


Balçık temizleyen adamlar!
Adını koyalım, onlar balçık temizleyen adamlar: Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Bülent Ecevit, İçişleri Bakanı Sadettin Tantan ve ekibi, Bankalar Üst Kurulu Başkanı Zekeriya Temizel ve ekibi... Savcı Nuh Mete Yüksel ve ekibi....
Dürüst savcılar...
Banka murakıpları...
Banka müfettişleri...
Bunlar yolsuzlukların üzerine gidiyorlar. Banka hortumlamalarının, boşaltmalarının, kredi buharlaştırmalarının, hayali ihracat, hayali ithalat yapanların, devleti soyanların "adaletin önüne" kanıtlarıyla, belgeleriyle çıkartılmasına, hiç bir menfaat göstermeksizin, hiç bir çıkar arkasında koşmaksızın, çalışıyorlar.
Sevinmeliyiz...
Ahmet Necdet Sezer, Bülent Ecevit, Sadettin Tantan, Zekeriya Temizel, Nuh Mete Yüksel ve hatta onlara siyasi destek veren bakanlar ve soruşturmaları yürüten savcılar, murakıplar, müfettişlerin her biri "lağım temizleyen adamlar" gibi ellerinde tırmık, kepçe, kürek, balçığın içine dalıyorlar.
Amaç dürüstlüğü teşvik etmek.
Doğru olanı desteklemek...
Ekonomide verimi artırmak...
Rekabetin önünü açmak...
Emeğin hakkını vermek...
***
Hayatın cilvesi...
Necdet Sezer'e, Bülent Ecevit'e, Sadettin Tantan'a, Zekeriya Temizel'e, Nuh Mete Yüksel'e, Başbakan yardımcılarına, Bakanlar Kurulu'ndaki bütün bakanlara, savcılara, hakimlere, murakıplara, müfettişlere ve toplumu bilgilendiren tüm gazetecilere, televizyonculara, radyoculara hayat "2000 yılı Türkiye'sinde" bu rolü verdi.
Buyurun lağımları temizleyin...
Korkmayın, dönmeyin...
Ama mutlaka adil olun...
Tarafsız olun...
Doğru neyse onu yapın...
Yalancılara kanmayın...
Kışkırtıcılara uymayın...
İftiracıları ciddiye almayın...
Evet, hırsızlık hırsızlıktır...
Fakat yalan da yalandır...
Yalan da hiç bir zaman hırsızlıktan daha tercih edilir değildir. İftiraya dönüşen yalan hırsızlıktan, devleti soymaktan, bankaları hortumlamaktan, hayali ihracat, hayali ithalat yapmaktan çok daha kötü olabilir.
Toplumu temizlemek...
Yüce bir eylemdir...
Bu yüce çabayı....
Toplumun zararına dönüştürmeyin.
***
Bügün temiz görünen bütün ülkeler içlerinden "balçık temizleyen adamlarını" çıkardılar.
Avrupa ülkeleri...
Ve diğerleri...
Ve ABD...
Adı lazım değil, bir okurum fotokopisini çekip göndermiş. "Köşende yayınla" diyor. Bundan tam 94 yıl önce ABD Başkanı Teodore Rooswelt, 14 Nisan 1906 tarihinde "Balçık temizleyen adamlar" adlı bir konuşma yaptı.
Savcılara... Müfettişlere...
Murakıplara....Hakimlere...
Bir çağrıda bulundu...
Rooswelt konuşuyor:
".....Benim istediğim gayrimeşru yollardan ya da yolsuzlukla servet yapan işadamının saldırıdan muaf tutulması değil, hiç bir ayrım gözetilmeden teşhir edilmesidir... Bu tip adamların ayıklanması için kararlı biçimde çaba gösterilmelidir.
Suç varsa teşhir edin...
Suçlu varsa yakalayın...
Ama unutmayın ki, en büyük suçlarda bile, eğer sansasyonel, abartılı ve hak edilmemiş biçimde saldırıya geçilirse, bunun kamuoyu vicdanında yolaçtığı hasar, suçun yolaçtığından daha büyük olabilir. Tam da kötülük güçleriyle dur durak bilmeden savaşmak gerektiğine inandığım için, bu savaşın kararlılıkla olduğu kadar hakkaniyetle yürütülmesini istiyorum....
Karşımızda kapkara bir tablo olursa, başka hiç bir tona yer olmazsa, alçakları diğerlerinden ayırdetmek de mümkün olmaz. Böyle bir tablo, sonunda ahlaki bir renkkörlüğüne neden olur; renkkörlüğüne yakalanmış insanlar da, sonunda kimsenin siyah ya da beyaz olmadığını, bütün insanların gri olduğunu düşünmeye başlar.
Başka bir deyişle; insanlar ne saldırının haklılığına inanabilirler ne de saldırıya uğrayan adamın dürüstlüğüne; suça olduğu kadar, suçlamaya da kuşkuyla bakarlar.
O zaman...
Doğruyu bulmak ve doğrunun karşısında coşku yaşamak da neredeyse imkansız hale gelir...
(Teodore Rooswelt, Washington, DC, 14 Nisan 1906)