kapat

17.11.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Cumartesi Eki
Pazar Eki
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

YeniBinyil
Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Telsim
ŞÜKRÜ KIZILOT(skizilot@sabah.com.tr )


Kârı sermayeye ekleme vergisi

"Böyle bir verginin olduğunu kaç kişi biliyor acaba?" demeden, kısaca açıklayalım. Bir anonim şirket ya da limited şirket, kâr ettiğinde, bunun yüzde 33'ünü kurumlar vergisi ve fon payı olarak ödüyor. Ardından, "şirket ortaklarına kâr dağıtalım mı, dağıtmayalım mı? diye tartışıp, duruma göre kârı ortaklara dağıtmayıp, şirketin sermayesine eklemeye karar veriyorlar. İşte bu noktada, ellerine kâr payı geçmeyen ortaklar, vergi yasalarına göre, sanki kâr payı elde etmişler gibi kabul ediliyorlar. (Bkz. GVK Md. 75,76,85,86 ve 231 Seri No.lu Gelir Vergisi Tebliği).

Böyle olunca da, (şirketin gerçek kişi ortağına düşen sermaye artırımı payı, 4 milyar 375 milyon lirayı aşıyorsa) o ortak 2001 yılı Mart ayında beyanname vermek ve eline geçmeyen paranın vergisini ödemek zorunda kalıyor.

Vergiden kaçınma
Çoğunuzun da bildiği gibi, vergi hukukunda "vergi kaçırma" ve "vergiden kaçınma" diye iki ayrı kavram var. Vergi kaçırma suç olup; para cezası, duruma göre de hapis cezası var. Vergiden kaçınma ise, yasalarda yeralan bazı boşluklardan yararlanmak suretiyle, hiç vergi ödememeyi ya da az ödemeyi ifade etmekte olup, suç oluşturmaz dolayısıyla cezası da yoktur.

Kârı sermayeye ekleme olayında da, vergiden kaçınmanın yolu var. Örneğin; anonim şirketin genel kurulunda ya da limited şirketin ortaklar kurulunda, bir karar alınıyor, alınan kararda, kârın ortaklara dağıtılmayıp "fevkalede yedek akçe" olarak ayrılmasına karar veriliyor. Bu da kârı sermayeye eklemenin dolaylı bir yolu oluyor. Ancak hukuki anlamda kârı sermayeye ekleme sayılmadığı için, ortaklara kâr dağıtılmış sayılmıyor ortaklar da vergi ödemiyor. Bazı şirketler de, mevcut kârı sermayeye de eklemiyor, ortaklara da dağıtmıyor, kâr olduğu yerde "geçmiş yıl kârı" olarak duruyor. Şirket bünyesinde kalan kâr, sermayeye eklenmeden, sermayenin bir unsuru gibi kullanılıyor.

Görüldüğü gibi, vergiden kaçınma yollarından biri izlenerek, dönem kârı ya da geçmiş yıl kârı sermayeye eklenmiş gibi, uygulama yapılıp, vergi de ödenmeyebiliyor.

Yapılması gereken
Bu aşamada yapılması gereken bellidir. Şirketleri, yasalarda yeralan boşluklardan yararlanmak suretiyle, vergiden kaçınmaya zorlamayıp, fiili durumu hukuki duruma getirmek gerekiyor.

Şu anda Meclis'te, "Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılması" ile ilgili yasa tasarısı var. Bu tasarıda yeralan değişikliklere bir madde daha eklenir ve Gelir Vergisi Yasası'nın "İrat Sayılmayan Haller" başlıklı 76. maddesine "Kârın sermayeye eklenmesinin kâr dağıtımı sayılmayacağı" şeklinde bir ekleme yapılır, olur biter.

Maliye Bakanımız Sayın Sümer Oral'ın da, sık sık belirttiği gibi, vergi yasaları ekonominin önünü tıkamamalı.Şirketlerin mali yapısının güçlenmesini, vergilemek suretiyle önlemek değil, aksine teşvik etmek gerekir. Kâr sermayeye eklenince yani şirket bünyesinde muhafaza edilince, şirketin mali yapısı güçlü olacak, daha fazla kazanç doğacak bundan da daha çok vergi alınacaktır. Olay bu kadar basit...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır