


Bilen gelsin!..
Deprem konusunda konuşmadığım uzman kalmadı desem yeridir. Her seferinde laf dönüyor dolaşıyor, iki noktaya geliyor:
1. Oturduğun yer 7 küsur dereceli depreme dayanıklı mı?
2. Evin içinde televizyon düşmesin, dolap başına yıkılmasın diye tedbir aldın mı?
Şimdi...
1. Evin depreme dayanıp dayanmayacağını kim ölçecek?
2. Elektrikçi gibi veya tesisatçı gibi evin eşyalarını depreme karşı sabitleme işini yapanlar var mı?
Bu işin uzmanlığına sahip olarlar varsa bana isim ve telefonlarını yollasınlar, ben de buradan yayınlayacağım.
Ancak biliyorum, yüzlerce faks gelecek... Ben hepimizin ihtiyacına cevap arıyorum ve biliyorum ki elektrikçi de "Abi reklamımız olur biz yollayalım belki gazeteye basar diye deprem tesisat güvenliğinden anlarız" diyecek.
Keşke deprem öncesi ev güvenliği yeterlilik belgesi diye bir eğitim olsa da o belgesi olanların listesini verebilsem.
Belki vesile olur, böyle bir belge için eğitim verilir.
Faks yollayacak olanlara da not...
Yolladığınız faksı mutlaka köşeye koyacağım diye bir şey söylemiyorum, böyle bir söz vermiyorum.
Okura not...
Yayınlayacağım numaraların kimlerden geldiğini kontrol etme durumum yok, ne derece güvenli olup olmadığında bütün sorumluluk sizin.
Sadece rehberi olmayan bir ülkede, bu işleri kimler yapar diye bir ön araştırma yapıyorum.
***
"Murat sen bunu kafana göre yapma, bizde bu insanların güvenilir bir listesi var" diye belediyeden, üniversitelerden, devletin bir kurumundan, ticaret ve sanayi odalarından bir liste gelirse seve seve ve çok daha güvenerek onu yayınlamaya hazırım. Sadece ve sadece Pazartesi faks geçin, ondan evvel ve sonra gelecek hiçbir faks mesajını dikkate almayacağım... Faks: (0211) 335 00 22
Belediye'den Ankara'ya!
50 günde 100 projeyi hayata geçirme hedefine giden İstanbul Belediyesi'nden İstanbullar memnun. Daha iyisini de istemek hepimizin hakkı. Onlar da daha iyisini yapmak istiyor.
Sorun nerede? Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna'nın Ankara'ya seslenişini bu köşeye almak bir nebze yardımcı olacaksa, ne mutlu!
Şöyle diyor: "İstanbul Büyükşehir Belediye olarak üzerinde ısararla durduğumuz bir konu öteden beri idari ve mali anlamda imkanlarımızın genişletilmesi oldu.
İstanbul'un, İstanbul'la birlikte Türkiye'nin çehresini değiştirecek projelerimizin hayata geçebilmesi için tahmin edilenin aksine merkezi yönetimden, hükümetten bir tek talebimiz var: Yetki! Gelin önümüzü açın, bize kendi finansmanımızı oluşturma yetkileri tanıyın, dış kredi ve yap-işlet-devret gibi konularda karşılaştığımız ağır bürokratik süreci hafifletin. Meclis gündeminde bulunan yerel yönetimler yasa tasarısını tam anlamıyla bir yerinden yönetim yasasına dönüştürün. Talebimiz ve beklentimiz bu... Başlıbaşına bir yap-işlet-devret modeli bile büyük projelerin hayata geçmesi için bir fırsat olarak önümüzde dururken, gelin diyoruz, bu ağır ve çekilmez bürokratik sürecin çarkları arasında umudumuzu, heyecanımızı, enerjimizi daha fazla unufak etmeyelim."
Neler oluyor hayatta!
***
Hem keyifli hem faydalı bir şeyler derken...
İnternetten de uzun zamandır söz etmedik düşüncesi uğrayınca...
Geldiğim nokta:
https://www.whatsonwhere.com
Bu site, canınız nasıl bir eğlence çekiyorsa...
Nereyi merak ediyorsanız...
Yapsak yapsak ne yapsak diyorsanız...
Gideceğiniz adres.
***
Siteyi anlatacak değilim, gidin gezin.
Ama bir noktayı vurgulamadan geçmeyeceğim...
Türkiye (maalesef Ortadoğu bölümünde, belki sizin mesajlarınızla değişir ve İstanbul şehirler listesine girer) hakkında bilgi yok değil, festivallerden barlara kadar Türkiye hakkında epey bilgi var.
Ancak çok daha fazlası olabilir.
Siteye kendi festivalinizi, yerinizi, etkinliğinizi kaydettirmek mümkün.
Hafta sonu bir göz atın, Pazartesi etkinliğinizi veya ilgi çekeceğini düşündüğünüz mekanı tanıtacak ve sitede yer almasını sağlayacak formu -İngilizce- doldurmayı unutmayın.
Kendinizi (etkinliğinizi) tanıtmak için "Submit an event" formunu dolduruyor ve hiçbir ücret ödemiyorsunuz.