|
|
AB artık çizmeyi aşıyor
Kıbrıs ve sınır anlaşmazlıkları hiçbir şekilde kriter kabul edilemez. Türkiye Avrupa Birliği'nden sadaka ve özel himaye beklemiyor. AB ne pahasına olursa olsun gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz şey değildir
AB'nin Katılım Ortaklığı Belgesi'ndeki siyasi kriterler arasına Yunanistan'ın isteği üzerine Kıbrıs'tan sonra bir de Ege sorununu alma hazırlığı Türkiye'de büyük tepki yarattı. Hükümetin tepkisi, Başbakan Bülent Ecevit ile Başbakan Yardımcıları Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz'ın sert açıklamalarıyla dile getirildi.
Başbakan Ecevit, dün Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel ve Dışişleri kurmayları ile bir araya gelerek, AB Katılım Ortaklığı Belgesi ile ilgili son gelişmeleri değerlendirdi. Ecevit, toplantının ardından bir basın toplantısı düzenleyerek hazırladığı sert ifadelerin bulunduğu metni okudu. Ecevit, şöyle konuştu:
BAŞBAKAN'DAN UYARI
"Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti komisyonca 8 Kasım 2000 günü açıklanan Katılım Ortaklığı Belgesi'ne ilişkin görüşünü kamuoyuna duyurmuştur. Bu bağlamda Kıbrıs'a ilişkin paragrafın, bir siyasi kriter olarak kesinlikle kabul edilemeyeceği, edilmediği ve bunun belgeden çıkartılması gerektiği özellikle vurgulanmıştır. Bu aşamada Kıbrıs'a ilişkin uyarımızın dikkate alınması beklenirken, son olarak tarafımıza ulaşan bilgilere göre sınır anlaşmazlıkları konusunda yeni bir paragrafın da Katılım Ortaklığı Belgesi'ne bir siyasi kriter olarak eklenmesine çalışılmaktadır."
Ecevit "Türkiye hiçbir şekilde ve hiçbir anlamda Kıbrıs konusunu ve sınır anlaşmazlıkları unsurunu bir siyasi kriter olarak kabul edemez" diyerek açıklamasını şu uyarıyla noktaladı: "Bu olumsuz gelişmeler, Türk kamuoyunda haklı tepkilere yol açmaktadır. AB'nin hükümetimizdeki ve kamuoyumuzdaki duyarlılığı, gereğince değerlen-direceğini umarım. Aksi halde, AB ile ilişkilerimizi gözden geçirmemiz kaçınılmaz olacaktır" dedi.
DEVLET BAHÇELİ: TUZAK
MHP lideri ve Başbakan Yardımcısı Bahçeli de partisinin MYK toplantısında AB'nin tutumunu sert bir dille eleştirdi. "Katılım Ortaklığı Belgesi, bazı tuzakların kamufle edilerek, kaleme alınan Helsinki zirvesinin kararlarından daha geri, karmaşık bir yol haritası niteliğine sahiptir. Kıbrıs ve etnik ayrımcılık, bunun açık kanıtlarıdır" diyen AP'nin Türkiye raporuna sözde Ermeni soykırımı ile ilgili ifadeler eklemesini de eleştiren Bahçeli, şöyle devam etti:
"Avrupa Parlamentosu'nun geleneksel miyop bakışının ve Türkiye karşıtlığının ürünü olan son kararları ülkemizi ne mahkum edebilecek, ne de tarihi yolculuğundan alıkoyacaktır. Kafası karışık AB yönetiminin, önyargılardan kurtulamadığı sürece, Türkiye'ye iyi niyetle ve uzun vadeli bir bakış açısıyla yaklaşması çok zor, hatta imkansızdır. Ülkemizin AB'den istediği ve beklediği, özel himaye ve sadaka değildir." Bahçeli, Türkiye'nin AB'den iki beklentisi olduğunu belirterek, "Özellikle AB nasıl bir Avrupa ve dünya tasavvur ettiğine karar vermesini bekliyoruz. İkinci olarak önümüze samimi ve inandırıcı bir perspektif koymasını bekliyoruz" dedi.
YILMAZ: HEDEFİMİZ DEĞİL
ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Yılmaz ise dün gittiği Karadeniz Ereğli'de AB'nin Ege girişiminin "Olumlu seyreden ilişkileri tümüyle değiştirebilecek bir gelişme olduğunu söyledi. Yılmaz şöyle konuştu: "Avrupa Birliği üyeliği bizim ne pahasına olursa olsun, gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz bir şey değildir. Bizim şartlarımıza uygun olduğu, değerlerimize zarar vermediği takdirde, insanımızın daha zenginleşmesine, daha modernleşmesine imkan sağlayacağı için Türkiye'yi AB'ye sokma mücadelesini yapıyoruz."
Yılmaz, siyasi uzlaşmanın sürdürülmesi halinde AB üyeliğinin önünde engel kalmayacağını söyledi.
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|