kapat

19.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
CAN ATAKLI(ataklic@sabah.com.tr )


Vergiler herkesi çıldırttı 'ödemeyelim' diyen çok

Hükümet biliyorsunuz geçen yıl deprem felaketi geçirmemizin ardından "haklı olarak" bazı vergiler salmıştı. Türkiye çok büyük acı yaşamıştı. Kaynaklar deprem bölgesine akıtılmıştı, ayrıca bu bölgede ekonomiyi büyük sıkıntıya sokan maddi zarar çok ağırdı. Bunun üzerine bazı kalemlere ek vergi konmuştu.

Ancak hükümet bu vergilerin yeniden alınmasını istiyor. Ek vergilerin üstelik yüzde 56 zamlanarak yeniden salınması için gerekli kanunun maddeleri Meclis'ten geçiyor. Bu durumda aralık ayında hepimizi çok ağır vergiler bekliyor demektir.

Bu arada bununla yetinmeyen hükümet bir de üstüne "Geçim Standardı Vergisi" koyacak. Aylık geliri 500 milyon liranın üstünde olanlardan "Sen çok zenginsin" denilerek ayrıca bir daha vergi alınacak. Bravo, en güzel yol bu zaten. Başarısız ol, işleri yüzüne gözüne bulaştır, ekonomideki hedefleri şaşır, sonra açığı kapatmak için dön vatandaşın cebine saldır.

Son birkaç gündür, herkes burnundan soluyor. İşçi temsilcileri, esnaf odaları, sanayiciler ve hatta büyük patronlar, holdingler öfke içinde. Özellikle işçi ve esnaf kuruluşları "Vergi ödememe" kampanyası açmayı düşünüyor.

Geçen hafta size gelmeye başlayan önerileri yazmıştım. Diyorlardı ki "Örneğin özel iletişim vergisini ödemeyelim. Bu durumda cep telefonu şirketleri telefonumuzu kesecek. Bırakın kessinler. Aynı anda 2 milyon 3 milyon telefonun kesilmesi bile başlıbaşına büyük olaydır. Kamuoyunun tepkisi ancak böyle gösterilir."

Diğer vergileri de ödemek istemeyen pekçok kişi soruyor: "Diyelim ki 3/4 milyon kişi bu ek vergileri ödemedi. Ne yapılacak herkes ceza mı görecek, herkes hapse mi atılacak. Eğer bunu toplumsal olarak yapabilirsek, iktidarlar da akıllarına estiğinde vergi salamazlar." Anladığım kadarıyla önümüzdeki günlerde bazı kitle örgütleri bu kampanyayı açacaklar.

Başarılı olur
Vergi vermemek elbette savunulamaz. Ancak toplumlar da haksızlığa uğradıklarında bunu bir şekilde duyurmak zorunda. Bugüne kadar kamuoyu tepkileri hep cılız kaldı ya da kimi kitle örgütlerinin reklamından öteye geçemedi. Ancak vergi konusu çok önemli. Eğer gerçekten çok iyi bir örgütlenme yapılır, aynı anda milyonlarca kişi vergisini ödemezse, bunun sesi taaa Çin'den duyulur.

Sevgi, Zenginlik ve Başarı
Bu hikâyeyi kimden ve ne zaman aldığımı bilmiyorum. Saklamışım, dün notlarımı karıştırırken tekrar buldum. Benim çok hoşuma gitti, başka bir yerde yayınlanıp yayınlanmadığını hatırlamıyorum, ama yayınlanmış olsa bile yeniden okumak da güzel.

Alışverişe gitmek üzere evden çıkan bir kadın, kapısının karşısındaki kaldırımda oturan bembeyaz sakallı üç yaşlıyı görünce önce duraksadı, sonra onları, tüm içtenliğiyle evine davet etti:

Kadının davetine, yaşlılardan biri yanıt verdi:

"Biz hiçbir eve üçümüz birlikte gitmeyiz" dedi.

Ve kısa bir duraksamadan sonra, bir açıklama yaptı: "Sağ yanımdaki bu arkadaşımın adı, Zenginliktir" dedi. "Bu yanımda oturan arkadaşımın adı Başarı, benim adım ise Sevgi'dir.

Kendini ve arkadaşlarını tanıttıktan sonra Sevgi, kadına ilginç bir öneride bulundu:

"Şimdi evinize gidin ve eşinizle başbaşa verip, bir karara varın dedi. "İçimizden yalnızca birimizi davet edebilirsiniz evinize. Hangimizi davet etmek istediğinize karar verin, sonra gelin, kararınızı bize bildirin."

Kadın, Sevgi'nin önerisini eşine anlattığında adam "Aman ne güzel, ne güzel" dedi. "Hangisini davet edeceğimizi bize bıraktıklarına göre, biz de içlerinden Zenginlik'i davet ederiz ve evimiz de bir anda Zenginlik'e kavuşmuş olur."

Eşinin kararına itiraz etti kadın.

"Başarıyı davet etsek, daha mantıklı bir karar vermiş olmaz mıyız, kocacığım?" dedi.

Sonra tekrar başbaşa verdiler. "Aslında galiba en iyisi Sevgi'yi davet etmek. Hem ona yardımcı olmak bize de mutluluk verecek" kararını verdiler.

Bu karar üzerine kadın kapıyı açtı ve üç yaşlıya birden sordu:

"İçinizde hanginiz Sevgi'ydi.Onu davet etmeye karar verdik. Lütfen buyursun..."

Sevgi ayağa kalktı, eve doğru yürümeye başladı. Arkadaşları da ayağa kalktılar ve Sevgi'nin arkasından, eve doğru yürümeye başladılar.

Kadın, büyük bir şaşkınlık ve heyecan içinde, Zenginlik'le Başarı'ya sordu:

"Siz niçin geliyorsunuz?" dedi. "Hani sadece biriniz gelebilirdi?".

Kadının bu sorusuna, üç yaşlı birlikte yanıt verdiler.

"Eğer içimizden yalnızca Zenginlik'i ya da Başarı'yı davet etmiş olsaydınız, davet edilmeyen ikimiz dışarıda bekleyecektik" dediler. "Fakat siz Sevgi'yi davet ettiniz. Bu durumda üçümüz birden gelmek zorundayız evinize."

Ve kadının "Niçin?" diye sormasını beklemeden, Zenginlik ve Başarı sözlerini şöyle sürdürdüler:

"Çünkü Sevgi'nin olduğu her yerde, biz Zenginlik ve Başarı da her zaman, onun yanında oluruz."

Kendine dikkat et Sait Hoca
Dünyanın öbür ucundan haber alırız da bazen çok yakın dostlarımızın başına geleni çok geç öğreniriz. Hepinizin yakından tanıdığı, öğrencilerin de çok sevdiği Eğitim Danışmanımız Sait Gürsoy kalp şikayeti ile Florance Nightangale Hastanesi'ne gitmiş ve anjiyo olmuş. Hem de öyle dün önceki gün falan değil, neredeyse bir ay geçmiş. Benim haberim yeni oldu. Neyse ki merak etmeyin Sait Hoca'nın durumu çok iyiymiş. Kalbiyle ilgili ciddi bir sorunu çıkmamış. Sait Gürsoy 40'lı yaşlarda, demek ki bu yaşlarda insanın başına yavaş yavaş bu tür şeyler gelmeye başlıyor, hepimizin çok dikkatli olması gerek. Hayatı keyifle ve sağlıkla yaşamak için aslında çok büyük fedakarlıklara gerek yok. Bazı konulara dikkat edeceğiz, gıdamızı iyi alacağız, zararlı yiyecek ve alışkanlıklardan biraz uzak duracağız ve strese girmeyeceğiz. (Tabii kolaysa) Sait Gürsoy "Florance Nightangale Hastanesi'ne hayran kaldım" dedi. Kardiyalog Dr. Suavi Tüfekçioğlu anjiyoyu hiç hissetirmeden ve acı çektirmeden yapmış bitirmiş. Sait Gürsoy diğer çalışanların da tüm hastalara gösterdiği yakın ilgi, güleryüz çok hoşuma gitti. Bunların da zaman zaman sizler tarafından yazılması gerek" dedi. Sait Hoca'ma tekrar geçmiş olsun diyorum, daha öğrencilerin ondan öğreneceği çok şey var, ona göre.

Ahmet Sezer TEMA geleneğini sürdürüyor
Tema Vakfı'nın düzenlediği "Erozyonla Mücadele Haftası" yarın başlayacak. Daha önce Süleyman Demirel'in Cumhurbaşkanı olarak her seferinde destek verdiği haftaya bu kez Cumhurbaşkanı Ahmet Sezer öncülük ediyor. Resmi toplantıların dışındaki törenlere katılmayan ve bugüne kadar sadece iki bilimsel toplantıda hazır bulunan Sezer, yarın başlayacak Erozyonla Mücadele Haftası'nın açılışını yapacak. Tema bu yıl yapılacak etkinlikleri "Toprak Yasasını Arıyor" başlığı altında sürdürecek. Vakıf Başkanı Hayrettin Karaca ile konuştum. "Toprağın sorumlusu bir kurum ve onun yasası yok, artık bunun sona ermesi gerek" dedi ve ekledi "Bir hayvancılık ülkesi olan Türkiye'nin 1998 yılına kadar bir mera kanunu da yoktu, şimdi var. Demek ki toprak yasası da çıkabilir, bu konuda çaresiz değiliz, çere hepimiziz, çare Türkiye Büyük Millet Meclisi." Erozyonla Mücadele Haftası yarın 11.00'de Tepebaşı TÜYAP önünden "Toprağa Saygı" yürüyüşü ile başlayacak. Saat 14.00'de İş Bankası'nın yeni gökdelenlerindeki İş Sanat Oditoryumunda Cumhurbaşkanı Ahmet Sezer resmi açılışı yapacak. Törende çeşitli meslek dallarını temsilen 10 kişi birer dakikalık mesajlar verecekler. Hayrettin Karaca bu yıl bu mesajlardan birini benim vermemi istedi. Çok gururlandığımı söylemek isterim.

Uçakta kör uçuşu
Yolcular uçağa biniyor, derken kaptan pilotla, yardımcı pilot gelmiş. Kaptan ve yardımcı pilotun elinde bir beyaz baston. "Şaka herhalde" demiş yolcular. Uçak pistte hızla ilerlemeye başlamış yolcuların gözleri camda. Uçak hızlanmış. Yolcular endişelenmeye başlamışlar.. Uçak pistin sonu hızla yaklaşmaya başlamış. 10 metre sonra betonun bitip çimlerin başladığını gören yolcular dehşet içinde çığlığı basmışlar..Tam o anda da pilot levyeyi sonuna kadar çekmiş.. Uçak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmiş, havalanmış. Kaptan pilot yardımcı pilota "Biliyor musun?" demiş, "Bir gün çığlık atmayacaklar ve hepimiz öleceğiz!.."

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır