar yazacaklar. Bazıları onları, adları S ve C ile başlıyor diye, Sean Connery sanacak.

hakanutku@hotmail.com

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır