


Siyaset ve spor
Siyasetin "girmemesi gereken" yerler var... "Kışla" gibi... "Cami" gibi... "Okul" gibi... Ve hatta... "Spor" gibi.
Ama spora da siyaset girdi.
Eski dünya ve olimpiyat şampiyonu Ahmet Ayık'ın üslubu ile:
- Duyumlarımıza göre spora siyaset öylesine girdi ki... Sapına kadar.
"Bozmadığımız... Cılkını çıkarmadığımız" bir spor kalmıştı.
Anlaşılan "orayı da" kirleteceğiz.
***
Bugün "38 federasyona" Başkan seçilecek.
Bütün yurtta "13.097 kişi" oy kullanacak.
"Seçim sürecinde" öyle olaylar yaşanıyor ki...
"Rektör seçimleri bile" solda, sıfır kalır.
Sadece bir örnek...
"Adaylardan biri" seçim broşürü bastırmış... Dağıtıyor.
Broşürde bir de "liste" var... "Beni kimler destekliyor" listesi.
Listedeki isimlerden biri "spora siyasetin karışmasını istemeyen bir milletvekilimiz."
***
İlhan Cavcav'la konuşuyorduk.
"Federasyon başkanının seçimle göreve gelmesi iyi bir yöntem" dedi.
Ve "ama" diye ekledi:
- Bizde seçim sistemi sulandırıldı... Sistem kuşa döndü... Siyaset de dahil, işin içinde, her şey bulaştı.
***
Günlerdir Meclis'te... Partilerde... Siyaset kulislerinde "spor adamlarını görüyoruz.
Herkes bir "bakanın" peşinde.
Veya "milletvekilinin."
Bazı genel müdürler... Valiler... Emniyet Müdürleri "gırtlaklarına kadar" kulisin içindeler.
Sahi...
Göreve gelirken "böylesine ilişkilere giren... Böylesine borçlanan" bir federasyon başkanı, yarın nasıl başarılı olacak?
***
Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü "ciddi... İlkeli" bir devlet adamı.
"Spor ve siyaset" ilişkisinde aşırı dikkatli.
Öylesine ki...
Gittiği illerde "kendi partisinin örgütünü bile" ziyaret etmiyor.
"Laf, söz olmasın" diye.
Dedik ki:
- Görüyorsunuz.
Ünlü "maalesef" diye konuşmaya başladı:
- Görüyorum ve üzüntümden kahroluyorum.
Ünlü'yü "kahreden" görüntü, TBMM kulislerinde bir o yana, bir bu yana koşturan "federasyon başkan adaylarının görüntüsü."
***
Fikret Ünlü "zarif insan."
"Bazı Bakanlar... Bazı milletvekilleri bu işin kulisindeler" diyemiyor da...
"Onları kollamaya çalışarak" kusuru "adaylara" atıyor:
- Federasyon başkanı olmak isteyen bazı kimseler maalesef Meclis'ten çıkmıyorlar... Her partiden milletvekili arkadaşlarımıza geliyorlar... Ve yine maalesef... Bunu önlemek de mümkün değil.
Neden mümkün olmasın ki?
Bakan ya da milletvekili "kapısını açmasa..."
Fikret Ünlü'nün yaptığı gibi "beni rahatsız etmeyin" dese...
Bakana kim gelebilir?
Milletvekilini kim rahatsız edebilir?
***
Hangi bakanın odasında "hangi başkan adayının" göründüğünü...
Hangi milletvekilinin kolunda "kimin dolaştığını" yazmaya kalksak... "Uzun bir liste" çıkar.
Bu yapmayacağız.
Siyasetin de, sporun da "daha fazla yara almaması için" yapmayacağız.
Sadece...
Bir "öneride" bulunacağız.
Sporda da "operasyon" şart...
Artık "Kasırga" mı olur, yoksa "Balina" mı, bilemiyoruz.
Fakat bir operasyona girişilecek olursa "kirlenmenin boyutu" kolayca anlaşılır.
Ve böyle bir operasyona acil ihtiyaç var.